|
Bağdat cehenneminde ilan-ı aşk
|
|
Benigni komediyi en trajik olanda aramayı, korku ve dehşetin egemen olduğu bir çevreden mizahı bulup çıkarmayı deniyor.
Benigni dönüyor. "Hayat Güzeldir" filminin kazandığı muazzam başarıyla başı dönen ve sonra kimselerin görmediği ve görmek de istemediği bir "Pinokyo"yla sahne ışıklarından uzaklaşan İtalyan sinemasının büyük palyaçosu, çağımızın Chaplin'i olmak heveslerinden vazgeçti mi? Vallahi, "Kar ve Kaplan"a bakılırsa hiç de öyle gözükmüyor. Çünkü Benigni de tıpkı Chaplin gibi komediyi en trajik olanda aramayı, korku ve dehşetin egemen olduğu bir çevreden mizahı bulup çıkarmayı deniyor. Chaplin'in "Büyük Diktatör"de nazizme bakışıyla "Hayat Güzeldir"in bakışı çok farklı mıydı Ayni şey, büyük Şarlo'nun "Şarlo Askerde"siyle "Kar ve Kaplan" kıyaslamasını yapanlarca sorulacaktır. Sonuç hep Benigni'nin aleyhine mi olacak? Onu hep imkansız bir rekabetin içine girdiği ve boyundan büyük işlere kalkıştığı için suçlayacak mıyız? Aslında "Kar ve Kaplan" da böyle bir suçlama için yeterince malzeme de yok değil. Çok çarpıcı, esprili ve şiirsel bir kadın-erkek ilişkisiyle açılan filmde, daha sonra kahramanlarımız Bağdat'ta kanlı bir savaşın tam göbeğinde buluşunca, işler karışıyor. Tarihin gördüğü bu en korkunç gerilla savaşı, Benigni'nin elinde yine bir aşk öyküsüne, bir duygusal ilişkiler entrikasına malzeme olarak kullanılıyor. Savaşın dehşeti komedinin salçasıyla yumuşatılıyor, kesin bir hiçlik ve ölüm duygusu, palyaçoluğa feda ediliyor. Ama acaba gerçekten öyle mi?
ŞİİR VE İYİMSERLİK Bence bu film de ilk tepkiler aşıldıktan sonra gerçek yerini ve değerini bulacak. Tıpkı "Hayat Güzeldir" de olduğu gibi...Çünkü Benigni, yine küçük dünyasını örerken öylesine temel insanca duygulara, öylesine kaçınılmaz bir insanlık durumuna yaslanıyor ki...O klasik bir savaş- karşıtı sinemacı, bir belgeci, bir tarih araştırmacısı değil. Hatta klasik anlamda bir hikaye anlatıcısı bile değil. En korkunç ve kanlı olaylar bile onun kendine özgü küçük, ama zengin dünyası için bir mikrokozma. Ordan yola çıkıp bir film boyunca şiir ve iyimserlik yayıyor o... Savaşın içindeki insanlığı arıyor, aşkın ölümsüzlüğünü ve gücünü haykırıyor. Ve o hayattaki gerçek eşi, sevgilisi, değişmez partöneri Nicoletta Braschi'ye yeni bir ilan-ı aşkta bulunuyor. Ama bu ilan-ı aşk sanki ayni zamanda sinema sanatının yüceliğine ve biz sadık, vefalı Benigni seyircilerine yapılmış. Reddetmek kolay mı, hatta mümkün mü? Hele bu filmdeki kimi sahnelerin, örneğin Vittoria'nın yağan karın altında bir kaplanla burun buruna gelmesi gibi sahnelerin şimdiden unutulmazlaştığını düşünürsek?
KAR VE KAPLAN * * * (La Tigre e la Neve) Yönetmen: Roberto Benigni Senaryo: R.Benigni, Vincenzo Cerami Görüntü: Fabio Gianchetti Müzik: Nicola Pavoni Oyuncular: Roberto Benigni, Jean Reno, Nicoletta Braschi, Giuseppe Battiston, Emilia Fox İtalyan filmi.
|