kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 30 Nisan 2008, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
EMRE AKÖZ

'Senin içişlerin beni ilgilendirir'

Olay ilginç. 12 Mart 1971 darbesinden birkaç ay önce dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil'e gizli bir çağrı ulaşır.
İran Büyükelçiliği, Şah Rıza Pehlevi'nin, Çağlayangil ile acilen görüşmek istediği haberini getirmiştir.
Neticede Çağlayangil, İran'a gider.
Olağan protokol kurallarının dışında bir görüşme yapılır... Yanında güvenlik danışmanı bulunan Pehlevi, pat diye konuya girer: " Birkaç ay içinde ordu Türkiye'de darbe yapacak. "
Çağlayangil bu sözü işitince fena halde bozulur. Belli ki İran gizili servisi böyle bir bilgi geçmiştir Tahran'a...
Tabii durum yüz kızartıcıdır: Türkiye Dışişleri Bakanı, ülkesinde darbe olacağını, komşu ülkenin devlet başkanından öğreniyor...
Çağlayangil, karizmayı çizdirmemek için uygun bir lisanla, Şah'a, " Bizim içişlerimiz sizi ilgilendirmez " der.
Şimdi de bozulma sırası Pehlevi'ye gelmiştir. Şah durumu Çağlayangil'e şöyle anlatır:
"Hem içeride, hem dışarıda uğraşacağım sürüyle sorun var. Biz zaten çokuluslu bir devletiz. Babam cahil adamdı ama bana daima ' Türklerle iyi geçin' derdi. Sizde sağlam bir rejim olduğu sürece benim için Türkiye sınırı mesele olmaz. Türkiye sınırına asker yığmama, ' yarın ne olacak' diye kaygılanmama gerek kalmaz. Türkiye'deki rejimin selameti, bizim de selametimizdir."
Bu anekdot, bir ülkenin, diğer bir ülkeye (komşusuna, müttefikine, vs.) "Benim içişlerim seni ilgilendirmez" deme lüksüne sahip olmadığını gösteriyor.
Tabii insanın aklına başka şeyler de getirebilir: Acaba kapatma davası ile ABD'nin İran'a ilişkin planları arasında bir ilişki var mı? Acaba İran'ı istikrarsızlaştırmak isteyenler, işe önce Türkiye ile mi başladı? Acaba Türkiye'de sivil siyasetin kolunu kanadını kırmak, en çok hangi ülkeye yarar?