Ortaoyuncular, yani Ferhan Şensoy Tiyatrosu, Türk tiyatro sanatına, sahneye koyduğu özgün yapımlar ve yetiştirdiği önemli isimlerle en önemli hizmeti veren kurumların başında gelir. 'Ortaoyuncular gemisinin' kaptanı Ferhan Şensoy ise, yazar, yönetmen ve oyuncu olarak yıllarca kapalı gişe oynayan birçok oyunun mimarıdır. Her zaman biraz 'uçuktur' Ferhan Şensoy, lafını esirgemez... Yeni oyunların yanı sıra şimdi tekrar televizyonlar için projeler yapmaya hazırlanıyor 25 yıllık sanatçı. Ve aklından geçenleri, yine o artık bilindik 'Ferhan üslubuyla' içinden geldiği gibi söylüyor...
* Uzun zamandır ekranlardan uzaksınız... Televizyona küstünüz mü?
Benim ta siyah beyaz yıllar döneminden kalma 24 yıllık bir televizyon geçmişim var. Ama sürekli televizyona çıkmayı da yanlış buluyorum. Bir reklam filminde dört yıl üst üste televizyonlarda ailecek sanki bir dizide oynar gibi oynadık zaten. O reklamı adeta bir dizi gibi izleyenler vardı. Yüzümüz eskidiği için biraz geri çekildim. Ama artık televizyon için projeler hazırlayacağım; artık vakti geldi.
* Ortaoyuncular, aynı anda tam altı oyun birden sahneliyor. Yoksa Devlet Tiyatrolarıyla yarışa mı girdiniz?
Biz bir repertuvar tiyatrosu olduğumuz için birden çok oyun sahneliyoruz. Başından beri böyle bir çalışma sistemimiz var. Kalabalık bir kadroyuz ve arkadaşlarımızı farklı rollerde sınamak zorundayız. Çok oyun, onların yetişmesi açısından da çok önemli. Artık kendi öğrencilerimle oynuyorum. Levent Ünsal, Rasim Öztekin bunlardan sadece birkaçı.
* Tiyatroya verdiğiniz emeğin karşılığını aldığınızı düşünüyor musunuz?
Manevi olarak alıyoruz ancak maddi karşılığını vermesi mümkün değil. Tiyatro bir özveri işidir. Matinesi suaresi, yazımı, provası derken tüm vaktinizi alır. Ama tiyatrodan para kazanılmaz.
Tiyatro, aşkla yapılacak bir meslektir. Ona aşkla bağlandığınız zaman başka bir iş yapamazsınız zaten. Bizim tiyatromuz da kötünün iyisi bir durumda. Eski günlerimizde değiliz, krizden çıkmaya çalışıyoruz. Depremle birlikte başladı kapalı mekanlara girme korkusu, ekonomik krizle de iyice kötüye gitti. Ekmek derdindeki insanların aklına tiyatro gelir mi?..
* Tiyatro patronluğu zor bir iş mi? Bir sanatçı olarak sanatçılarla uğraşmak kimi zaman sizi zorluyor mu?
Patrondan bir şey istememek için patron oldum. Bizim tiyatrodaki herkes öğrencim; sıkıntılı günleri birlikte atlattık. Onun için pek problem yaşamayız. Ama özellikle de bu yaz çok zorlandık. Turnemiz çok kötü geçti. Bu işi başka bir ekiple yapsaydık neler gelirdi başımıza kim bilir?.. Çünkü oyuncular cins insanlardır, hepsinin değişik kaprisleri vardır. Onları bir arada tutmak çok zordur.
* Tiyatroda bir 'çıplaklık' furyası almış başını gidiyor...
Tiyatrolar, yaşadıkları sıkıntıları atlatabilmek için çeşitli yollara başvuruyorlar. Bir aralar birileri de sahnede striptiz yapmıştı. Ama şimdi nerdedir, hangi tiyatroda oynuyordur, sorun kimse bilmez... Çıplaklık bence eskiden işe yarayabilirdi, yani insanların kadın bacağı görmediği yıllarda. Ama zaten herşeyin uluorta yaşandığı günümüzde pek bir getirisi olmaz.
Bülent İPEK