kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
2 Mayıs 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
NEW YORK STEAK - Saloon'un kırmızı etleri de bol seçenekli.

Mutfakta İtalyan mı var?

DENİZ ERBİL
24.04.2009
Pizza ve makarna cenneti olan Suadiye'deki Saloon hem bar hem de restoran hizmeti veriyor. Mönüde yemek adlarının çoğu İtalyanca ama Türkçe altyazı var..
Kriz dönemleri önce kentin en gözde semtlerini, caddelerini vuruyor. Nişantaşı, Bağdat Caddesi gibi önemli alışveriş bölgelerinde bazı vitrinlerde önce "Tahliye nedeniyle maliyetine satışlar!" türü yazılar okuyorsunuz, ardından bir gün bakıyorsunuz, yıllarca aynı yerde görmeye alıştığınız bir mağaza, bir kafe tarihe karışmış, vitrininde 'satılık' ya da 'kiralık' levhasıyla boş bir dükkâna dönüşmüş. Yine de bu gözde semtlerde dükkânların uzun süre boş kaldığı söylenemez. Hatta tersine, böyle bir dönemde bile işi yürütemeyip kapısına kilit asan firmaların boşalttığı yerler kısa süre içinde doluyor. Ticaret sahnesini terk edenlerin çoğu kötü yönetim, yanlış konsept veya krize dayanabilecek işletme sermayesine sahip olmayış gibi nedenlere kurban gidiyor. Ancak aynı mekânların farklı işletmecilerin elinde yeni bir enerji, yeni heyecan ve umutlarla kısa süre sonra tekrar kapılarını açmaları bana göre ülkemizdeki girişimciliğin dinamizmini gösteriyor. Bağdat Caddesi'ndeki bu doğal seleksiyondan hiç etkilenmemiş gibi görünen birçok dükkân ve yeme içme mekânı da var. Buralarda yer bulmak dün olduğu gibi bugün de kolay değil. Bu mekânlar, sadece akşam saatlerinde iş yapmakla kalmıyor. Sabah kahvaltıya gelenlerle açılan kapılar ancak gece yarısından sonra, son bar müşterilerinin ayrılmasıyla birkaç saatliğine kapanıyor. Bir süredir bulunduğum çevrelerde Suadiye'de Saloon adında böyle bir restoranın adı sıkça geçiyordu. Kimi barına gittiğini ve gece belli bir saatten sonra çok kalabalıklaştığını anlatıyor, kimi yemekleriyle ilgili olumlu şeyler söylüyordu. Geçenlerde hafta içi bir akşam dört kişi, önceden rezervasyon yaptırmadan, Tan Sokak'taki Remzi Kitabevi'nin hemen yanında yer alan Saloon'un yolunu tuttuk. İçeri girdiğimizde barın bulunduğu giriş katında bütün masalar dolmuştu; bizi alt kata aldılar. Burada bir duvarı camla kaplamışlar, arkasında aydınlatılmış yemyeşil bir bahçe oluşturmuşlardı. Ustaca bir dekorasyonla bodrum katın klostrofobik ortamı yok edilmişti. Salonun arka tarafında ise odunla ısıtılan bir pizza fırını görülüyordu.

KLASİK BİR BAŞLANGIÇ
Sofraya önce kendi fırınlarında yaptıkları birbirinden lezzetli sımsıcak ekmekler ve içine balzamik sirke damlatılmış sızma zeytinyağı getirildi. Aç karnına bu lezzetli ekmeklere hücum edip doymamak için kendimizi zor tuttuk. Aslında vahşi Batı filmlerindeki barların adı verilmiş olmasına rağmen Saloon bir İtalyan restoranı. Yemek listesindeki yemeklerin çoğunun adları İtalyanca, Türkçe alt yazı olarak içerdikleri malzemeler sıralanmış. Yemek listesi klasik biçimde, İtalyan usulü sebze çorbası 'minestrone' ile başlıyor. Başlangıçlar bölümünde mozzarella peyniri, domates, zeytinyağı ve fesleğen soslu 'caprese'; dana carpaccio; 'özel Saloon tabağı' olarak adlandırılan ızgara sebzeler; 'Anti pasto alla Italiana' başlığı altında karışık jambon ve salam çeşitleri gibi hafif yiyecekler yer alıyor. Listede tam 12 çeşit salata saydım. Bu da başlangıçlar bölümündeki genel eğilimin devamı niteliğindeydi. Pizza sevenler, burada aradıkları hemen tüm pizza çeşitlerini bulabilecekleri gibi, 'light pizza' ya da 'somonlu pizza' gibi her yerde olmayan çeşitleri tatma olanağını da bulabiliyorlar. Ancak Saloon'daki bütün yemekler, formunu korumak isteyenler düşünülerek oluşturulmamış. Kilo alma kaygısı gütmeyenleri mutlu edecek çeşitler de bol. Örneğin burası gerçek bir makarna cenneti. Listede tam 16 çeşit hamur işi ve risotto yer alıyor; bir bölümü taze ev yapımı ravioli, pacceri, tortellini, fettucine, tagliatelle, rigatoni, penne gibi makarna çeşitlerinden hangisinin ne görünümde olduğunu söyleyebilmek kolay değil. Ya Kim Milyoner Olmak İster? yarışma programına katılacaksanız, buradan soru çıkar diye oturup, hangisinin neye benzediğini ezberlersiniz ya da İtalyansınızdır, bunlarla büyüdüğünüz için zaten neyin ne olduğunu bilirsiniz. Gelelim ana yemek listesine; mönüde kırmızı etler kadar piliç yemeklerine de yer verilmiş. Curry soslusu, ricotta peynirlisi, St. Germaine soslusu, Meksika usulü gibi değişik seçenekleri var piliç spesiyalitelerinin. Kırmızı etler mönünün en etkileyici bölümünü oluşturuyor. Ançuez soslu bonfile, taze baharatlı kol külbastı, gorgonzola soslu steak, bildiğimiz yoğurtlu kebabı anımsatan 'Saloon Kebap', bordolaise soslu 350 gramlık antrkot, beef strogonof ve robespierre et seçeneklerinden bazıları. Deniz ürünleri olarak da somon, levrek ve karides ızgara çeşitleri sunuluyor. Zengin yemek çeşitlerin yanında şarap listesi oldukça zayıf kalıyor. Restoranda sadece Kavaklıdere'nin ürünlerine yer verilmiş. Grubumuzda içki tercihleri farklı olunca, biz de kadehle şarap ve bira ısmarladık. Oldukça düzgün şaraplar, kadehi 10 TL'den servis ediliyordu. Paylaşarak domates ve mozzarelalı caprese, bresaola ve porçini mantarlı tagliatelle, jumbo karidesli bir makarna türü paccheri gamberi, somonlu bir başka hamur işi, robespierre gibi yemekleri tattık. Sunumları gözü okşayan, miktarları doyurucu, yemekler lezzetliydi. Sadece belki de malzemenin pahalılığı nedeniyle içine sadece iki adet küçük boy jumbo karides konmuş, krema soslu paccheri, lezzet açısından biraz zayıf kalıyordu. Yemeğin üzerine sofraya servis edilen panna cotta, susamlı lale şeklinde hamurdan bir kap içinde sunulan meyve salatası ve kestaneli parfe, keyifle yenen akşam yemeğimizi noktaladı. Dört kişi 235 TL ödedik. Saloon, Anadolu yakasının iyi restoranlarından; buraya herhalde tekrar giderim.

Beğendiklerim:
İki kata yayılmış, masa araları ferah, rahat bir mekân. İtalyan mutfağını başarıyla uyguluyor. Yemekler lezzetli, servis elemanları da güler yüzlü. Fiyatları insanı buraya geldiğine pişman etmiyor.

Beğenmediklerim:
Restoranın şarap mönüsü zayıf kalıyor. Yemek yediğimiz alt katta müziğin volümü kulüp ortamına geçildiği ana kadar bile rahatsız edecek derecede yüksekti.

Saloon Bar & Restaurant
Bağdat Caddesi 448, Suadiye-İstanbul Tel: (0216) 416 50 50

Mutfak
* * * *
Servis * * * *
Ambians * * * *
Haberin fotoğrafları