kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Omer Celik @ SABAH
 

Sıradan şiddet

Gündelik hayat, kamusal ve siyasal hayatın ipuçlarını veriyor. Gündelik hayatta yuvalanmayan herhangi bir şeyin yukarılarda kümelenmesi o kadar kolay olmuyor. Dünyanın önüne çıkan yeni haliyle 'örgütlenmiş şiddet'in gündelik hayattan güç almadan var olması mümkün değil çoğu kez. Terör diye ifade ettiğimiz olgunun gündelik hayatın içine gizlenmiş şifreleri var. Zihniyet dünyasından başlayarak, artık kanıksanmış görünen ritüellere kadar bir dizi işaret, çeşitli örgütlenmeler yoluyla terörün altyapısını oluşturabiliyor kolayca.

***


Toplumun belli bir coğrafyada ve belli kuralların gölgesi altında yaşaması tek başına yeterli değil asla. Çok daha ötesi gerekiyor. İçselleştirilmiş, kendiliğinden çalışan ve doğal olarak var olan 'bir arada yaşama kodları' diri olduğu sürece, toplumun sağlıklı bir işleyişe sahip olması da mümkün oluyor. Aksi halde şiddete kapı aralanıyor. Dünyanın pek çok bölgesinde kuralsızlık ve belirsizlik altında yaşamak zorunda olan topluluklar var. Bunlara sıra gelmeden, iyi kötü kurallar altında yaşayan, belirsizlik dairesinin dışına adım atmış yerlerde bile 'sıradan şiddet' gündelik hayatın kodlarını ele geçiriyor bir bir. İnsanlar çeşitli sebeplerle bir arada yaşamanın kodlarıyla kurulabilecek ortak dilden uzaklaşıyorlar giderek. Belli bir siyasi şemsiye altında yaşamak, belli bir coğrafyada her gün temas etmek ya da yüz yüze bakmak yetmiyor. İnsanların sadece biçimsel olarak değil, gerçekten 'ortak bir kamusal yaşam' üretip üretemedikleri önemli. Bugün ortalama göstergelere sahip modern toplumların çoğunda 'ortak kamusal yaşam'ın 'dikişleri sökülüyor.' Mekansal olarak aynı yerde yer alan insanlar, esasında ortak bir dili paylaşmıyorlar. Neo-liberal politikalar sonucunda kamunun imkanlarından faydalanmaya imkan duymayacak kadar varlıklı hale gelenlerle, en basit kamu hizmetine bile gücü yetmeyecek kadar yoksullaşmış olanlar arasında parçalanıyor kamusal yaşam. Görünmeyen gettolar var. Dokunulmayan duvarların gücü, 'ortak kamusal yaşam'ın kodlarını birbirinden koparıyor. Böylece yan yana duran ama aynı dünyaya bakmayan, dünyayı birbirine tamamen zıt kutuplarda gören insanlar arasında kendiliğinden bir 'gerilim' ortaya çıkıyor.

***


Öte yandan yoksulluk karşısında giderek 'insansızlaşan' bir dil egemenleşiyor. Yoksulluk bir insani problem olmaktan çok, modern toplumun varlıklıları için bir 'risk' kategorisine indirgeniyor. Yoksullar için, 'sınıf-altı gruplar' veya 'risk toplulukları' gibi ifadelerin kullanılması bunun örneği. 'İnsansızlaşan', sadece bir asayiş mantığı ile örülen bu yaklaşım, insani değerleri metanın dolayımına teslim ediyor. Neo-liberal politikaların 'insan' kavramına biçtiği rolün tipik bir yansıması bu. Modern hayatın en büyük illüzyonlarından biri, 'devletçiliğin' kusurlarına vurgu yapılarak neo-liberal politikaların 'piyasa fetişizmi'nin dokunulmaz kılınmasıdır. Devletçiliğin kusurlarının, bir başka şeyin artılarına dönüştürülmesi gibi büyük bir illüzyondur bu. Sağdan sola herkesi teslim almış, piyasa ekonomisi ile 'piyasa fetişizmi' arasındaki sınırları her an muğlaklaştıran bir siyasettir.

***


Sıradan ve gündelik hayata gizlenmiş şiddet bu ilişki ağı içinde ve bu zihniyet temelinde doğmaktadır. Bu ilişkilerin gölgesindeki toplumun bir arada yaşaması çok kırılgan bağlara sahiptir. Kırılganlığın yoğunlaştığı noktalarda ortaya çıkan tepkileri örgütleyebilen ve toplum karşıtı bir enerjiye dönüştüren güç ise teröre kolayca imza atmaktadır. Barıştan teröre uzanan binlerce olguyu sadece devletlerin, örgütlerin ve yöneticilerin gündemi gibi görmek ve sorunun teşhisini ya da çözümünü o düzeyle sınırlı algılamak yanlıştır. Zihniyetten başlayıp gündelik hayata uzanan, oradan yukarılara çıkan çok karmaşık bir süreçtir bu. Güvenlik temelinde ele alınmadan önce zihniyet temelinde ele alınması da şarttır. Unutmayalım ki, zihniyet ve gündelik hayat boyutları ıskalanmış yaklaşımların, siyaset ve güvenlik boyutları çok kolay kısır döngüye girebilir. Küresel terörün kodları, terör örgütlerinin içinde olduğu kadar, 'küresel köy'ün gündelik hayatında var olan 'sıradan şiddet'te gizlidir...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Türkiye Sol’unu arıyor   / 07-12-2003
 Sahicilik   / 05-12-2003
 Sıradan şiddet   / 03-12-2003
 Yeni Roma ve meşruiyet   / 01-12-2003
ERGUN BABAHAN
Terör, ekonomi ve Kur’an kursları
Türkiye bu coğrafyanın...
AHMET HAKAN COŞKUN
Manken cesareti (2)
Bir ara modaydı: Daha çok okumuş...
ÖMER ÇELİK
Sağ siyaset ve değişim
Çinliler birine beddua edecekleri...
ÖMER LÜTFİ METE
Yargıcın yargıya ettiği
Ankara 23. Asliye Hukuk...
SAVAŞ AY
Viyana kapılarına kim dayanacak?..
Mustafa Erdoğan aradı...
UMUR TALU
Önce aklın pasını temizleyeceksin!
HEP bazı parmakların...
LUCE'DEN 4 UYARI
LUCE'DEN 4 UYARI
1- Her iki kanatta oynayan Duff’a dikkat, 2- Crespo’ya asla şut...
KARTAL’A riskli hakem
KARTAL’A riskli hakem
UEFA, Beşiktaş-Chelsea maçını tanıdık bir hakeme emanet etti: Anders...
Bayan Babacan’a göre ‘korkulacak bir şey yok’
Bayan Babacan’a göre ‘korkulacak bir şey yok’
EKONOMİDEN sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın eşi Zeynep...
Kamusal alan sırrı çözüldü
Devlet Sırları Kanun Tasarısı neyin sır olacağına karar verecekleri...
‘Kör’den şahit olur mu
‘Kör’den şahit olur mu
Körler Okulu’nda açılan bir soruşturmayı yürüten müfettiş,...
1milyon 300 bin Türk şimdiden AB vatandaşı
1milyon 300 bin Türk şimdiden AB vatandaşı
Avrupa’da yaşayan Türklerin yüzde 33.7’si yaşadıkları ülkenin...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Günaydın | Astroloji | Magazin | Sağlık |
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.