kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 25 Mart 2008, Salı
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
ERDAL ŞAFAK

Bilmece gibi bir ziyaret

PKK'ya yakın bir haber ajansı önceki gün internet sitesinde avukatların Öcalan'la yaptıkları son görüşmenin notlarını yayınladı.
Şaştık kaldık. Sadece biz değil, söz konusu ajansa dayanarak notlardan alıntı yapan bazı Kürt siteleri de şaşkınlıklarını gizleyemediler ve haberin sonuna not olarak düştüler.
Çünkü İmralı'ya ziyaret trafiğini çok yakından izlemeye çalıştığımız için avukatların geçen hafta Öcalan'la görüşemediklerini biliyorduk. Her Çarşamba olduğu gibi 19 Mart'ta da 4 avukat Gemlik Jandarma Komutanlığı'na başvurmuşlar, "Hava muhalefeti" yüzünden İmralı'ya gidemeyecekleri cevabını almışlardı.
Yayınlanan avukat notlarında ise görüşmenin 21 Mart Cuma günü gerçekleştiği belirtiliyordu. Oysa ne haber ajanlarının o tarihli bültenlerinde, ne de İmralı ziyaretlerini "Avukatlar gidiyorlar", "Kostere bindiler", "Gittiler", "Bir saatlik buluşmanın ardından İmralı'dan döndüler" türü spotlarla neredeyse anı anına izleyen Kürt sitelerinde, o gün Öcalan'la görüşüldüğüne ilişkin bilgi vardı.
Daha da ilginci, Ergenekon Operasyonu'nda şok gözaltıların yaşanmasından sadece birkaç saat sonra yapılan bu görüşmede, yayınlanan notlara göre, Öcalan'ın tüm sıcak gelişmelerden haberdar olduğunun anlaşılmasıydı! Bakın gözaltıları nasıl yorumluyordu: "Cheney, Türkiye'ye gelirken Doğu Perinçek, İlhan Selçuk, Kemal Alemdaroğlu gözaltına alınmışlar. Zamanlaması ilginçtir. İşte Ergenekon son 30 yıllık savaşın geliştirdiği ve deşifre ettiği, kendi içinde tasfiye ettiği kesimdir. 60 yaşına gelmişler, saçları, sakalları beyazlamış, düştükleri hale bakın, polis gözetimindeler. 60 yıllık solcu bu hale nasıl geldi, hâlâ anlayamıyorlar."

Ne sihirli radyoymuş!
Bu satırları okuyunca, ister istemez Kürt aydını, yazar Ümit Fırat'ın geçen yıl ortaya attığı iddiayı anımsadık: "Bir gün İmralı'nın gardiyanları anılarını yazarlarsa çok şaşırtıcı bilgilerin çıkacağını göreceğiz. 5 Eylül (2007) avukat görüşmesi notlarına baktım; Öcalan sadece TRT FM dinlediğini söylüyor ama Yeni Şafak'taki bir yazıdan bahsediyor, Mümtazer Türköne'yi de izliyor. Sanki sihirli bir radyosu var, dünyada olup biten her şeyden çok detaylı haberi var. Farklı bilgi kaynakları var. Önemli kaynaklar ise Öcalan'ın telefon görüşmeleri yaptığını söylüyor. "
Irak Kürdistan Demokrat Partisi sözcüsü Fadıl Mirani'nin 16 Eylül 2005'te Lübnan gazetesi "El-Mustakbel"e yaptığı açıklamayı da hatırladık: "Abdullah Öcalan, İmralı'dan cep telefonuyla talimat yağdırıyor. İstediğini yaptırıyor."
Elbette iki yıl önce bir astsubayın iki cep telefonu ile bir şarj aletini İmralı'ya sokarken yakalanmasını da unutmadık.
Tamam; bu iddiaları yalanlayan yetkililere inanıyoruz (Örneğin 2006 Haziran'ında dönemin Başbakan Yardımcısı, günümüzün Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Öcalan'ın İmralı'dan cep telefonuyla görüşme yaptığı haberleri için "Palavra" demişti) ama soru-cevap şeklinde gelişen diğer görüşme notlarından farklı olarak bu kez metnin bir "Demeç" gibi yayınlanması, doğrusu içimize bir kurt düşürdü.
Neyse... Yine de masum olasılıklara inanalım: Öcalan 19 Mart'taki görüşmede avukatlara iki haftalık malzeme vermiş olabilir. Avukatlar eski notlardan harmanlanmış ve gözaltılar gibi güncel gelişmelerle zenginleştirilmiş yeni bir not hazırlamış olabilirler. Ya da gerçekten İmralı'yı kimseye görünmeden ziyaret etmiş olabilirler!
Notlarda başka neler mi var? Buyurun: Öcalan 19 Mart'taki görüşmede DTP'lilere "Demokratik Siyaset Akademisi" kurmaları talimatını göndermişti. Bu kez ise Şanlıurfa'da "İlahiyat Akademisi" kurmalarını emretti.
Ah bir de, "GAP'ın suyu neden sadece Harran'a gidiyor" diye sordu ve yanıtı da kendi verdi: "Çünkü Harran'daki arazileri Yahudiler kapattı!"
O da komplo teorisyenleri safına katılmış. Yandaşlarına geçmiş olsun!