kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 23 Mayıs 2008, Cuma
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
ŞEREF OĞUZ
ÖNERİ-YORUM

Çok affedersiniz!

Affetmek ve unutmak, " iyi insanların intikamıdır " der Schiller.
İyi de söz konusu olan " kurnazları affetmek " ise işin rengi değişir ve bu af, " iyi insanlara zulmetmeye " dönüşür diye uyarır Sadi . Kriz sonrasında bazı hastalıklarımızdan kurtulma gayretimiz bizi, 6 yıldan bu yana sürdürülebilir olan " büyüme "ye taşıdı.
Terk ettiğimiz hastalıkların başında, " kendi bankasını hortumlamak ", " ortağını dolandırmak ", " müşterisini kazıklamak " ve " devleti soymak " ve " ikide bir af çıkarmak " geliyordu.
Bu sayede aftan yararlanan ile yararlanmayan arasında oluşan " enayilik " duygusu yaşanmadı, devletin ilgili kurumlarına itibar arttı. Eski hükümetlerden farklı olarak bu defa " gereksiz aflar " yapılmadı ve bu da tepe yönetimin kredibilitesini artırdı.
Fakat bu durum, sosyal güvenlik prim affı ile değişiyor. IMF'nin " üzücü bir geri adım " dediği bu af, Lorenzo Giorgianni' ye göre, Mali Çerçeve Programı'ndaki taahhütlere de aykırı. Ancak Devlet Bakanı
Mehmet Şimşek, ilke gereği afları doğru bulmadığını vurgulamakla birlikte; " kamu alacakları konusunda alınması zorunlu bazı önlemler " ifadesini kullanıyor.
Primini zamanında ödeyenin enayileştirildiği bu karar, bana göre bal gibi aftır ve faydasından çok zarar getirecektir.
Nitekim ATO Başkanı Sinan Aygün örneğindeki gibi bu affı dahi az bulup " hiç ödemesek nasıl olur ?" diye ortalığa çıkışlardan, " kamunun kurumsal yapısına duyulan güvenin " dakikasında sarsıldığını görmek mümkün.
Diyelim ki Bakan Şimşek haklı ve kamunun biriken alacaklarının tahsili için böyle bir " düzenleme " gerekiyordu.
Fakat bunun kamuoyundaki algısı düpedüz bir " af "tır ve artık bunun tevili için söylenecek her şey " laf "tır.
Zira primlerini zamanında ödeyen, " TBMM'den tescilli enayi " mertebesindedir. Bunun yarattığı yıkım, tahsil edilemeyen kamu alacağından daha azdır?
Sanmıyorum. 1991'de Demirel'in getirdiği " prim affı ", sosyal güvenlik sisteminin " yıkılış kararı " değil miydi?
Bu affın bir kez daha düşünülmesini öneriyorum. Bu affa muhtaç prim borçluları vardır fakat ödeyeni enayi, ödemeyeni de kurnaz yapacak bir karar bu.
" Kurnazı sık sık affetmek, onu ahlaksız yapar " diyor Publius Cyrus.
Çok affedersiniz ama ben bu affı, dürüstlere zulüm olarak nitelendiriyorum.