kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 16 Kasım 2007, Cuma
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
Levent Kırca

Erotik eserlere Levent Kırca tacizi

Adalet Cingöz
05.10.2007
10. Uluslararası İstanbul Bienali, Antrepo'da yer alan Kuveyt doğumlu Hamra Abbas'ın Aşk Dersleri isimli erotik eserleri Levent Kırca'nın tacizine uğradı. Bunun üzerine görevliler Kırca'yı uyardı. Kırca, görevlilere "Sanat eserine nasıl davranılır bana siz mi öğreteceksiniz! Ben Akademi mezunuyum. Resimden de heykelden de en iyi ben anlarım," diye bağırmaya başladı. İstanbul Bienali'nde gün geçmiyor ki, bir fırtına daha yaşanmasın... Levent Kırca'nın olaylı Bienal ziyaretinin yanı sıra geçtiğimiz hafta Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi yeni dekanı, Atatürk'ü Bienal küratörü Hou Hanru'dan korumak üzere harekete geçmişti. Fakültenin açıklamasının gazetelerde yayınlandığı gün, soluğu Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Acıbadem kampusunda aldım. Hocaların çoğunun bildiriden haberi yoktu. Bildiriye karşı olanlar da vardı. Bazı hocalar ise "Atatürk'ümüze laf edilemez," diyerek bildiriye olan inançlarını dile getiriyorlardı. Neden fakülte dekanı, çoksesliliği bastıran bir kurul kararıyla bu Bienal'in kavramsal çerçevesini eleştirdi, hiç anlamadım. Herkes elbette İstanbul Bienali'ini istediği gibi eleştirmekte özgür. Zaten bienallerin en büyük özelliği, bu tür kültürel tabuları yıkmakta tetikleyici bir role sahip olmaları... Venedik Bienali, Documenta sergisi, Sao Paolo Bienali yapıldıkları ülkenin sorunlarına ilişkin yeni pencereler açıyor. İstanbul Bienali de işte tam da bunu yapıyor. Kendi siyasi tarihimizle, sosyal ve kültürel tabularımızla yüzleşmemizi sağlıyor. Maskelerimizi teker teker düşürüyor...

ÜNİVERSİTEDE CADI AVI
Dekanın, bildiriden sonra gazetelere "Fakülte kurulu kararı, tüm öğretim elemanlarını temsil eder. Bu fikirde olmayan öğretim üyelerimiz, kendi görüşlerini beyan edebilirler. Biz de size onların isimlerini açıklarız," demesi, son günlerde yaşanan 'cadı avı'nın boyutlarının bir güzel sanatlar eğitimi kurumunda da yaşanabileceğini gösterdi. Bedri Baykam, bu bildirinin yayınlanmasını son derece doğru bulduğu yazısında Hanru'ya sormuş: "Bu sergiyi İran'da açabilir misin? Cumhuriyetin AKP'ye rağmen hâlâ ayakta kalan kalıntıları sayesinde, o dev erotik minyatür heykelleri Antrepo'ya koyabildiğini bile anlayamadın mı?" Ben de bir soru sormak istiyorum: Bugüne kadar 10. İstanbul Bienali kadar başarılı bir bienal oldu mu? Ülkenin tüm siyasi gündemini kendi içindeki gündemle bu kadar güzel iç içe geçiren; bize Batılı bir modernliği dayatmadan kendimizi dayatan bir bienal oldu mu?