kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 14 Ağustos 2008, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
NAZLI ILICAK

AK Parti'den neden korkuyorlar?

Ergenekon tutuklusu, emekli binbaşı Fikret Emek'in Eskişehir'deki annesinin evinde, cephaneyle birlikte bulunan evrak, "AKP hakkında durum tespiti" başlığını taşıyor. Sözde AK Parti'nin hedefi, TSK'nın etkinliğinin ve güvenirliliğinin azaltılmasıymış. AK Parti'nin programında, "Silâhlı Kuvvetler ile siyasi iktidar arasındaki görüş alışverişini sağlayan Milli Güvenlik Kurulu, AB standartlarına göre yeniden yapılandırılacak" gibi cümlelerin yer alması, bu iddianın delili sayılıyor.
Gene belgeye göre, AK Parti'nin bir başka hedefi, "Ümmetçi bir toplum anlayışına geçişi sağlamak." Hükûmet programındaki birkaç tespit, böyle bir sonuca ulaşılmasına yol açmış: "Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin, insan hakları alanında getirdiği standartlar uygulanacaktır. Laiklik, her türlü din ve inanç mensubunun ibadetlerini rahatça icra etmelerini, ancak inançsız insanların da hayatlarını bu doğrultuda tanzim etmelerini sağlayan bir ilkedir."
AK Parti'nin amaçlarından birinin de "Zayıflatılmış devlet yapısına geçiş" olduğu belirtiliyor aynı belgede. Çünkü, parti programında, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi öngörülüyormuş. "Atatürkçü düşünce yapısının zayıflatılması" da AK Parti'nin bir diğer hedefiymiş. Bu sonuca ulaştıracak "kolaylaştırıcı fırsatlar" şu şekilde sıralanıyor: "AB kriterlerinden istifade edilecek. Meslek liseleri ile genel liseler arasındaki farklı katsayı uygulamasına son verilecek. Üniversiteler kendi yönetmeliklerini yazacağı için, yönetim kurulu izin verirse, türbanlı öğrenci üniversiteye girebilecek."
Gene bu amaca yönelik bir uygulama örneği var ki, şaşıp kalırsınız: Haber, 26 Mayıs 2003'te Hürriyet'te çıkmış. Devlet Halk Dansları Topluluğu gösterisinde, AKP'li bakanlar ve milletvekilleri, bir erkek, bir kadın oturma yerine, iki erkek, iki kadın oturmuşlar. Bu düzenlemeyle, kadının yanında kocası, diğer yanında da başka bir kadın yer almış. Böylece kadınlar kocaları dışında başka bir erkekle temas etmiyormuş.
Sadece muhafazakâr bir hayat tarzını yansıtan bu uygulama, nasıl oluyor da, "dinsel ağırlıklı toplumsal anlayışın hâkim kılınması ve Atatürkçü düşünce sisteminin zayıflatılması" gibi yorumlanıyor? Gene nasıl oluyor da, demokrasi standardının yükselmesi veya AB kriterlerinin benimsenmesi, gelecek tehlikenin işaret fişeği sayılıyor?