kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
12 Kasım 2008, Çarşamba
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Günaydın  
ŞİRİN SEVER

Oğuz kendi filmine bayılmış!

Tıpkı 'Babam ve Oğlum' da olduğu gibi... İlk birkaç gün ya da bir hafta hiç de dikkate alınmayacak izlenme oranları, gişe rakamları... Ardından fısıltı gazetesiyle büyük patlama! Çağan Irmak geleneği oldu galiba; filmlerinin izlenme seyri Arap atı gibi... Sonradan açılıyor. Yeni filmi 'Issız Adam'da da aynı şey oldu: İlk üç günde 56 bin kişi izlemiş filmi. Bugüne kadar izlediğim en sıkıcı, en boğucu Bond filmi 'Quantum of Solace'ın bile üç günlük izlenme rakamı 84 bin. Ama nereye gitsem, kiminle konuşsam, kim birbirine film tavsiye etse 'Issız Adam' gündemde. O yüzden adım gibi biliyorum, çok iyi iş yapacak bu film. Filmin yapımcısı Mustafa Oğuz'la konuştum dün, çok keyifliydi. 'Babam ve Oğlum'u, ardından 'Ulak'ı çok beğendiğini, birkaç sohbetten sonra da Çağan Irmak'la çalışmak istediğini anlattı. Merak ettim Irmak'la işbirliğini, şunları ekledi: "Sıkı bir aşk filmi çekmek istiyordum açıkçası... Haziran ayı gibi de henüz yazmadığı bu projeyi anlattı Çağan, 'hemen çek' dedim ona." Yapımcı dediğin iyi koku alır derler ama dayanamayıp sordum yine de: "Senaryoyu görmeden nasıl yani?" "Onun heyecanı beni inandırdı zaten! Nasıl çekeceğini çok iyi biliyordum" dedi. Filmi ilk izlediğinde acayip beğenmiş Mustafa Oğuz; hatta bayılmış. Ama 'ben Fransız ekolünden geliyorum, romantik biriyim, acaba yanılıyor muyum?' diye de geçirmiş içinden. Beklemiş merakla; yazılanları, yapılan yorumları görünce de "Doğru yapmışım" demiş. Oğuz'un inancı şu; Kimse beğenmediği filmi oturup zorla yazmaz, yazamaz! Doğru söze ne denir?