Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
2 Mayıs 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat

Bakmayın siz güldüğüne...

01.05.2009
Leopar deseni ve skinny jeanleri ile moda dünyasında 'olay' yaratan, Türkiye'den de Ebru Gündeş ve Demet Akalın gibi isimlerin tercihi olan Roberto Cavalli'nin hayatı, ünlü simalar ve şaşalı davetler arasında geçiyor. Peki ama Cavalli gerçekten de mutlu ve huzurlu mu dersiniz?..
Karl Lagerfield, Tom Ford, Roberto Cavalli... Onlar dünyanın en ünlü tasarımcıları.... Hayatları moda haftaları, defileler, şovlar, özel partiler arasında geçiyor.... Birçok kişi, onların davetlerine girebilmek için can atıyor, onların tasarımlarına sahip olabilmek için bekleme listelerine adlarını yazdırıyor. Ama bu kadar şan, şöhret ve lüks içinde geçen hayata aldanmamak gerek. İngiliz dergisi Grazia, Roberto Cavalli'nin acılar içinde geçen çocukluğunu gözler önüne sererken, modacının en şık partiden sonra yalnız kalınca nasıl hıçkıra hıçkıra ağladığına yer vermiş. Cavalli, hayatımıza leopar desenini, skinny-streç jeanleri, süper seksi elbiseleri sokmayı başaran bir modacı. Her gittiği yerde etrafında garsonlar, asistanlar, menajerler koşuşuyor, bir dediğini iki etmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama o ağladığını itiraf ediyor. Bunu açıklarken de: "Ben duyguları olan bir adamımım. Mutluyum, hiç uyuşturucu kullanmadım. Ama gözyaşları benim için duyguların ifadesidir," diyor. Defilelerinden sonra genelde ağladığını da itiraf ediyor. Çünkü sahip olduğu şeyler aslında onun çocukken sadece hayalini kurabildiği şeyler: "Küçükken Paris'te kendi mağazam olsun istiyordum ve şimdi var. Sanırım ölebilirim."

KADINLARI SEVİYOR
Modacı gay olmadığını açıklarken, "Kadınları seviyorum, gay değilim. Onları kıskanıyorum. Doğurganlık özelliklerini kıskanıyorum. Kadın olmak isterdim. Kıyafetlerimi kadınları daha seksi göstermek için yapıyorum," diyor. Kendi dünyasında olmasını istediği kadının Angelina Jolie olduğunu da ekliyor: "Onu beğeniyorum ama utangacım. Ona ne kadar zeki ve güzel olduğunu söylemek istiyorum. Bu kadar fazla çocuğa sahip olmasını seviyorum. Güçlü bir kadın. Değişim için gücü var. Erkekler ise işe yaramazlar, zayıflar. Bir kadındaki zekâ bir erkekte yok. Brad bile Angelina sayesinde değişti." 68 yaşındaki Cavalli, moda dünyasında gerçekten güçlü biri çünkü yeterli parası var. "Zenginlerin de, ünlülerin de, fakirlerin de yanında kendimi rahat hissediyorum. Fakirleri seviyorum. Çok fazla insan, çok büyük paralar kazanıyor. Bu da benim düşünmemi ve yaratıcı olmamı sağlıyor. Kıyafetler aracılığı ile insanları mutlu edebilir misiniz, yoksa daha mı fazlası gerekir, bilmiyorum," diyor. Ama Cavalli'nin hayatında yavaşlamak gibi bir planı yok. Kendisinden 19 yaş küçük eşi Eva, onu anlatırken "İnsanlar Roberto'yu parti canavarı olarak görüyor. Oysa o, çok daha derin biri. Bir modacıdan çok, bir sanatçı. Bu yüzden insanlar onu çok seviyor," diyor.
Haberin fotoğrafları