kapat
11.03.2002
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 İNANÇ
 ANKETLER
 ŞAMDAN
 DİYET
 TATLILAR
 CİNSELLİK
 PAZAR SABAH
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HİGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 
Medya ve ceza

Medya ile ilgili şikâyeti olanların en çok dile getirdikleri konu, "tekzip" işleminin çalışmamasıdır. Bugünkü yasaya göre herhangi bir haberden şikâyetçi olan kişi önce bir "düzeltme" gönderir, eğer bu "düzeltme"den tatmin olmazsa mahkemeye başvurarak "tekzip" metni yayınlatmak ister. Uzman mahkemelerin olmaması dolayısıyla bu işlem iki taraflı yanlışlara yol açar.

Televizyon ve radyolarda ise RTÜK hem savcı hem yargıç konumundadır. Radyo Televizyon Üst Kurulu 1994'te kuruldu. Kurulduğu dönemde, diğer ülkelerin tecrübeleri ve yaşanan sakıncalar, ulaşılan son denetim mantıkları bir kenara bırakıldı ve yine "bizim koşullarımız özeldir" ve "en iyi biz biliriz" diyenler, bugün yürürlükte olan RTÜK yasasını çıkardılar.

RTÜK ve dehşet tablosu
RTÜK'ün 7 yıllık "ceza" bilançosuna bakıldığı zaman ortaya "dehşet" bir tablo çıkıyor. Bianet'te yayınlanan çalışmadan aktarıyoruz.

7 yılda tüm televizyonlar, toplam 3.295 gün ekran kararttı, tüm radyolar, toplam 12.904 gün sustu. Bu cezaların kaynağı olan suçlar da şöyle bölünüyor:

* Bölücü ve yıkıcı yayın dolayısıyla 33 televizyon ve 95 radyoya 9.228 gün yayın durdurma, 320 uyarı.

* İrticai yayın dolayısıyla 38 televizyon ve 75 radyoya 5.575 gün yayın durdurma ve 325 uyarı.

* Kişilik haklarına saldırı gerekçesiyle 97 televizyon ve 86 radyoya 606 gün yayın durdurma ve 277 uyarı.

* Genel ahlâka aykırı yayın iddiasıyla 33 televizyon ve 39 radyoya 298 gün yayın durdurma ve 141 uyarı.

* Çocukların ruh sağlığını bozacak nitelikte yayın iddiasıyla 41 televizyon ve 13 radyoya 98 gün yayın durdurma ve 104 uyarı.

Bu tablo şunu göstermektedir: Televizyon ve radyolar için doğal yargı sisteminin dışında ikinci bir sistem kurulmuştur.

Batı'da televizyon ve radyo düzeninin denetim ve izlenmesi işlevini yerine getiren üst kurullar "adalet sağlama" kurumları değildir, "teknik" denetimi yapan kurumlardır.

'Bizim koşullarımız özel' mi?..
Batı'da gelişen "ceza mantığı"nı en iyi anlatan iki örnek yakında yaşandı. Geçen hafta Fransız Liberation gazetesinin iç sayfalarında, sayfanın üstünde 24 punto harflerle bir tek cümle yer aldı. Bu cümle 2000 yılı temmuz ayındaki, bir kurumla ilgili haberi dolayısıyla gazetenin mahkum olduğunu söylüyordu. Hiçbir okurun bunu görmemesine imkân yoktu. Mahkeme, gazeteyi mahkum ederken bu duyurunun, bu şekilde yayınlanmasına da karar vermişti.

İkinci örnek Belçika'da yaşandı. Gazetenin bir sayfasında iki haber yan yana yer alıyordu. Ancak kötü bir sayfa düzeni dolayısıyla kendi fotoğrafının "sübyancı çetesi" haberine ait olduğu izlenimi yaratıldığını savunan avukat da davayı kazandı ve 12.500 Euro tazminat aldı. Gazete yine aynı şekilde kendi mahkumiyetini duyurdu.

Basın Kanunu ve RTÜK Kanunu değişirken, bizim yaşadığımız sorunların sadece bize özgü olmadığını, başka ülkelerde de hemen hemen aynı şeylerin yaşandığını görmek durumundayız. Görmediğimiz zaman da yukarda aktardığımız RTÜK cezaları tablosu hep karşımızda olacaktır.



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap

Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır