kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 15 Haziran 2008, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC

Nikos amcanın öyküsü

"Adım Nikos Demirci, doğma büyüme Samosluyum. 1941'de İtalyanlar Sabos'u işgal edince hayat çekilmez oldu. Ormandaki ağaçları, bütün Ege'de ve Oniki Adalar'da bulunan askerlerini ısıtmak için kesiyorlardı. Ürettiğimiz her şeye el koydular. Yemek için kırdaki yabani otları toplamaya gidenler, kar yüzünden onları da bulamıyordu. O sene açlıktan 3 bin 500 Samoslu öldü. Ailelerimiz İkinci Dünya Savaşı'na katılmayan, tarafsız bir ülke olan karşıya kaçmaya başladı. Oradan Ortadoğu'ya gidip, müttefiklerin yanında savaşarak vatanı kurtarmak istiyorlardı. Bir şeyler yapmak lazımdı, o zaman Yunanistan Komünist Partisi, direnişin başlaması için tüm örgütünü ve üyelerini bu amaca yöneltti. Bütün Yunanistan'da olduğu gibi Samos'ta da EAM (Milli Kurtuluş Cephesi) teşkilatı ve askeri kolu ELAS (Yunan Kurtuluş Ordusu) kuruldu. Babam 1928'den beri komünistti, bundan dolayı onların hedefi olmuştu. Ortadoğu'ya gitmeye karar verildi. 43 yaşındaki babam tüm aileyi değil de dört çocuğundan ikisini almayı düşündü. 10 yaşında olan ben ve ablam Eftihia'yı Ortadoğu'ya birlikte götüreceğini söyledi. Göç, gece dokuzda başladı. Sandalda 24 kişiydik. Bizi iyi karşıladılar, incir, kuru üzüm ikram ettiler. Ovanın ortasında çift süren iki çiftçi gördük. Babam onlara Türkçe 'Merhaba,' dediğinde, onlar da babama Rumca 'Hoşgeldiniz Samoslular,' diye cevap verdi. Kuşadası'nda olduğumuz zaman uydurma bir sandalla yeni göçmenler geldi, hatta yolda meltem yüzünden boğulmalarına az kalmıştı. Üç gün devam eden bu seyahatte babamız bize Türkiye hakkında çok hikâyeler anlattı."