|
|
 |
|
 |
  |
|
‘Futbola verilen değer olsa sanat başka yere gelirdi’
Çağdaş Türk resim sanatının en önemli isimlerinden Mehmet Güleryüz, retrospektif desen sergisi ile 31 Aralık tarihine kadar Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi’nde sanatseverle buluşacak. “Türk sanatına, futbola verilen önemin binde biri verilse, çok farklı bir noktada olurduk” diyen Güleryüz, yaklaşık 100 desenini sanatseverlerin beğenisine sunuyor....
*'Kırk Yıl Desen' serginizden bahsedebilir miyiz? 1963'te ilk sergimi açtım. Bu 40 yılı resimlerimi sergilemeye başladığımdan itibaren, işlerimi göstermeye değer bulduğum tarihten itibaren sayıyorum. 63'teki sergim, akademideki öğrencilik yıllarıma denk geliyor, 66'da mezun oldum akademiden. 63'teki sergimin ağırlığı da desendi. O resimler şimdi bu retrospektif sergide. Bu sergi 40 yılın dökümünü yapıyor. Meraklı bir göz, zannederim bu sergiden desen hakkında çok etraflı fikirle ayrılacaktır.
*Desen çizmenin sizin için anlamı nedir? Benim için desen çizmek düşünme ve tasarlama demek. Gördüğünüzün, biriktirdiğinizin kaydı demek, aslında gördüğünüzün bire bir kaydı değil, sadece gördüğünüz üzerine düşünceniz demek. Bu desenler bir bakışın ve sorgulamanın kayıtları. Bunlar sadece notları alınmış düşüncelerdir aslında. Bu serginin bir yanı, bir boşluğa atlamak ve bu boşlukta sizden önceki tüm ressamların bilgilerine bakmaktır. Bir de, bütün o birikimin altında ezilmeden girmeniz gerek o boşluğa. Onun için de sanatçılık bir anlamda küstahlıktır. Sırtınızda bu kadar yük varken, bir şey söylemeye kalkmak için iki hal gereklidir; ya çok cahil ya da çok aşıksınız. Ben sanatla ilgili olana çok aşıktım...
*Sergide 40 yılı aşkın tuttuğunuz defterler sergilenecek, bu defterlerden bahsedebilir miyiz? Defterler gösterme amaçlı olmayan düşünceler. Bunlar saklı defter sayfalarının arasında. O yüzden şimdiye kadar bir iki basım haricinde görülmüşlüğü yoktur eserlerin. Şimdi bunların içinden dört tanesi, tek tek, sayfa sayfa videoya çekildi. Defterin yanında, video ekranında el değmeksizin bütün o sayfaları görme ve süreci takip etme imkânı olacak. Bu defterlerin hiçbirinde sayfa eksik değildir ve hepsi numaralı, tarihlidir.
*Serginizde iki büyük desen çalışması projeniz vardı, biri geçtiğimiz Cumartesi yapıldı (6 Aralık). Sergiye gelenleri desen çalışması izlenimine katmak nereden aklınıza geldi? Biri cumartesi günü gerçekleşti, diğeri de daha ileri bir tarihte gerçekleşecek. Yapı Kredi'nin sergi alanı girişindeki iki büyük duvar 'çizime çağrı' yaptığı için bu fırsatı kullanmak istedim. O büyük alanı kullanmak istedim. Yaşayan çizim, çok önemli. Resim meraklısı için de çok önemli olabilir böyle bir şeyi görmek...
*Desenlerinizde en çok hangi formlara yer veriyorsunuz? İnsanlar, haller, durumlar... Durum resmi yapıyorum ben. Bütün doğa, bütün nesneler ve hayvanlar. Bir çizer kendine özgü bir alan yaratır ve bir biçim sinsilesi yaratır. Dolayısıyla o dönemde bütün nesneleri, bildiklerinizi ve hayalinizde uyguladıklarınızı o dile dönüştürürsünüz.
*Üretkenliğinizi en çok hangi duygular besliyor? Merak, neleri nasıl gördüğümün, nasıl biriktirdiğimin merakı. Düşüncede kalan şeyler çizilmezse ortaya çıkmıyor. Ben öğrencilerime bunu söylüyorum. Tarihli bir defter tutturuyorum ve her çizdiklerini önemsemeleri gerektiğini söylüyorum.
*Hala bir çağdaş sanat müzemiz yok. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Böyle de devam edecek. Çabayı sadece sanatçılar ve çok azınlıkta olan sanatseverler gösteriyor. Türkiye'de sanata ihtiyacı olan çok az. Sanat olmadan yaşadıklarını ifade ediyorlar, sanatsızlıktan ölmüyorlar, kimse sanatsızlıktan ölmediği için...
*Türk resminin dünyada nasıl bir yere geldiğini düşünüyorsunuz? Bütün bu eksikler söz konusuyken dünyada bunun tam tersi bir gayret varken nerede olabiliriz? Nasıl ki Türk futbolu bir noktaya vardıysa, Türk sanatına futbola verilen önemin binde biri verilse, çok farklı bir noktada olacağız. Eğitim eksik ve kısıtlı, çünkü düşünen adam sorgulayan adamdır, talep eden adamdır. Biz talep eden adam istemiyoruz. Bunun için de bunu geliştirmedik.
*Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'ndeki Ömer Uluç sergisini gezdiniz mi? Uluç'un 88'deki sergisini defterlerinizde 'kocaman bir sıfır' diye nitelendirmiştiniz... Bu sergi iyi bir sergiydi, 88'de yazdığım, kendim için aldığım bir nottu ve bir sergide yer alan defterde o sayfa açıldı. O sayfanın açılmasını istemezdim. Ama ben bir ressam olarak bir diğer ressam üzerine düşünebilirim, bu benim hakkımdır. Ömer Uluç'un Türk resmindeki yeri benim için çok önemlidir, saygı duyduğum bir ressamdır. Ben Uluç'un resminin doğrularını reddetmem. Onun hangi resimlerinin neyi cevapladığını en iyi bilenlerden biri benim.
ZEYNEP GÜLER
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|