kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 1 Kasım 2007, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Süleyman Yıldırım (solda), İskandinav Parke'nin başkanlığını, Veli Öztürk (sağda) ise genel müdürlüğünü yapıyor.

Kaplama yöntemiyle lamine parkede fiyatı yarıya indirdi

EBRU ERDOĞAN
İskandinav Parke'nin patronu Yıldırım İsveç'te görüp Türkiye'de üretmeye başladığı ahşap kaplama lamine parkenin metrekaresini 14-19 Euro arasında değişen fiyattan satıyor..
İskandinav Parke, yeni üretmeye başladığı lamine parkeyi, piyasadakilerin yarı fiyatına satacak. İsveç orijinli olan ve Türkiye'de ilk defa İskandinav Parke tarafından üretilen lamine parkenin en üst katmanı, 0.6 milimetre kalınlığında. Ahşap yüzey temizleme işleminin (sistre) yapılamadığı yeni ürün lamine parkeyle ilgili konuşan İskandinav Parke Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Yıldırım, Türkiye'de sistre yapılma oranının yüzde 1'in altında olduğunu, ürüne 12 yıl garanti verdiklerini söyledi. Yıldırım ve şirketin Genel Müdürü Veli Öztürk'le yeni geliştirdikleri lamine parke hakkında konuştuk.

'3 ay sonra tesisi kapattım'

* Bu sistemi Türkiye'ye getirmeniz nasıl oldu?
Süleyman Yıldırım:
1974 yılında İsveç'e gittim ve orada 10 yıl çalıştım. Yurtdışında yaşayanların pek çoğunda, biraz para kazanmak ve sonra Türkiye'ye dönüp iş kurmak gibi bir fikir vardır. Ben de Türkiye'ye döndüğümde ne iş yapabilirim diye düşündüm. İsveç'te üretilen parkeyi zaten biliyordum. Ama 80'li yıllarda Türkiye'de lamine parke diye bir şey yoktu. Bu nedenle ilk denememde, üç ay sonra üretim tesisini kapatmak zorunda kaldım. Geçtiğimiz yıl ise pazarın büyüdüğünü gördük. Genel Müdürümüz Veli Öztürk, ben ve İsveçli bir arkadaşımla ortak olarak bu üretime başladık. Bu işi yapan İsveçli ortağımız, fabrikasını buraya taşımayı düşünüyordu. Ama sonra onun olamayacağına karar verdik. Çünkü o fabrikanın ürettiği parkeler daha büyüktü. Türkiye'de villaların sayısı çok fazla olmadığı için daha küçük parkeler tercih ediliyor. Büyük parkeler, odaları olduğundan daha küçük gösteriyor. Şimdi Hadımköy'de bir fabrikamız var, iki hafta önce ilk üretimlerimizi ve ambalajımızı yaptık, önümüzdeki hafta da satışına başlayacağız.

* Ürettiğiniz parkenin diğerlerinden ne farkı var?
S.Y:
Türkiye'de üç tür parke var. Masif, laminat ve lamine. Laminat parke, üzerine ağaç deseni verilmiş kağıt, üzerinde de naylon var. Bu naylonun sağlığa zararlı olduğu söyleniyor. Lamine parke ise her katmanı ağaç olan ve normal cila kullanılan bir ürün.

0.6 milimetrelik ahşap kaplama

Veli Öztürk:
Bizim lamine parkemizin kalınlığı 14 milimetredir. Masif parkenin de aynıdır. Fakat lamine parke üç katmandan oluşuyor ve en üst katına görüntüyü veren ağaç konuyor. Aradaki katlar çam gibi dayanıklı ağaçlardan yapılıyor. Masif parkede böyle bir şansınız yok. Bu nedenle tek parçada aynı ağacı kullanmanız gerekir ki bu da değerli ağaçların fazladan kesilmesi anlamına gelir. Biz Türkiye'de olmayan üretimimizde en üst katmana 0.6 milimetrelik ahşap kaplama yaptık. Diğer ürünümüzde ise bunun kalınlığı 2 milimetre. Tabi Türkiye'de yıllardır üretimi yapılan 4 milimetrelik modelimiz de var.
SY: Dünyada gelişen bilinç nedeniyle yağmur ormanlarının çok fazla kesilmesi istenmiyor. Hatta buna karşı kampanyalar ve protestolar düzenleniyor. Mesela yılda 12 milyon metrekare üretimi olan dünyanın en büyük parke fabrikası Tarkett, her ürettiği malda 1 İsveç kronu yağmur ormanlarını koruma fonuna para ödüyor. Türkiye'de sadece üst katmanı 4 milimetre olan lamine parke tanınıyor. Avrupa'da ise yıllardır ince olanlar tercih ediliyor. Gelişmiş ülkelerde yapılan konutların yüzde 90'ında bu parkeler kullanılıyor.

* Peki sizin ürettiğiniz ahşap kaplama lamine parkelerin daha çabuk eskimesi söz konusu değil mi?
S.Y:
Bütün parkelerin tamamına tam altı kat cila atılır. Parkeyi koruyan da ciladır. "Parke aşındı" denildiğinde bu, parkenin aşındığı anlamına gelmiyor, üstündeki cilanın aşındığı anlamına geliyor. Bu nedenle eğer siz 2 milimliğe de 4 milimliğe de aynı cilayı atıyorsanız bunun eskime süresi aşağı yukarı aynı olacaktır. Öte yandan sistre işlemi maliyetlerine baktığınızda kaplama parkeyi değiştirmekle hemen hemen aynı olduğunu görüyoruz. Sistre işlemi, aşağı yukarı 15 yılda bir yapılıyor ve bu işlem yapıldığında evdeki tencerenin içine bile talaş giriyor. Yani maliyetinin ötesinde zahmetli de bir iş. Ayrıca orta kalınlıkta olan 2 milimetrelik ürünümüzü iki kez sistre edebilme imkanı var.

'1.5 ay suya koyup deneme yaptık'

* Suya dayanıklı mı?
VÖ:
Yaptığımız parkeyi denemek için 1.5 ay boyunca suyun içinde beklettik. Ortadaki katmanda çok hafif bir deformasyon oldu. Ne cilası bozuldu ne de katmanlar ayrıldı.