kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 7 Haziran 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC

Deniz manzarası olmasa da olur

DENİZ ERBİL
12.04.2008
Feneryolu'nda Da Umberto'nun yerine açılan Palaimon balık restoranının deniz manzarası yok ama yemekler harika... Mitolojide 'deniz tanrısı' anlamına gelen Palaimon'da lakerda, ahtapot salatası gibi mezelerden yer kalırsa balık yemeyi de ihmal etmeyin..
İLİŞKİLİ HABERLER
Deniz manzarası olmasa da olur
İstanbul'da deniz görmeyen bir yerde balık lokantası ayakta kalabilir mi? Böyle bir soruya bundan 10 yıl öncesine kadar, Kalamaz," diye yanıt verirdim. Çünkü Boğaz kıyıları, İstanbul'un ihtiyacını karşılayacak sayıda balık lokantası ile doluydu ve denize karşı balık yemenin keyfini tatmış biri, manzarasız bir ortamı ne diye tercih etsindi ki? Ancak özellikle şehrin Anadolu yakasında bu tabu yıkıldı. Bostancı, İdealtepe, Kalamış Dalyan'da denize uzak, manzarası pek olmayan balık restoranları açıldı ve tuttu. Birkaç aydır Feneryolu'nda da yeni bir balık lokantası var. Yıllarca Da Umberto adıyla İtalyan restoranı olarak hizmet vermiş, yemek meraklısı Kadıköylüler'in bildiği bir mekân, şimdi Palaimon adıyla yeni işletmecilerinin elinde balık restoranına dönüşmüş. Palaimon sözcüğünün çoğunuz için hiçbir anlam taşımadığını tahmin ediyorum. Ben de bu isimle ilk kez geçen hafta gittiğim bu lokantada karşılaştım, merak ettiğim için de küçük bir araştırma yaptım. Yunan mitolojisinde sonradan olma genç bir deniz tanrısıymış Palaimon. Aslında ölümlüler katında yaşayan küçük bir çocukken, annesi ve babası, şarap tanrısı Dionysos'u mitolojinin ana kraliçesi Hera'nın kıskançlığından korumak için yanlarına alıp bakmışlar. Bunu öğrenen Hera'nın intikamı ise acı olmuş. Palaimon'un babasını ve kardeşini öldürmüş, annesi ise oğlunu kaptığı gibi bir yamaçtan denize atlamış. O anda mitolojide en büyük tanrı olan Zeus, anneyle oğlunu deniz tanrıça ve tanrısı yapmış. Bu kadar lafın üzerine, lokantaya sözü getirmenin vakti geldi, hatta geçti bile. Daha önce birçok kez İtalyan yemekleri yediğim bu mekân, kapıdan girer girmez bana tanıdık göründü. Yeni konseptte dekorda ufak tefek görsel değişiklikler yapılmış, ancak aydınlık ve ferah restoran atmosferi korunmuş. Burası iki katlı, yazın ön tarafındaki terasın da kullanıldığı küçük ve sevimli bir mekân. Mezeleri toplu halde tepside görmenin avantajı var. Manzarasına bakarak, taze olup olmadıklarına, hatta lezzetlerine ilişkin bazı ipuçları bulmak mümkün. Hepsi taptaze görünümlüydü. Öte yandan lakerda, soğuk mezelerin mihenk taşlarından biridir bana göre. İyi bir lakerda, öteki mezelerin kalitesi hakkında da bir fikir verebilir. Burada önümüze az tuzlu, rengi ve lezzeti iyi bir lakerda geldi. Ahtapot salatası yumuşacık, deniz mahsulleri ile yapılmış pazı sarma ve marine edilmiş levrek de gayet lezzetliydi. Son zamanlarda İstanbul'un birçok balık lokantasında mezelerde soya sosu kullanılıyor. Suşi modasıyla bizde yaygınlaşan bu sosun, bizim spesiyalitelerimizde kullanılmasını hoş karşılamıyorum. Kendi doğal soslarımız, söz gelimi meyve ekşilerimiz ya da sadece mis gibi limonumuz, bence mezelerimize soya sosundan ya da balzamik sirkeden daha çok yakışıyor. Burada bazı mezelerde soya sosu kullanıldığını görünce yadırgadım. Ara sıcaklardan da tava kalamarı, bu kategorinin önemli göstergesi sayarım. İstanbul'da pek az yer Ege'deki tava kalamarların kalitesindedir; genellikle oradaki yumuşaklık sağlanamaz. Burada ise kalamar tava pamuk gibi yumuşacıktı. Kalamar dolmayı, ızgara balık köftesini, karidesin değişik versiyonlarını, levreğin külbastısı, beğendilisi ve sarmasını tatmayı bir sonraki gelişime bıraktım. Zira amacım, mezelerle karnımı fazla doyurmadan, şu sıralar denizlerin sultanı olan kalkan balığı yemekti. Bu yıl bir kez tatma fırsatını bulduğum kalkan tava burada çok iyi pişirilmişti ve hayal ettiğim gibi nefisti. Ortaya getirilen ince kıyım karışık yeşil salata da mis gibi zeytinyağıyla kalkanın mükemmel eşlikçisi oldu.

FİYATLAR UYGUN
Palaimon'da belli başlı yerli şarap çeşitleri var. Beni en çok etkileyen, fiyatlarının çok makûl düzeyde tutulmuş oluşu... Nitekim hesap istediğimde, meze ve balıkların fiyatlarının da makûl olduğunu gördüm. Kadıköy yakasını İstanbul'un Nişantaşı, Etiler gibi semtlerinden ayıran en önemli özellik, burada yaşayanların kaliteye ve kaliteli yemeklerin fiyatlarının uygunluğuna büyük önem vermeleridir. Pahalı trendy mekânlar, bu semtte pek uzun ömürlü olmaz. Feneryolu'ndaki oldukça eski bir restoran mekânında yeni hizmete giren Palaimon balık lokantası, şimdiden uzun ömürlü olmanın belli başlı koşullarına sahip. Ortamı şık ve düzgün, yemek ve mezeleri lezzetli.
Haberin fotoğrafları