kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
14 Nisan 2009, Salı
Sabah
 
Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Gündem Siyaset Ekonomi Yaşam Dünya Teknoloji Turizm Otomobil
 
24 Saat
24 Saat

Kanun delen protestolar

Perihan KORKMAZ
Giriş Saati : 14.04.2009 09:54
Güncelleme : 14.04.2009 21:59
Yeni Haber
LONDRA- Önceki gün bindiğim taksinin yaşlı şoförü, yol boyunca bu ay Londra'nın merkezinde artan protesto gösterilerinden yakındı. Sri Lanka'daki iç savaşı protesto gösterisinin işini aksatmasından şikayet ederken, 'Gitsin kendi ülkelerinde protesto etsinler. Bizimle ne alakası var?' deyip durdu. Kulaklarının ağır işittiğini farkedince ve yol da kısa mesafe olunca, 'Büyük kurtarıcı Obama'nın şehri ziyareti umut vermiş olabilir. Belki de dinmek bilmeyen yağmurlu havasını uygun buldular!' deyip, sözü fazla uzatmadım. Akşam saatlerinde meraktan geçerken uğradığım tamil göstericilere yaşlı taksicinin yakınmalarını aktarınca, o ana kadar küçük ebatlarda kahverengi sevimli insanlar zannettiğim tamiller neredeyse tutup beni nehre atacak gibi dellenerek, bir çırpıda 1948'den günümüze Seylon-Sri Lanka tarihini anlatıverdi. Tamil Kaplanları lakabı boşuna takılmamış onlara. Protestoculara göre eski kolonisi oldukları ülkenin açık kalan hesabı kapatmasını istemek için hükümet binasının karşısından daha uygun bir yer olamazdı.

Dünyada ne kadar ayrılıkçı, aykırı, ezilen, bastırılan, başkaldıran, sorunlu etnik varsa hemen hepsinden birkaç numune de olsa Londra'da vardır. Terörle mücadele kanununun yasakladığı uluslararası örgütlerin sempatizanları düzenli olarak protesto yürüyüşleri ve gösteriler düzenler. Sempatizanlara sempati duyanlarla idealistinden oy peşindeki politikacısına kadar binlerce katılım olur. Asıl memleketinde yaşanan olayların acısını hissedenler çarşıya pazara, pikniğe gider gibi düzenli olarak protestoya gider. Bu protesto eylemlerinin çoğu yasalara aykırı unsurları içerir fakat şiddet içermediği sürece 'çok kültürlü sosyalist cennet' diye de tabir edilen kosmopolit ortamın tadını kaçırıcı bir müdahalede bulunulmaz. Bu hafta boyunca devam eden tamillerin gösterisi de bunun en son örneğiydi.

Geçen hafta küreselleşme karşıtı dört bin protestocunun iki gün finans merkezini işgal etmesi gibi bu hafta da sayıları üç bin üzerine çıkan tamiller beş gün boyunca şehir merkezini kuşattı. Kadınlar, bebek arabasında uyuyan çocuklarıyla, okul öğrencileri ellerine tutuşturulan pankartlarla gelmişti. Önce Thames nehri üzerindeki Westminster köprüsünü zaptettiler. İki kişi nehre atladıktan sonra parlamento meydanındaki akasya ağaçları altında toplanmaya yönlendirildiler. Kanuna aykırı başlayan gösteri, 24 saati geçince konaklamalı hale dönüştü. Göstericilerden ikisinin açlık eylemine başlamasıyla ciddi bir hal aldı. İlk başta ellerinde bayraklar ve davullarla gürültü yapsalarda küçük cüsseleri ve uysal tavırlarıyla korkulacak gibi görünmediler. Ancak eylemin ikinci gününden sonra atmosfer değişti. Göstericilerin kendilerini yakma ihtimaline karşı başlarında yangın söndürücüyle bekleyen polise, 24 saat ambülans eşlik etmeye başladı.

İngiltere'den bakınca dünyanın öbür ucunda görünen Sri Lanka'daki iç savaşın Londra yollarını kapattırıp, polisine fazla mesai yaptırması taksicinin sandığı gibi 'ne alaka' denilecek kadar da şaşılacak bir durum değil aslında. Dünyanın birçok azınlığı, ingiltere hükümetinden medet umar, protestocularının faaliyetleri açık havayla da sınırlı değildir. Konferanslar ve etkinliklerle parlamentoya da taşınır. Sağcı solcu ayırt etmeden milletvekilleriyle iletişim halinde olunarak aktif politikanın içine girilir. Ayrıca dini ve kültürel günlerinde belediye başkanı, belediye sarayında resepsiyon verir. Kültürel ve milli bayramlarını şehrin meydanında kutlayabilirler; geçen hafta ilk defa Nevruz'un da kutlandığı Trafalgar Meydanı'nda İrlandalı katoliklerin St Patrik Günü, Hintlilerin Divalisi, sihlerin Vaisakhi festivali, yahudilerin Hanukkahi, Asya kıtasının Mela festivali, Afrika günü, Rusya günü, ramazan bayramının kutlandığı gibi.

Tüm bu eylem ve etkinlikler devam ederken, İngiltere kanununda yasaklı terör örgütleri listesindeki tamil kaplanlarının destekçilerinin bir haftadır parlamento meydanından çıkarılmamasında olduğu gibi kağıt üzerinde bırakılan yasakların delinmesinin bir gerekçesi vardır. Onun da toplumun her kesiminin her türlü ihtiyacına kulak vermeyi gerektiren demokratik sistem olduğu söylenir. Kulakları ağır işiten yaşlı taksici gibi buna inanmayanlarda çıkabilir tabii ki...