Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
3 Mayıs 2009, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Arkada karlı dağlar, önde mutluluk...

İstanbul'dan Yeşil Üzümlü Köyü'ne göç

02.05.2009
Ayşe ve Cengiz Genç, İstanbul'daki yoğun iş hayatından kaçıp, Fethiye'nin Yeşil Üzümlü Köyü'ne yerleştiler..
50 yaşındaki Ayşe Genç, ODTÜ Biyoloji'den mezun, TÜBİTAK'ta ve ilaç sektöründe çalışmış. Farklı bitki ve çiçek türlerine meraklı. 55 yaşındaki eşi Cengiz Bey de ODTÜ İşletme mezunu. Yüksek lisansını Norveç'te tamamlayıp, orada altı yıl kalmış. Çalıştıkları firmada tanışıp, 1999'da evlenmişler. Şehir hayatından kaçmaya da birlikte karar vermişler: "Bizi şehirden uzaklaştırmaya iten nedenlerden biri, şehirde yaşadığımız yalnızlık olabilir. En yakın arkadaşlarımızı bile görmek için saatler harcıyorduk. Garip bir koşturmaca içinde yaşayıp gidiyorduk." Ailesi Fethiye'de yaşayan Cengiz Bey, hayallerini gerçekleştirdikleri bu araziyi 15 yıl önce satın almış. Ama eşini ikna etmesi kolay olmamış: "Cengiz, benim güneyde yaşama hayallerimi gerçekleştirmek için epey çaba sarf etti, her yeri dolaştık. Yeşilüzümlü'nün Dikencik mevkiine geldiğimizde çok beğendim, ama ormanda yaşamak beni ürküttü ve dolaşmaya devam ettik. Ama Aklım Dikencik'te kalmıştı, burada farklı bir hayat kurabileceğimize karar verdik."

KIŞIN DAHA GÜZEL
Cengiz Bey, rahmetli babası ormancı olduğu için çocukluğundan beri ormanları çekici bulurmuş: "Eşimle de fırsat buldukça kıyıdan uzakta ormanlarda tatil yapardık. 15 yıl önce kardeşlerim orman içinde bir arazinin satılık olduğunu söyleyince gelip görüp satın aldık. Arazi ilk aldığımızda taşlık ve haraptı. Babam ve annem dört yıl araziyi ıslah etmeye çalıştı. Biz taşınmaya karar verdiğimizde arazi az çok toparlanmıştı. Artık yazkış burada yaşıyoruz. Kışın buradaki yaşam daha güzel." Artık kardeşleri ve arkadaşları da burayı kendi yerleri gibi benimseyip, yılda iki üç kez geliyormuş. İlk üç yıl, evlerinin inşaatı bitene kadar bir barakada yaşamışlar. O barakada bile arkadaşlarını ağırlamışlar, ama yatak yerine hamakta yatırarak... Hayallerini gerçekleştirdikleri evleri en yakın yerleşimden bir kilometre uzakta. (www.yesiluzumlu.com)