kapat
   
SABAH Gazetesi
 
  » Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Ana Sayfa
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Yaşama Dair
    Sinema
    Hobi
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Erdal Safak @ SABAH
 

Dostluk sınavı

Sözünü esirgememesiyle tanınan Alman Hıristiyan Demokrat Birliği lideri Angela Merkel'in bugün Ankara'da yapacağı açıklamalar, sakın moralinizi bozmasın. Bu uyarıyı baştan yapmakta fayda var; çünkü kamuoyu Kıbrıs'ta çözüm yolunun açılmasından sonra bile Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkan Merkel'in önerisini pişmiş aşa su katmak görebilir. Önce Merkel'in portresini çizelim. 49 yaşında, Doğu Almanya kökenli. Babası rahip. Fizik doktoru. Başından iki evlilik geçti, çocuğu yok. Özgür seçimlerle oluşan Doğu Almanya'nın ilk ve son hükümetinde görev yaptı. Sonra Berlin Duvarı yıkıldı, iki Almanya birleşti. İlk seçimde Hıristiyan Demokratlar-Liberal Parti desteğiyleiktidarı korudu, Merkel de hükümete girdi. Rüşvet skandalları Helmut Kohl'u tepetaklak edince Merkel, 2000 başındaki kurultayda partinin liderliğine seçildi. 11 Nisan'da görevi devralmadan sadece bir gün önce verdiği ilk demecinin konusu neydi biliyor musunuz? Türkiye. Şöyle diyordu: "Türkiye'ye hiç tartışılmadan nasıl adaylık verildiğini insanlar bir türlü anlayamadı. Bu kararın halk desteği yok. Dürüst ve gerçekçi olmalıyız. Bir yerlerde Avrupa'nın sınırlarını çizmek şart, yoksa AB'nin çarklarını çalıştıramayız." Onun ifadesiyle "dürüst olmak"gerekirse, Merkel bu çizgisini hiç değiştirmedi. Geçen 4 yıl boyunca her demecinde Türkiye'nin üyeliğine karşı olduğunu tekrarlayıp durdu. Gelelim önerisine. Onun ve arkadaşlarının bulduğu formül: "Türkiye'ye imtiyazlı ortaklık verilsin." Gerekçeleri: "Sorun, Türkiye'nin Kopenhag Kriterleri'ne uyumu değil, 70 milyon nüfuslu Müslüman bir ülkenin AB'ye entegrasyonu." İmtiyazlı ortaklığın tam tanımını yapamadılar ama şöyle ifade ediyorlar: "Türkiye ile serbest ticaret bölgesi oluşturalım. Ayrıca olabildiğince Avrupa'nın dış ve savunma politikalarına entegre edelim."

Her söze inanmayın
Merkel'i fazla önemsemenin anlamı yok, çünkü İngiliz Muhafazakar Parti'den Berlusconi'nin Forza Italia'sına, Gonzales'in İspanya Halkçı Partisi'ne kadar birçok sağ parti onun görüşlerini paylaşmıyor. Hem sonra bu saydığımız partiler, Merkel ve arkadaşlarının kafa dengi olmadığını anlayınca Avrupa Halkı Partisi'nden ayrılıp başka bir oluşum denemeyi kararlaştırdılar. Yeni grup merkez sağdan merkez sola kadar geniş bir yelpazeye yayılacak. Bize göre asıl "dost bildiklerimiz"den korkmak gerekiyor. İşte 100 gün önce Alman "Frankfurter Rundschau" gazetesinde yayınlanan bir yorum-haber: "AB'nin eski üyelerinde (yani 15'ler) zaten güçlü olmayan Türkiye'yi alma eğilimi şimdi gözle görülür biçimde azalıyor. Onlar görüşmeler sırasında Türkiye'nin üyeliğinin engellenebileceğine inanıyorlar. Ankara'nın iç politikada neler talep edildiğini fark edince kendiliğinden AB ile özel bir ilişki kurma görüşünü benimseyeceğini düşünüyorlar. Bu, adaylık ile tam üyelik arasında bir statü olacak." Sıradan bir yorum demeyin. Buyurun, AB Komisyonu'nun genişleme sorumlusu Verheugen'in 29 Ocak'ta Alman Meclisi'ndeki konuşması: "Bazı partiler Türkiye'ye imtiyazlı ortaklık teklif ediyor. Bu gelecekte mümkün olabilir. Biz müzakerelerin başlamasından hareket ediyoruz." 100 gün öncesinin haberindeki ifadelerin bire bir tekrarı... "Türkiye'yi boş yere umutlandırmayın" diyen Merkel mi daha dürüst, yoksa "Canım müzakereler başlasın, sonra bir çaresine bakarız" diyen sözde dostlar mı?

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Komşunun Neo-Con'ları   / 21-02-2004
 Baykal-Karayalçın   / 20-02-2004
 Tek yönlü yol   / 19-02-2004
 Ayna ayna, göster bana   / 18-02-2004
 Kısmetsiz geziler   / 17-02-2004
 Dostluk sınavı   / 16-02-2004
 Emirle zayıflamak   / 15-02-2004
 Bugün bana çiçek yolla   / 14-02-2004
 Tatsız gerçek   / 13-02-2004
 Siyasiler ve depolitize halk   / 12-02-2004
ERDAL ŞAFAK
Bu geziye dikkat
Ankara'nın şu sıralar geleni gideni pek...
AHMET HAKAN COŞKUN
'Süryani' imiş!
9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde...
MEHMET BARLAS
Mutlu olmak, bir diskçalar mesafede...
İki hafta önce...
ÖMER ÇELİK
İyi yaşam ve yerel perspektifler
Türkiye için önemli bir...
SAVAŞ AY
Televizyon günahkarmış!...
Kötü giden her şeyin...
REFİK DURBAŞ
Yayınevleri 'korsan' değildir
Korsan yayıncılığı...
NEBİL ÖZGENTÜRK
Çizgi filmin gücü...
Çizgİ deyip geçmeyin.
Bazen...
HINCAL ULUÇ
Barlas aldı götürdü..
Mehmet Barlas 1950'lerde dansı...
Bir uyarı da şifo'dan 0-0
Bir uyarı da şifo'dan 0-0
Ligin ikinci yarısındaki 4 maçta iki galibiyet, bir yenilgi, bir...
Mondi hazır da... 2-1
Mondi hazır da... 2-1
UEFA sınavı öncesi defansı tel tel dökülen G.Saray, Necati ve Prates...
Şimdi sıra gönül yolunda
Şimdi sıra gönül yolunda
Seçim kampanyasını kendi bölgesi Siirt'te açan Başbakan Erdoğan,...
Kanlı siyaset
Kanlı siyaset
Adana Yumurtalık'ta AKP'den aday adayı olan Emine Koçak Memili'nin,...
"Ne sağcıyım ne de solcu" devri kapandı
Güçbirliğinin Ümraniye adayı Arif Sağ ile Esenyurt'ta yeniden aday...
'Beni neden bıraktın Ozan?'
'Beni neden bıraktın Ozan?'
İzmir'de yanan kafeteryanın garsonu Ozan Denizgezen, Müjde'yi...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Günaydın | Bizimcity | Sizinkiler | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin Sağlık | Cumartesi | Aktüel Pazar | Yaşama Dair | Sinema | Hobi
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.