kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Erdal Safak @ SABAH
 

Erdoğan'ın randevuları

Londra, Berlin, Madrid tamam. Sıra Türkiye'nin AB üyeliği için en önemli kilit olan Paris'i açmaya geldi
Fransız basını Erdoğan'ın dün başlayan gezisini böyle değerlendirdi.
Gerçekten de Fransız siyasetçilerinin de, partilerinin de çoğu Türkiye'nin üyeliğine karşı. AB Anayasası'nın mimarı, Fransa eski Cumhurbaşkanı Valery Giscard d'Estaing'in "Türkiye'nin üyeliği AB'nin sonu olur", "İstanbul Boğazı, Anadolu'nun ortasından akmıyor" gibi çıkışları, bu karşıtlığı daha da biledi. Hatta birçoğunun görüş değiştirmesine neden oldu.
Erdoğan'ın görüşeceği liderlerin tutumlarını kısaca hatırlatalım.
Halk desteği çok azaldığı için koltuğu pamuk ipliğine bağlı olan Başbakan Jean-Pierre Raffarin, Türkiye'ye sıcak bakmıyor ama Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'la ters düşmemek için bu konuda pek görüş belirtmiyor.
İktidardaki Halkçı Hareket Birliği'nin (UMP) yolsuzluk davasında mahkum olduğu için görevden ayrılan lideri Alain Juppe de, karşıtlar safında yer alıyor. "Türkiye'nin üyeliği Avrupa'nın sonu olur" diyen Juppe'ye göre en iyi çözüm, ilişkileri "Yakın komşuluk" statüsüne oturtmak. Juppe, AB ile Gümrük Birliği'ni başlattığımız 1990'ların ortalarında Fransa Başbakanı olarak Türkiye'nin üyeliğine destek veriyordu. Şimdi "O dönemde yanlış düşünüyormuşum" diyor.

Sağdan destek yok

Juppe'nin yerine en güçlü aday olarak gösterilen, ancak Erdoğan'ın randevu listesinde bulunmayan Maliye Bakanı Nicolas Sarkozy de farksız: "Türkiye, tarihiyle, coğrafyasıyla, kültürüyle Avrupalı değil." Sağın bir başka önemli adı, Fransız Demokrasisi Birliği'nin lideri
François Bayrou, saydıklarımızdan da sert bir karşıt. Görüşleri şöyle: "Türkiye'nin üyeliği AB'nin bütünlüğünü sulandırır ve zayıflamasına yol açar."
Özetle Fransız sağından Türkiye'ye fayda yok. Ya sol?
Bugün ana muhalefet konumunda olan ancak ilk genel seçimde -yeniden- iktidara gelmesine, hatta -yeniden- cumhurbaşkanlığını da kazanmasına kesin gözüyle bakılan Sosyalist Parti, AB üyeliğimizi destekliyor. Ancak Genel Sekreter François Hollande'ın bir koşulu var: "Türkiye, Ermeni soykırımını tanısın!"
Hollande son olarak 3 Haziran'da Ermeni Taşnak Partisi'nin Avrupa Başkanı Murat Papazyan'la yayınladığı ortak bildiride, "Türkiye'nin AB'ye üyelik görüşmelerine başlamasının Avrupa Parlamentosu'nun 18 Haziran 1987 tarihli kararına uyma koşuluna bağlanmasını" istedi. O karar "Ermeni sorununa siyasal çözüm" öneriyor ve Türkiye'yi soykırımı tanımaya çağırıyor.

Avrupa politikası

29 Mart 1999'da Fransız parlamentosundan Ermeni soykırımının tanınmasını devlet politikasına dönüştüren bir yasa çıkartan sosyalistler şimdi yeni hamleye hazırlanıyor. Hem de çift yönlü. Bir yandan Fransız parlamentosundan "Ermeni soykırımının reddi"ni suç sayacak bir yasa geçirtmek için çalışacaklar. Bir yandan da Türkiye'nin soykırımı tanıması koşulunu Avrupa solunun ortak politikasına dönüştürmeye uğraşacaklar.
"Türkiye'nin AB yürüyüşü geri döndürülemez" diyen Chirac, böyle bir tablo karşısında ne yapabilir?
Kamuoyunda ve partilerde esen rüzgarlara direnip Aralık'taki AB zirvesinde koşulsuz ve geciktirilmeden üyelik görüşmelerinin başlamasından yana mı tavır koyar, yoksa dün anlattığımız "Tavşana kaç, tazıya tut" politikası mı izler?
Sizce Chirac hangisini tercih edecek ya da etmek zorunda kalacak?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Kapanmayan hesap   / 26-07-2004
 Bir lidere veda yazısı   / 25-07-2004
 Abdülhamit'in torunundan Lozan'a   / 24-07-2004
 Mostar'ın Anka Kuşu   / 23-07-2004
 Fırsat penceresi   / 22-07-2004
 Bir krizin perde arkası   / 21-07-2004
 Erdoğan'ın randevuları   / 20-07-2004
 Tavşan ve tazı   / 19-07-2004
 Şimdi tam zamanı   / 16-07-2004
 Sansasyonun bedeli   / 15-07-2004
REHA MUHTAR
Özal'ı limonata mı öldürdü?..
Seyahatten yeni dönmüştü..
ERDAL ŞAFAK
Partiler amip mi?
Ecevit insan aklına, doğaya ve bilime...
AHMET HAKAN COŞKUN
Huzur arıyorum!
Vallahi de, billahi de vakti geldi,...
MEHMET BARLAS
Siyasi danışmanlar asla patronlarına...
ALİ KIRCA
İstifa
Beş yıl önce... Büyük depremden tam tamına 50 gün...
Fener bu kez 12'den vurdu
Fener bu kez 12'den vurdu
İşte sambacı için bazı görüşler: F.Bahçe için şans, rakipler için...
Sıra taraftarda
Sıra taraftarda
G.Saray'ın mabedi Ali Sami Yen, 4 Ağustos'ta Suat Kaya'nın...
Van'da devletin olmadığı 1 saat
Eski milletvekili Bayram adamlarıyla Van polis merkezini basınca,...
Sarıgül'ü hakir görmek yakışmaz
Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, kendisiyle ilgili soruya...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.