kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 14 Aralık 2007, Cuma
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

Hanımefendiye kızacaklar 'star ettin çocuğu' diye

İPEK DURKAL GÜNAYDIN
Seda Sayan'dan ayrıldıktan sonra arkasından konuşanlara yeni çıkan albümüyle tokat atacağını belirten Nihat Doğan "Uyuyan devi uyandırdılar" dedi ve ekledi: Hanımefendiye diyecekler ki; 'Ne güzel senin yanındayken elinden tutup dolaşıyordu. Neden ayrıldın da star ettin çocuğu başımıza!'..
Nihat Doğan, 'Zoruna mı Gitti' adlı beşinci albümünü tamamladı. Kayahan'ın hediye ettiği bir şarkının yanı sıra kendi yazdığı şarkıları da seslendiren Doğan bu albümü bir 'onur savaşı' olarak nitelendiriyor. Seda Sayan ile yaşadığı çalkantılı ilişkisi bittikten sonra yaşadıklarını ve gelecek planlarını Doğan'ın tabiri ile 'face to face' (yüz yüze) konuştuk. Nihat Doğan yine literatüre geçecek sözler sarfetti!

* Albümlerin satmadığı, çoğunlukla single'lar ile durumun idare edildiği bir dönemde 14 şarkılık albüm çıkarmak risk değil mi?
Şu süreçte albüme çok şarkı almak maddi anlamda da bir külfet sayılabilir ama ben bu albümde her şeyin en iyisini, her şeyin en güzelini yapmak zorundaydım. Bu albüm benim onur savaşımdı. Ve ben elimdeki top tüfek ne varsa kullanmak zorundaydım. O yüzden dolu dolu bir albüm oldu.

SAHTE OKEYLER VAR
* Kime karşı böyle bir onur savaşı içindeydiniz? Dinleyiciye mi, meslektaşlarınıza mı ya da...?
Hayatımda karşılaştığım sahte okeylere karşı! 30 yaşımda bir delikanlıyım. Hayatta çok şeyler gördüm, benim tecrübem yeter, dediğim zamanda öyle bir durumla karşılaştım ki, dost bildiğim insanların aslında koynumda beslediğim yılan olduklarını gördüm. Bu yüzden de bunlara karşı savaşım var.

* Ne oldu mesela?
Bu yılanların arkamdan konuşmalarına şahit oldum. Bakın, bu insanların her türlü durumlarında yanlarında olmuş, elimi uzatmışım. Benim bunlara çok güzel bir tokat atmam gerekiyor ki bence bu tokat şarkılarım, türkülerim. Bu yüzden hayatımda hiç olmadığım kadar büyük bir hırsla bu albümü yaptım ve bitirdim. Ben güçlü bir insanım ama müzikal anlamda hiç bu kadar hırslı değildim. Aslında teşekkür etmem gerekir onlara, uyuyan bir devi uyandırdılar. Ben ayrılır ayrılmaz "Çok iyi oldu" diye hanımefendiye bağlılıklarını bildirenlere bu kez "Ya nereden ayrıldın da çocuğu başımıza star ettin. Ne güzel senin yanında elinden tutup, dolaşıyordu, başka hiçbir şey yapmıyordu" dedirteceğim. Bunu kendime aht ettim!

BENİ HİÇ ENTERESE ETMİYOR
* Albümün çıkış şarkısı da pek anlamlı geldi kulağa... "İsmini söylesem tanırsınız, onu siz de kınarsınız" diyorsunuz. Kastettiğiniz kişi Seda Sayan mı?
Şarkıyı ben yazmadım.

* Peki hangi duyguyla seslendirdiniz?
Şarkının melodik yapısı benim gırtlak yapıma uygundu. Şarkıyı sevdim, güzel olduğu için aldım. Bir hesap kitap yapmadım.

* Herkesin bildiği bir ilişki yaşadınız. İlişkiniz bitikten sonraki suskunluğunuzu koruyacak mısınız yoksa hazır albümünüz çıkmışken sizin de anlatmak istedikleriniz var mı?
Hayır, ilişkilerin arkasından konuşulması hiç doğru değil. Bir kere ben bu tarz bir adam değilim. Biten bitmiş, giden gitmiş. Onun neyini konuşuyorsun Allah aşkına?

* Deniz Uğur, Tamer Karadağlı ile ayrıldıktan sonra yaşadığı ilişkinin detaylarını anlatmıştı. Keza Tamer Karadağlı'nın adı şimdi Seda Sayan ile anılıyor. Bu konuda konuşmak ister misiniz?
Prensip olarak ikinci üçüncü şahıslar hakkında konuşmuyorum. Bana, beni sorarsanız çok sevinirim.

* Peki sizi sorayım, Seda Sayan'dan ayrıldıktan sonra, Sayan'ın adı Tamer Karadağlı ile anıldığında ne hissettiniz?
Beni hiç enterese etmiyor. Biz boşadığımız kadının topuğuna dahi bakmayız!!!

* Yine bir Nihat Doğan klasiği... "Face to face görüşelim- Senin ruhun benim ruhumun önünde diz çöker, tövbe ister- Ben sakat bir sineğim" hepsi sizden çıkan ama duyanı yerinden zıplatan cümleler. Bunlar düşünüp kurgulayıp mı söylüyorsunuz yoksa akışına göre mi çıkıyor?
Hepsi anlık... Söyleyene değil söyletene bak. Bazen hayatı ti'ye almak gerekiyor. Bütün o ciddi konuların içinde espri mahiyetinde ama düşündürtecek şeyler söylüyorum.

* Peki sakat sinekten kastınız ne?
Bu bir savaştır ve benim de bu savaş filmindeki rolüm sakat sinektir.

* Bir de Robin Hood olmak istiyormuşsunuz?
Tabii, bir sonraki rolüm Robin Hood.

HALKIN İDOLÜ OLACAĞIM
* Ne yapacaksınız, zenginden alıp fakire mi vereceksiniz?
Neler yapacağımı göreceksiniz ama kendime on sene verdim. Hani şu anketlerde "En güvenilir sanatçı" çıkanlar var ya, baştan sona yalan. Sesi beğenilen, kendi beğenilen sanatçı var. Ama güvenilir yok! Bir sanatçı başbakan olur, o zaman onun önünde ceketimi iliklerim. Güvenmek kendini, namusunu, malını, mülkünü teslim etmektir. Bu ülke insanı hangi sanatçıya bu ülkenin namusunu teslim etmiş?

* Milletvekili olanlar oldu ama...
Milletvekilliği basit bir kavram. Her beş yılda bir, 550 tane milletvekili geliyor geçiyor. Türkiye'de 10 sene sonra elini sallasan, metrekareye iki tane milletvekili düşecek! Milletvekili ne yapıyor, elini kaldır, indir... Ben başbakanlıktan, liderlikten bahsediyorum. Ben bunu kıracağım, Robin Hood olacağım. Halkın sözcüsü, idolü olacağım!
Haberin fotoğrafları