kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Euro 2004
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
  » Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Kusurlarımla, çizgilerimle görünmek istiyorum
Kusurlarımla, çizgilerimle görünmek istiyorum
Açıkhava'ya hazırlanıyor

Kusurlarımla, çizgilerimle görünmek istiyorum

Ajda Pekkan, kendi içinde müthiş bir yolculuğa çıkmış. Fazlalıklarından kurtulmuş, hafiflemiş. Belli ki şimdi kendini daha çok seviyor, kendine daha çok özen gösteriyor İşte, yıllardır estetikleriyle konuştuğumuz 'en güzel' kadından şaşırtan itiraf: Artık kusurlarımla çizgilerimle görünmek istiyorum. Neysem o çıksın fotoğraflarda. İçimdeki 'ben' çıksın '.

Ajda Pekkan, üç yıl önce, İstanbul'daki muhteşem evini bırakıp, bir köye yerleşti... Abartmıyorum... Polonezköy yolunu geçtikten sonra bir küçük kapıdan giriyorsunuz onun o gizli-saklı dünyasının içine... Ve içeri girdiğiniz andan itibaren de nerede olduğunuzu unutuyorsunuz... Belki de böyle bir yolculuk herkes için gerekli. Neden mi? Kalabalıklar içinde duyamadığınız kendi sesinizi duymanız için, göremediklerinizi görebilmeniz için. Polonezköy'deki evde geçirdiğim saatlerde, uzun süredir tanıdığım Ajda Pekkan'ı bir başka gördüm. Fazlalıklardan kurtulmuş, sakinleşmiş, hafiflemiş. En önemlisi kendisiyle buluşmuş... Gününün büyük bölümü, salonun hemen önünde başlayıp, uzayıp giden bahçede geçiyor... Kedileri (11 tane) ayağının altında dolaşıyor... Kuş sesleri ile uzaklarda havlayan köpeklerin sesleri birbirine karışıyor... "Ben sizi kaçıyorsunuz sanmıştım ama yanılmışım. Siz buraya, kendinize gelmişsiniz" diyorum... Gülüyor kahkahalarla... "Neler yaşadığımı ne güzel anladın" diyor... Sonra uzun uzun konuşuyoruz... Ve beni en çok şaşırtan sözü söylüyor: "Artık kusurlarımla, çizgilerimle görüneyim istiyorum. Neysem o çıksın fotoğraflarda. İçimdeki 'ben' çıksın istiyorum. Her şeyimle..." Bunu söylediği anda, bizimle birlikte oturan yönetmen Ayşe Ersayın ile göz göze geliyoruz. "Nasıl yani?" diyorum... "Öyle işte" diyor, Aynen söylediğim gibi..." Yıllardır estetikleriyle konuştuğumuz, en güzel-en model kadının bu itirafı beni şaşırtıyor. Ve öğle uykusundan birkaç saat önce kalkmış Ajda Pekkan'ın en doğal halini fotoğraflamaya başlıyorum küçücük makinemle... Reddedilmeyeceğimi biliyorum, kendini saklamayacağını da... Ve çektiğim fotoğrafları gördükçe, kendi en yalın halini gördükçe "Ne güzel" diyor... İşte, ruh dinginliğinde kendini bulmuş Ajda'nın en Ajda hali...

* DOĞRU ZAMANDA KAÇTIM
"Öyle kalabalıklar içinde yaşadım ki... Mecburdum. Kaçmak da mümkün değildi. Daha önceleri kaçmış olsaydım, yanlış olabilirdi. O zaman unutulurdum belki. Ama şimdi, zamanlama çok güzel oldu."

* ANNEM BU HALİMİ GÖREMEDİ
"Yıllarca öyle savaşlar içinde yaşadım ki.. Beraber olduğum arkadaşlarımı bir yana bırakın, annem bile beni anlamıyordu. Ben de onu anlayamıyordum. Onun için vicdanımın bir tarafı o kadar üzgün ki... Çünkü bugünkü anlayışlı ve sakin halimi ona gösteremedim."

* TERAPİLERİN FAYDASI OLMADI
"Benim bir psikoterapiste gitmek yerine böyle bir ruh dinginliğine ihtiyacım olduğunu gördüm. Ayrıca kendi sorunlarımı en iyi kendim biliyorum. Bir iki defa denedim, terapiye gittim. Baktım ki, kendi iç sesimi tekrar ediyorum orada. Sonunda olayları kendi sesimle kendi beynimde çözdüğümü fark ettim. Çünkü karşımdaki kişi beni saygı ve sessizlik içinde dinliyor, üzülmemem gerektiğini söylüyordu. Sonunda olayı kendi beynimde çözdüm."

* REYTİNG VE TİRAJ KAYGIM YOK
"Herkes albümümü bekliyor. İkiüç şarkıya daha ihtiyacım var. Yaza yetişmesi gerekiyordu ama içime sinmediği için durdurttum. Albüm yaza yetişsin, şarkılarım her yerde çalsın diye bir kaygım olmadı. Bizim tiraj ya da reyting gibi kaygılarımız olmamalı. Bizler- Türkiye'de birkaç sanatçıyız zaten belli ölçüleri olan insanlarız. Bizim albümümüzü alacak insanlar bir şarkılık bir yaz albümü almayacaklar ki..."

* BAKTIM Kİ TREN 'DÜT DÜT' GİDİYOR, BEN İNDİM...
Son yıllarda yaptığım albümler; Best Of'tu, Diva'ydı... Hepsi sermayedendi... O zamanlar öyle bir nostalji treni vardı. Ama sonra baktım ki, trene ben de binmişim, gidiyorum. Baktım ki tren 'düt düt' gidiyor, bizim şarkılar da gidiyor... Zaten o şarkıları, sağolsunlar bütün sanatçılar bütün programlarda okudular. Ben de kendimi daha fazla tekrar etmemek için bu işe bir dur demenin zamanı geldiğini söyledim kendime. Durdum. Durduğun zaman daha çok panikliyorsun. 'Nasıl bir şarkı bulmalıyım ki, tıpkı eski şarkılar gibi 30 yıl-40 yıl yaşasın' diyorsun. Bu yüzden yeni şarkılara çok dikkat etmem lazım. Hem benimle örtüşecek, hem kaliteli olacak, hem de insanlar sevecek. Bütün bunları bir arada düşünmek beynimi çok yoruyor. Bütün bu kaygılardan dolayı süreç uzadı."

Şengül Balıksırtı

DİĞER MAGAZİN HABERLERİ
 Olimpiyat tanrıçaları
 Ruslana bile Harem'e hayran
 Liseli aşıklar gibiler...
 Kıyafeti iyi hoş ama...
 Şimdi bakım zamanı
 Dedikoduya önlem
Ebediyete giden yolda dünyevi bakım hizmeti
Ebediyete giden yolda dünyevi bakım hizmeti
Türkiye'nin ilk özel mezar bakım ve yapım şirketi, Ankaralılar'ın...
Ne klasik ne dünya müziği 'This is Fahir's Music'
Ne klasik ne dünya müziği 'This is Fahir's Music'
Fahir Atakoğlu için statü hiç önemli değil... Ünlü piyanist, "Müzik...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.