|
|
 |
|
 |
  |
|
Bir gün ya da her gün
- Ben mi sorayım, yoksa sen mi sorarsın? - En iyisi ikimiz de sormayalım. Gazeteden arayıp onlar sorsunlar... - Sen de haklısın. "Bu insanlar ne yer ne içer, her gün her gün ne yazarlar" diye bir Allahın kulu da sorsun bir gün be... - Neyse, vakit azalıyor... Ne yazıyoruz yarına baba? - Hani sormayacaktık? - Dayanamadım. Ağız alışkanlığı olmuş bir kere... - Eee ne yazıyoruz? - Öfff ne bileyim her gün her gün... Kafa kalmadı valla... - Popstarcı Bayhan katil çıktı. Onu yazalım... - Üfff o konudan da gına geldi ama... - Armağan Çağlayan'ın geçmişini yazsak... Ağladığını yazsak. Hatta bak kelime esprisi yapalım mı? Armağan Çağlayan adını Ağlayan Çağlayan olarak değiştirmiş desek... Hehehehe... - Utku, git bi kenarda öl de gel abi.. - Niye abi ya? Beğenmedin mi? Kelime esprisi severdik biz... Tamam tamam sustum... - Ben Evleniyorum yarışmasını kazanan Atilla ile Şebnem olayına girelim diycem... - Ben de deme diycem. Bizden ırak olsunlar, bir reytingde kocasınlar... Onun yerine, 2006 Dünya Kupası elemelerinde düştüğümüz grubu yazsak? - Düşene bir de biz vurmayalım... - O da doğru... Siyaset gündeminde ne var? - Tam takır kuru bakır. Milletvekillerine lap-top dağıtmışlar. - Niye ki. Benim bildiğim devamlı hareket halinde insanlar laptop kullanır. Öyle lök diye oturup 5 sene sonra kalkan adamlara desktop bile fazla - Öyle de. Ben konu açısından şeetmiştim. - Ha. Kusura bakma. Şey var. Erbakan hapse giriyor. İlk gününü yazalım. - Aman eksik kalsın... - Çıktığı günü yazalım.. Siyasete dönüşünü falan.. - Yok, o zaman Ecevit'in siyasete dönüşü konuşuluyor olacak. - O zaman onu yazalım. - Yapma abi, saatine gelir falan, gerçek olur.. Kaldıramayız bu sorumluluğu... - Şöyle dişimize göre bir konu yok ki be kardeşim. - Aman dur... Küçük bir konu buldum... - Küçük olmaz oğlum ya... Koskoca sayfa.. - Oğlum küçük dedikse öyle değil. Bilim adamları su piresine ait bir penis fosili bulmuş.... Gerçi onu bulmak değil bulduğunun farkına varmak mesele. Belki biz de bulmuşuzdur da haberimiz yoktur. Hihohaa. - Hakan - Nee? - Oğlum hani ne yazıcaz diyoduk ya.. - Eee - Yazdık bile oğlum.. - Nasıl yani? - Konuştuklarımız baskıya girmiş vaziyette... Gazetedeyiz oğlum şu an. - Deme ya... İster misin bu yazı da internete düşsün, adımızı koysalar bari yazının altına.. - Bırak şimdi onları da, ne yapıcaz sen onu söyle? - Yapılacak şey belli abi... Koy kolunu omzuma, ben de benimkini koyayım... Logo vaziyetleri... - Okey moruk... Bi dakka senin üstünde kısa kollu var... Bu mevsimde? - Çaktırma, gülümsee
HAKAN KÖKSAL - UTKU GÜRTUNCA
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|