kapat
19.03.2002
 GÜNAYDIN
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 İSTANBUL
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SABAH
 FOTOMAÇ
 GÜNAYDIN
 ŞAMDAN
 CİNSELLİK
 EMİNE BEDER
 SABAH PAZAR
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HIGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Mutavva ve vahşet

Suudi Arabistan'da, okullarında çıkan yangında diri diri yanarak ölen 15 kız öğrenci için üzülmemek olanaklı değil. Hepsine allahtan rahmet diliyorum.

Hele 15 öğrencinin Suudi Arabistan din polisinin çağdışı daha doğru deyişle vahşi tutumu nedeniyle öldüklerini düşününce kızıp öfkelenmeden edemedim.

Sözde polis olan vahşiler; yanan okuldaki kızların dışarı, itfaiyecilerin de içeri girmesine "namahrem" gerekçesiyle izin vermeyerek, 15 genç insanı öldürdüler.

SÖZDE POLİSLER

Aslında bu sözde polis denen vahşiler ve Suudiler hakkında yazmak hiç içimden gelmiyor. Çünkü yazmak biraz olsun onları ciddiye almak anlamına geliyor. Ama gerçekleştirdikleri vahşeti sergilemek insanlık adına bir boyun borcu olduğu için üzülerek yazıyorum.

Umuyorum bu vahşet, yıllarca Suudiler'le kolkola gezen ve onları gelir kaynakları olduğu için gönüllerinden bir türlü uzaklaştıramayan bizim siyasal islamcıları da üzmüştür.

Din polisi deyince aklınıza bir güvenlik kurumunun resmi temsilcileri falan gelmesin.

Koyu bir tutuculuk ve cehalete mahkum psikopat ruhlu kişiler, Suudi yetkililerince "Mutavva" olarak adlandırılan sözde din polisi olarak görevlendirilirler. Amaçları topluma korku salmak olan bu kişiler, aylak aylak dolaşan bağnazlardan başka bir şey değildir.

BİR ANLIK DALGINLIK

Bu vahşet nedeniyle bazı anılarım canlandı.

Geçtiğimiz yıllarda iş nedeniyle Suudi Arabistan'a gitmiştim. İlk durağım Dammam Ğ Dahran şehirlerinin olduğu bölgeydi. Görünüşte çok modern olan Dammam'a vardığımda, bir Amerikalı kadının ayaklarının hemen üstü yani bilek kısmı açıkta kaldığı için din polisi tarafından bir süpermarkette ciddi bir şekilde hırpalandığı, konuşuluyordu. Mutavva, Amerikalı kadının açıkta kalan ayak bileklerine sopayla fena halde vurmuştu.

Daha sonra Riyad'a geçtim. Bir gün öğleden sonra ünlü bir otele yakın yolda yürüyordum. Karşıdan bir üstü açık kamyonetin üstünde bağırıp çağıran insanlarla birlikte bana doğru geldiğini gördüm. O anda namaz saatinde dışarıda olduğumu anladım ve yolu terk edip aradaki boş arsadan otele doğru koştum. Resepsiyondaki görevli, ben daha anlatmadan heyecanımdan durumu kavramıştı ve hemen arkada bir yere geçmemi işaret etti. Mutavva'nın yoldan geri dönmesi ve otele gelmesi için kısa da olsa bir süre geçmişti. Mutavva bağırıp çağırarak otele girdi. Resepsiyon görevlisiyle tartıştılar. Resepsiyon görevlisi benim orada olmadığıma onları inandırdığı için çekip gittiler.

Resepsiyon görevlisi Türk olduğumu da öğrenince büyük bir bela attlatınız dedi ve ekledi: Müslüman olduğunuz için size yapmadıkları eziyet kalmazdı.

Bu anlatıklarım orada yaşanan korku filminin çok küçük bir parçası. Yemen gibi özgün bir ülke dahil çok sayıda Arap ülkesini gördüm ve gezdim. Tutuculuk ve cehalet adına birçok şeye tanık oldum.

AmaÉ

Suudi Arabistan'da Mekke dahil hemen her yerde havanın her zerresine nüfuz eden bağnazlık ve kasveti hiçbir yerde görmedim.

Bu bağnazlar Türkleri ve Atatürk'ü hiç sevmezler. Nedeni açık değil mi?



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır