Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
2 Mayıs 2009, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Deniz kenarında güneşlenmek kulağa hoş geliyor ancak cildinizin sağlığı için güneşte fazla kalmamaya dikkat edin. Bronzlaşmak istiyorsanız bronzlaştırıcı kremleri tercih edebilirsiniz.

Güneş artık dost değil

23.04.2009
Bir zamanlar dünyanın ısı ve ışık kaynağı diye bağrımıza bastığımız güneş, artık cilt kanserinden yaşlanmaya ve pigment bozukluklarına kadar birçok problemi de beraberinde getiriyor..
Çok değil; yüzyıl öncesine kadar kadınlar için 'beyaz ten' makbuldu. Çünkü yanık ten, tüm gün tarlada çalışması gereken 'işçi sınıfına' mahsustu. Kadınlar şapkasız sokağa çıkmaz; şemsiyesiz, eldivensiz kapının önüne adım atmazdı. Hatta bazıları arsenik, civa gibi maddelerle sağlıklarını tehlikeye atma pahasına beyazlaşmaya çalışır dururdu. Bronzluk, Fransız rivierasındaki tatillerinden sağlıklı ve hoş ten rengiyle dönen ünlü modacı Coco Chanel sayesinde moda oldu. Ve o gün bugündür kadınların yaz mevsimiyle özdeşleştirdiği bir olgu. Ancak güneş, artık Chanel'in zamanının; 1920'lerin güneşi değil.

HAVA BULUTLUYKEN DE ETKİLİYOR
Güneş ışınlarına fazla maruz kalmanın riskleri uzun zamandır biliniyor. Yanıklar, pigment bozulmaları, cilt kanseri vakaları ve erken yaşlanmanın en önemli nedeni, dünyanın ısı ve ışık kaynağı güneş. Tıp dünyasının yeni yeni farkına varmaya başladığı şey ise, güneşin zararlı etkilerinin mevsim ve hava şartlarıyla ilişkisinin olmaması. Ozon tabakasının da incelmesi nedeniyle güneş artık yalnızca sahilde saatlerce bronzlaşmaya çalışan kişileri değil, hava bulutluyken sokakta yürüyenleri de etkileyebiliyor. Uzun süreler güneşe maruz kalan cildin sağlıklı hücre üretimi kapasitesi azalıyor. Düşük seviyeli bile olsa ultraviyole ışınları cildin koruma mekanizmasını zayıflatıyor. Sürekli bronz olan kişilerin derilerinin zaman içinde kalınlaşmasının nedeni de koruma mekanizması aslında. Halk arasında 'kayış gibi' diye tabir edilen bu üst katman, cildin kendini zararlı UV ışınlarına karşı korumak için oluşturduğu doğal bir kalkan aslında. Kırışıklıkların yüzde 90'ının güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklandığı tahmin ediliyor.

GÜNEŞ KREMİNİ ELLERİNİZE DE UYGULAYIN
Bilim adamlarının yanıldığı noktalardan biri de UV ışınları konusunda oldu. Birkaç yıl öncesine kadar yalnızca bronzlaşmamıza ve yanıklara neden olan UVB ışınlarından sakınmanın yeterli olduğu görüşünü savunuyorlardı. Ancak vakalardaki artış, cilt kanserinin en tehlikeli türünün nedeninin UVA ışınları olduğunu ortaya çıkardı. Bu nedenle güneş koruma faktörlü kremlerin, günlük bakım ritüelinin bir parçası haline getirilmesi artık şiddetle öneriliyor. Bazı güzellik uzmanları, güneş kremlerini diş fırçalama aşamasından bile önemli görüyor. Güneş altında çok fazla kalınmaması, sokağa çıkarken minimum 15 koruma faktörlü kremlerin kullanılması, solaryumdan kaçınılması ve nemlendiricilerin ihmal edilmemesi gerekiyor. Sadece yüz ve vücut genelinde değil, hep açıkta olan ellerimizin de zararlı ışınlardan korunması önemli. Üzerlerinde lekeler oluşmaması ve erken kırışmamaları için, yüzünüze sabah sürdüğünüz güneş koruma kremini ellerinize de uygulamayı ihmal etmeyin. Ancak tüm bu saydıklarımız, bronzlaşamayacağınız anlamına gelmiyor. Teknoloji, zararlı ışınlara maruz kalmadan da bronz bir tene sahip olmanın yöntemlerini buldu. Birçok yerde bulabileceğiniz bronzlaştırıcı kremler sayesinde zahmetsiz, acısız, hızlı ve sağlıklı bir şekilde, istediğiniz ten rengine kavuşabilirsiniz.