kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 1 Ağustos 2007, Çarşamba
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC
HINCAL ULUÇ
Hıncal'ın Yeri

İki yemek için Londra..

EFENDİM, bendeniz de JetSet oldum sonunda.. Üniversite yıllarımızda çıkmıştı bu laf.. Gazete haberlerine, magazin dergilerinde ağzımızın suyu akarak okurduk..
Sabah kahvaltılarını Roma'da yapıp, öğle yemeğini Londra'da yedikten sonra akşam için Paris'e geçen bir sosyete çıkmıştı ortaya, jet uçaklarıyla birlikte.. Adı öyle konmuştu.. Jet-Set diye..
Perşembe Londra'ya uçtum. Cumartesi döndüm..
"Ne yaptın" diyorlar.
El cevap!..
İki yemek yedim..
Vallahi de, billahi de o.. Londra gezimin iki tepe noktası, Perşembe ve Cuma geceleri yediğimiz yemeklerdi.. Güneri (Civaoğlu), Mehmet (Yılmaz) ve ben davetliydik..
Ben Hüseyin'le (Özer) gelip gittiğim için fena halde hava atacağımı düşünüyordum. Hüseyin'in son model iki kişilik Ferrarisi'yle hava atılmaz da neyle atılır..
Cipriani adlı restoranın önünde durduk ki, sıra sıra Lamborginiler, Meseratiler.. En kötüsü Bentleyler..
Girdik içeri, tıklım.. Ayakta duracak yer bile yok. Bir yarma hareketiyle masamızı bulurken etrafa baktım.. Ivana Trump da orda.. Ama daha çok orda olanlar, Araplar ve Hintliler..
Daha düne kadar Britanya İmparatorluğu'nun sömürgesi olan ülkelerden gelenler, şimdi başkent Londra'yı paralarıyla esir almışlar.. Eziyorlar.. Sömürülenlerin intikamı..
Cipriani, bir İtalyan restoranı.. Valla yediklerim ahım şahım değildi. Yani tıpkısının aynisi bizim ünlü İtalyan.. Millet yemeğe değil, görmeye ve görünmeye geliyor.. Kapıda da paparazziler olunca, tamam..
İkinci gece daha özel bir yerdeydik. Ünlü İngiliz kulüpleri vardır hani, üyelere açık.. Anabel onlardan biri ve en gözde olanlarından.. Kapıda gene en lüks, en pahalı arabalar.. Bu defa mutfak Fransıza yakın.. Ve bu defa yediklerim nefisti.
Ne var ki yemek sonu her iki gece de işkence oldu benim için..
Düşünebiliyor musunuz?..
Bu kadar lüks, bu kadar pahalı lokantalara, en lüks, en pahalı arabalarla geliyorsunuz. Üzerinizde hepsi marka kostümler ve aksesuarlar.. Eşek yükü ile de hesap ödüyorsunuz. Ama ne yemekte, ne sonrasında, puronuzu tüttüremiyorsunuz.
Zavallı Mehmet'le Güneri, ikide birde kapıya çıktılar, iki nefes sigara içmek için. Onda da kulüp kapısından 10 metre öteye gitmeniz gerekiyormuş.
Ben yapamam ki. Sigara içmem. Günde bir tek Havana keyfim var, o da akşam yemeğinden sonra.. Mümkün değil..
Teknoloji bu kadar ilerlemişken, en ileri havalandırma imkânları varken, olmadı, yalnız tütün kullananlar için restoran, kulüp açmak mümkünken, toptan yasaklamak ve insanları böyle bir işkencenin içine atmanın mantığı nedir, anlamakta güçlük çekiyorum.
Londra'nın bir de gündüzü var. Esas davet sebebimiz oydu zaten. Yarım günlük bir ziyaret. Onu da yarın anlatayım, artık.