kapat
Anasayfa
|
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
29 Mart 2009, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Emlak Çocuk Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
Bankacı eşleri ekmeklerini çanta, elbise ve ayakkabılarından çıkarıyor artık.

Bankacı eşleri elbise satınca...

AYŞE FERHANGİL
27.03.2009
New York, Londra ve Zürih'te bankacı eşlerinin gelir elde etmek için sattıkları kıyafetlerinden yeni bir sektör doğuyor..
Efendim magazin basınında yıllardır bir kavga vardır biliyorsunuz. Mankenler bazı meslektaşlarına 'mankencik' der ve onların hayatlarını defile ve tanıtımlara çıkmaktan başka yollarla kazandığını iddia eder. İsimler beni hiç mi hiç ilgilendirmez ama iddialara göre bu 'mankencik' denilen kadınlar, para alamadıkları sevgililerini bir mücevherciye götürür, kendilerine takı, saat veya ne varsa ondan aldırır, akşam bu parçalara sarılarak yatar, hevesini alınca da (ki bu mücevher kullanılmadan önce, mümkünse ertesi gün olur) anlaşmalı oldukları kuyumcuya götürüp yarı fiyatına geri satarmış. 'Ne bayağı, ne çirkin, tüüü yazıklaar olsun!' mu diyorsunuz? 'Global ekonomik krizle birlikte bu anlattıklarım bankacı eşlerinin geliri haline gelmiş' desem... Kalbiniz biraz olsun yumuşamaz mı? Peki 'aynısını Jackie Kennedy de yaparmış' diye eklesem? Haklı görmeseniz bile okumaya devam edersiniz değil mi?

BOZDUR BOZDUR YE

Trend yazarı Sly Tang'in geçen hafta Financial Times'da yayımlanan makalesine göre, Jackie O gibi zengin kocasının banka hesabına eli uzanmayan kadınlar, nakit paraya kavuşmanın yolunu kredi kartında bulmuş. Özellikle geleceğinden şüphe duyan, kocalarının pozisyonuna artık güvenmeyen, 'ne olacağım ben' korkusu sarmış bankacı eşleri şu sıralar nakit paraya kavuşma peşindeymiş. Tabii bu yol alışverişten geçiyormuş. New York'ta ikinci el 'lüks' kıyafet satan butiklerin sayısı hızla artıyormuş. Bir dönem giyinmeyi bilmeyen bankacı eşlerine hizmet veren 'personal shopper'lar yani alışveriş danışmanları, müşterilerinin kullanmaya fırsat bile bulamadıkları kıyafetleri başka müşterilere satmaya başlamış. Hatta artık kendilerine 'konsinye alışveriş partneri' diyorlarmış. Bunun için bir şirket bile kurulmuş: Zula Konsinye (Stash Consignment). Elan Barish adlı alışveriş partnerinin kurduğu şirkete ilgi müthişmiş. Her hafta farklı bir bankacı eşinin gardırobu görücüye çıkıyor, mallar hızla paraya çevriliyormuş.

GİYİLMEMİ. İKİNCİ EL

Ben de Londra'da bunlardan birine katıldım. Müşterisinin 'geçen sezondan kalma' gardırobunu evinde açık artırmaya çıkaran alışveriş partneri, kıyafetleri çekici hale getirmek için yangından kurtarılmış mal muamelesi yapıyordu. Bu arada da İsviçreli (malum, İsviçre yatırım bankalarının göbeğidir) müşterisinin saygınlığını "Gelecek sezon için dolabında yer boşaltacak," sözleri ile korumaya çalışıyordu. Kim inanırsa artık... Açık gardıroplarda sergilenen Missoni, YSL, Louis Vuitton kıyafetlerin hakikaten hiç giyilmedikleri ortadaydı. Fiyatlar derseniz İstanbul Harvey Nichols indirimiyle yarışamazdı bile. Neyse konuyu dağıtmayayım. Dediklerine göre kimse işin etik kısmına takılmıyormuş, alan memnun satan memnunmuş. New Yorklu boşanma avukatı Anthony Pietrafesa, "Evlenmeden çocuk sahibi olan veya evlilik sözleşmesi ile kocalarının parasından hak iddia edemeyen kadınların, kıyafetleri iade etmekten başka bir geliri yok. Bunu yapan kadın sayısında artış bekliyoruz," demiş. Yani iş meşrulaştırılmış. Mankencikler yaşadı...