kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
23 Kasım 2008, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak Buzz
 
24 Saat
24 Saat
ERGUN BABAHAN, SABAH, 19 Kasım 2008

Şüpheyle karşılayanlar

21.11.2008
ERGUN BABAHAN, SABAH, 19 Kasım 2008
"Normal koşullarda bir siyasi partinin giyim kuşamına, inancına bakmadan kapısını herkese açması çok güzel. Ancak yakın geçmişinde kadınların kıyafetinden başka bir sorunla uğraşmayan, varlık nedenini başörtülü kadınlarla mücadele olarak gören bir partinin bu değişimini zincir kırıyoruz demekle geçiştirmesi kabul edilemez. CHP, kadın, kıyafet, özgürlükler, eğitim hakkı gibi konularda bir değişim sürecinden geçme kararı almışsa, bunu toplumla paylaşmak durumundadır. Yoksa, bu tamamen siyasi oportünizm kapsamına girer ve bugün gelinen noktada pek hoş görülmez, görülemez. Gelinen noktada CHP'nin tavrı, 'üniversiteye gitme ama CHP'ye gir ve partime oy ver. Sonra da evinde oturmaya devam et', biçiminde özetlenebilir."

ENGİN ARDIÇ, SABAH, 19 Kasım 2008
"Bu Deniz Baykal bir zamanlar alevler, dumanlar ve 'rock' müziği eşliğinde parti kurultayının sahnesine Michael Jackson gibi çıkmıştı, o zaman pek beğenmişlerdi. Ay çok şey, modern... Bir ara Alevi seçmeni kafakola almak için durduk yerde Hallacı Mansur'dan alıntılar falan yapmaya kalkmıştı, hoş karşılanmıştı. Ay çok hoşgörü... Şimdi çarşaflıyı aldı, tu kaka oldu. Uyan uyan Bayan Mevhibe, CHP'nin haline bak! Deniz Baykal kimseciklere yaranamıyor. Yukarı tükürse tayyöretekli ve iri kalçalı 'Mustafa Kemal rahibelerine' denk geliyor, aşağı tükürse karaçarşaflılara... Hokkabazlık yapacağına somut şeyler söylese, örneğin CHP amigolarının 'krize önlem almıyor' diye suçladıkları başbakana karşı, 'krize ne gibi önlemler alınması gerektiğini' falan açıklamayı denese, çarşaf konusu önemsiz kalacak."

HASAN CEMAL, MİLLİYET, 19 Kasım 2008
"Baykal, milliyetçilik yapıp bas bas bağırırken de, 'Örtülü kadınlarımız zincirlerini kırıyor' diye slogan atarken de samimi değil. Bu nedenle, örneğin MHP'ye ya da AKP'ye oy verecek olanların aklını böylesine yüzeysel taktiklerle çelmesi çok uzak ihtimal Baykal'ın. Biliyorum, Baykal'ın CHP'sine yine kerhen, yani istemeye istemeye, Baykal'a rağmen 'alternatifsizlik'ten oy verecek olanlar yok değil. Hatta bunun için Baykal'ın vitrininde süs bitkisi olmaya dünden hazır olanlar da malum... Ama bunlar seçim sandığında ne kadar etkili olur, Baykal'ın oyunu ne kadar artırır, yine de kuşkuluyum. Uzun lafın kısası: CHP lideri Baykal'ın türbanlı, başörtülü, kara çarşaflı kadınlarımıza parti rozeti takması pek öyle heyecan verici bir olay değil. Seçim zamanlarına özgü sıradan bir Baykal gösterisi..."

GÜNERİ CİVAOĞLU, MİLLİYET, 20 Kasım 2008
"Deniz Baykal bu kez karpuzunu kendi arazisinde yetiştirmek istiyor. Yani ta 1970'li ilk yıllarda kökleri olan bir politika çizgisi bu... Fakat... Siyaset boyutunda profesyonelce yazılmış olsa bile senaryonun bu son uygulaması profesyonelce değildi. Buram buram 'çadır tiyatrosu' kokuyordu. Daha düzeyli, daha inandırıcı bir vitrine daha akıllıca bir cast konabilirdi. CHP içindeki laik damara basılmadan teorisi oluşturulur, partinin genel çizgisi haline getirilebilirdi. Laik demokrasi için umutlarını CHP'ye bağlamış milyonları 'Son kale de mi düşüyor?' kuşkularına düşürmeyebilirdi. Sonunda başı örtülüsü de çarşaflısı da bizim insanımız. Türkiye'nin yarısını yok farz etmek mümkün mü? Onların AKP'ye değil, Atatürk'ün CHP'sine yönelmesi de güzel... Ama şu karpuz var ya... Onu iyi taşımak lazım. Yoksa gene düşer, bu kez CHP yarılır."

MEHMET BARLAS, SABAH, 20 Kasım 2008
"Ama bunları Baykal söylediği için bazıları yadırgıyor. Çünkü alışılmış Baykal yaklaşımına göre 'Çarşaflılar ikiye ayrılır: Kara çarşaflılar, yeşil çarşaflılar' söylemi daha uygun düşerdi. Bu sözler alışılmış Baykal'dan başka bir Baykal'ı sahnelediği için bazıları ciddiye de almıyor bunları. 'Mutaassıp vatansever' bir Baykal portresi, doğal olarak yadırganıyor."

TAHA AKYOL, MİLLİYET, 21 Kasım 2008
"İyi de bu kitleler CHP'ye önemli oranda oy verirlerse 'laik cumhuriyet' güçlenir mi, zayıflar mı? Bunu bile düşünemiyorlar, çünkü bu insanlara 'ikinci sınıf vatandaş' gibi bakıyorlar; Maurice Larkin'in deyimiyle, 'cumhuriyetin paryaları!' Oyları da lazım değil! Ve Baykal hemen 'denge'leme yapıyor: 'Üniversitede türban, çarşaf isterlerse orada dur deriz!' Kapıcı, çamaşırcı, hizmetçi, temizlikçi, bulaşıkçı, çaycı ol! CHP'ye de oy ver! Ama çizmeyi aşma! Üniversitede okuma! Okuyup meslek sahibi olma! Otur oturduğun varoşta! Orada dur... Keşke CHP, Ecevit'in yaptığı gibi gerçek bir açılım yapabilse de, kendi 'yüzde yirmi'lik gettosunun dışına çıkabilse... O zaman demokrasi de, laiklik de daha bir sağlığa kavuşur."

TARHAN ERDEM, RADİKAL, 20 Kasım 2008
"Rozet takılan toplantının, CHP'nin oyunu arttırmak için değil, bu yeni ilçede parti adayının - Ercüment Karabayır - açıklanması için, onun adaylığını destekleyenlerin çalışmasıyla, onun parasıyla düzenlendiğini tahmin etmek zor değildir... Ancak bir soru var: Siyasal parti yöneticileri bu adamları parti yararını göz önünde tutarak ayırıp, partilerinin oylarını artırabilecekler midir, yoksa bu adamlar gözlerine kestirdikleri partileri kişisel çıkarları için kullanacaklar mıdır? 1963 seçimleriyle uygulanmaya başlayan model 2004 seçimine kadar genellikle uygulanmıştır. Bu olayda bir tuhaflık görüyorum: Beklenmeyen bir olup bittiyle karşılaşılarak yapılanların ve söylenenlerin, 'açılım' ve 'politika' olarak sunulması! Ya bunu, argo deyimle, yiyenlere ne demeli?"

ORAL ÇALIŞLAR, RADİKAL, 19 Kasım 2008
"Deniz Baykal'ın bu çıkışının anlamlı hale gelebilmesi için ülkemizin demokratikleşme alanında yaşadığı sorunlara da yönelmesi gerekiyor. Örneğin 1982 Anayasası'nı demokratik yönde değiştirmek için bir adım atabilir mi? Kürt sorununa siyasi çözüm için projeler geliştirebilir mi? Avrupa Birliği'ne uyum yasaları, askerin siyasetteki rolü konusunda yeni ve ileri şeyler söyleyebilir mi? AKP'nin 'devletçi dil' kullanan bir değişime yöneldiği tartışmaları yapılırken, CHP'nin onun tersi yönde bir demokratik atılım yapması mümkün mü?"

AHMET ALTAN, TARAF, 21 Kasım 2008
"Baykal mesela beni çok şaşırttı. Çarşaflı kadınlarla sarıldı, onlara partisinin rozetini taktı. Çok da iyi yaptı. Demek ki türbanlılardan, başörtülülerden, çarşaflılardan korkmuyor. Neden onların üniversiteye girmesine böylesine sert karşı çıktı? 'Türban' kavgasında, büyük bir korku ve dehşetle konuşup başörtüsüne karşı çıkıyordu, başörtülülerin kendisinden korkmadığına göre 'başka bir şeyden' korkup da öyle davranmış olmalı?"
Haberin fotoğrafları