kapat

16.05.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Memur-işçi uçurumu devam ediyor

Her ne kadar büyüklerimiz milletin gözünün içine baka baka, "İstikrarı sağladık. Ekonomi yerine oturdu, enflasyon dizginlerdi, her şey yolunda..." diyorlarsa da, madalyonun öbür yüzü hiç de öyle gözükmüyor. Ben bunu bizim köşede yayınladığım meslek teşekkülleri tartışmalarından durumun hiç de böyle olmadığını gösterdim. Ama sadece meslek teşekkülleri arasındaki tartışma değil, esas ülke insanlarının içine düştüğü derin bir uçurum var ki, hiçbir yetkilinin umurunda değil...

İşte zaman zaman değindiğim ve ülkenin büyük bir kısmını oluşturan işçi-memur farklılığı ve aradaki ücret uçurumu ile kimsenin ilgilendiği yok... Bütün gayret ortalığı toz pembe göstermek için sarfediliyor. Halbuki özellikle kamuda çalışanlar arasındaki işçi-memur uçurumu gittikçe büyümekte... Ben bu konunun uzmanı değilim ama aldığım binlerce mesaj bu konuya artık bir yetkilin el atması gerektiğini söylüyor.

Örneğin bir devlet memuru soruyor;

- Bir memur olarak yurtdışı göreve giderken aldığım harcırah, benim çok altımda olan ve işçi statüsündeki bir arkadaşımın aldığının kat kat altında...

- Yurtiçinde aynı meslek erbabı olan mühendis arkadaşlarımız eğer özel sektörde sendikalı çalışıyorlarsa, devlet sektöründe çalışanlardan iki misli daha fazla ücret almaktadırlar.

- Aynı meslekte olduğumuz halde, işçi statüsünde olan bir mühendis senede 4 ikramiye aldığı halde, memur statüsündekine neden bu ikramiye verilmez?...

Anlaşıldığı kadarıyla, ülkede bu işçi-memur uçurumu düzeltileceğine, gittikçe büyümekte, hoşnutsuzluk gittikçe artmaktadır. Bence yöneticilerin ilk planda halletmesi gerektiği halde, umursamadan seyrettiği çok önemli bir konudur bu... Yöneticiler bu durumu düzeltmemekle, ülkedeki iş barışını kendi elleriyle bozuyorlar demektir. Bu konuya önemle el konulması gerekiyor. Vurdumduymazlık devam ederse, başımıza büyük dertler açarız. Konuya ileride yine değineceğim...

Bu da gelinlik sorunu...
Ne yapalım artık Alo-Sabah köşesinde bunları da okuyacağımız varmış. Benim ana prensiplerimden biri de, meslek ahlakı olmayanlarla savaştır. Konu ne olursa olsun farketmez.

MUMU adlı frimanın sahibi Esin Ulaş, senin bu yaptığın ayıp değil mi?... Geçenlerde Tuna Yeğinaltay adındaki bir bayan gelinliğinin üzerine çiçek yaptırmak için sana geldi. 115 santim ölçü karşılığında sana 125 milyon lira ödedi. Çiçekleri düğünden 2 gün önce yerleştirecektin ama işini eksik yaptın. Müşterin itiraz edince de, ona ağzına geleni söyledin. Ve adet olan damat çiçeğini de vermeyince, orada kıyamet koptu. Buna neden sebep oldun?... Yaptığın ticaret ahlakına uyuyor mu?... Milleti düğün arifesi hasta etmeye ne hakkın var. İnşallah bundan sonra akıllanır ve müşterinin bir velinimet olduğunu anlarsın, tamam mı?...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır