Deli İbrahim!
Maçın kader anı...Sahanın en kötü oyuncusu Daniel Pancu, İbrahim Üzülmez'in harika pasına o kadar kötü vurdu ki, top altı pasta Bodo kalecisinden sekip, altı pasta zıplamaya başladı. O harika pası veren Üzülmez yürümeye yarayan sağ ayağını ikinci kez kullandı ve Beşiktaş'ı ipten aldı! (Beşiktaş'ı şampiyon yapan golü G.Saray'a da böyle atmıştı) Başkan Demirören'i belki de Del Bosque'yi kurtardı. Golün zamanlaması da Tanrı'nın hediyesi gibiydi. Sahada birbirleri ile kavga eden Beşiktaşlı futbolcular, (Daniel Pancu ve İbrahim Üzülmez gibi) bu golle soyunma odasına sarmaş dolaş gittiler. Sonra da ikinci yarıya yüksek bir moralle çıkarak, mücadele ettiler. Abartmayalım...Beşiktaş bu futbolla ancak köy takımı olan Bodo'yu yenebilir. Kimse kimseyi kandırmasın. Üç gün içinde ne değişti de Beşiktaş, Ankaraspor rezaletinin izlerini sildi? Birazcık da olsa gelecek için ışık verdi. Öyleyse sıralayalım: 1- Del Bosque nihayet hiçbir etki altında kalmadan, yapabileceği en iyi 11'i sahaya sürdü. Ronaldo'nun yokluğunda, bu görevi Çağdaş Atan'a verdi. Doğru da yaptı...Ali Güneş'in yerine Fatih Sonkaya gibi savunma gücü çok yüksek bir oyuncuyu oturttu. Bu da doğruydu. Özellikle Sonkaya ileri de çıkarak bir anlamda 4-4-2'yi 3-5-2'ye çevirdi. Hatta Ahmed Hassan da içeri girince Beşiktaş 3 forvetle oynayarak hücum gücünü yükseltti. Daha önce yapılmayan da yapıldı. Pres ve tempo vardı. Hatta pas kaybı yüzdesi bile en düşük seviyede idi. 2- Del Bosque'nin en cesur kararı Okan Buruk'u yedek kulübesine oturtmasıydı. Bir de İbrahim Üzülmez'in önünü açtı. Yani onun bindirme yapabilmesi için, oyunun sol kanada yıkılmasına izin verdi. Barcelona maçında harika oynayan İbrahim Üzülmez bir kez daha muhteşemdi. Biz bakmayın tribünlerin deli dediğine ve benim de yazdığıma. İbrahim futbola hoş geldin. İspanyol hocanın bir başka cesur kararı ise çok kötü oynayan John Carew'i oyundan almasıydı. Dahası Juanfran'ı da son dakikalara kadar oyuna sokmadı. 3- Beşiktaş maçı kaybedebilirdi de..Bu sinyallerin verildiği an Sergen Yalçın-Tümer Metin ikilisi oyuna girdi. Del Bosque doğru düşünüyordu, çünkü Beşiktaş ileride top tutamıyordu. Sergen Yalçın mükemmel oynadı. Takımı dinlendirdi, topu Beşiktaş kalesinin çok uzağında tuttu. Tümer Metin ise hayal kırıklığı. 4- Beşiktaş'ta futbolunu en üst düzeye çıkaran bir oyuncu vardı dün. Bu İbrahim Toraman'dı. Hem ilk toplara bastı, hem de yüksek toplara faulsüz müdahale etti. Hatta hücuma bile çıktı. Dört dörtlük oynadı. Tebrikler...Bu arada kaleci Ramazan Kurşunlu'ya da özel tebrik. İki kez topu elinden kaçırdı ama çok iyi oynadı.
MESAJ: Beşiktaş'ın cesur kalbi Çarşı olağanüstüydü. İşte biz bu Çarşı'yı seviyoruz. Ama tribünlerde 20 bin seyircinin olması bir kırgınlık mı? Maç bitiminde futbolcuları soyunma odasından çağırıp, onlara destek verdiler. Bu bir özür dilemeydi. Bir de Del Bosque'ye güven mesajı verdiler. Bu daha anlamlı. Beşiktaş yönetimi, 3 gün önce kovduğu Del Bosque'yi görevde tutar mı, tutabilir mi? Ne olacak şimdi?
|