|
|
|
|
|
|
Hikâyeleri hep aynı: Çalışmaya gelmiştim
Bu kadınlar parasızlık canlarına tak edince, çocuk bakmak üzere Türkiye'ye geliyorlar. Sonrası malum: Fuhuş batağına düşüyorlar.
Aksaray'da kadın pazarlanan bir gece kulübündeyim. Bir arkadaşımla oturduğumuz masa bir anda yiyecekle donatıldı. Ve ardından 17-25 yaş aralığında sarışın uzun boylu kadınlar içeriye girdi. O an itibariyle mekanda 'kalk-otur, pazarlık yap' merasimi başladı. Bu merasimin anlamını Aksaray konusunda tecrübeli arkadaşım sayesinde çözdüm: "Beğendiğin kadına gider fiyatını sorarsın. Ortalama 100 dolardır. Pahalı bulursan oturup 10 dakika sonra gidip bir daha fiyat sorarsın. Çoğunlukla fiyat düşmez. Bu yüzden 10 dakika arayla bir kez daha ve bir kez daha sorarsın.
SALINA SALINA PİSTE Pistle masa arasında bu kadar çok müşteri akışının nedeni budur" Araştırmam sırasında bu pazarlığın dolar kuru üzerinden başlayıp, YTL'ye döndüğüne şahit oldum. İlerleyen saatlerde İkitelli'de bir tekstil atölyesi işlettiğini öğrendiğim bıyıklı beyefendi 100 doları ancak 110 milyon liraya düşürebildi. 70 milyonluk otel parası hariç tabii.." Pistte ultra mini etekleriyle baştan çıkaran danslar icra eden kadınların sıkı pazarlıkçı olduğunu görünce, içlerinden birini seçip salına salına yanlarına koştum. Niyetim masaya davet edip bir hikaye koparmaktı. Bozuk Türkçesi'yle davetime uyup masama geldiğinde, etrafımı kuşatan garsonlar hiç sormadan Moldovyalı sarışın Mirabella'nın Malibu'sunu getirdiler. Oysa ben Malibu'yu sadece Aksaray'daki bir bar sanıyordum. Mirabella, eşsiz Türkçesi'yle acıklı hayat hikayesini gülerek anlattı. "Moldovya'da Devlet Üniversitesi'nde biyoloji okuyordum. Mezun olduktan sonra iş bulamadım. Türkiye'ye çocuk bakıcılığı yapmaya geldim. Sonra bu işe başladım. Babam öğretmendi. Türkiye çok güzel." Mirabella "Nasıl çalışıyorsun?" sorusundan sıkılıp "100 dolar" dedi. Sıkı pazarlıkçı olduğunu bildiğim için "Çok pahalı" 70 YTL dedim. Hesabı istedim. Kara kaplı defteri açtım, 290 YTL yazıyordu. Garsona "Bu nedir?" diyecek oldum, "Kredi kartı geçer" dedi. Bu sözün anlamını keşif yaparken öğrenmiştim: "Hesaba itiraz etme. Buraya geldiğine göre nakitin yoksa kredi kartın var. Yoksa seni misafirhaneye alırız."
MİSAFİRHANE'DE AĞIRLAMA Peki ya misafirhane? Onu da 'misafirhaneyi' gören Derici Erdal T. anlatıyor: "İş için eğlenceye bir arkadaşımı götürdüm. İki rakı içtik, biraz meze geldi masaya. 1400 YTL (1 milyar 400 milyon lira) hesap geldi. İtiraz ettim. Garson 'Kredi kartı geçer' dedi. Yine itiraz ettim. Kapıdaki güvenlikçiler geldi. Bizi 'misafirhane' dedikleri yere götürdüler. Odada masanın arkasında duran adam küfür edince, garsonlar beni tekmelemeye başladı. Cebimdeki kredi kartımı alıp annemin hediyesi kolye ile künyemi elimden aldılar. Sürekli bacaklarıma tekme atıyorlardı. Sonra bir arkadaşımı aradım. 900 YTL ödedim, anne yadigarı kolyeyi aldım ama onun getirdiği parayı ödeyerek kurtuldum"
Yarın: TAMPON BÖLGEDE NESİ?
ZÜLFİKAR ALİ AYDIN
|
|
|
|
|
|
|
|
|