|
|
|
|
|
Kodu mu oturtan paşa cephede olur
|
|
"Düz ovada siyaset" sözleriyle gündeme oturan DYP lideri Ağar: Askerin işi terörle mücadeledir. Halk şimdiye kadar da cephede hep onları alkışlamıştır.
Benim siyaset alanımı asker belirleyemez, dilimiz ayrıdır Askerin işi silahlı teröristle mücadeledir. Onun diliyle siyasetin dili aynı olmaz. Kodu mu oturtan paşa cephede olur. Halk öyle kahramanı cephede dinler.
Ben anaları ayırmam çocuğu olmayan bilmez Büyükanıt cumartesi annelerinden bahsediyor. Ben anaları ayırmam... Çocuğu olmayan, çocuğun ne demek olduğunu anlayamaz.
PKK affını ancak millet çıkarır Affı hiçbir Meclis çıkaramaz. Millet çıkarır. Önce bu iklimin bir gelişmesi lazım. Asarım keserim beyanatları işe yaramaz.
Bölgede tek parti hâkimiyeti bitsin Yeni insanların dağa çıkmasını önleyelim. Ovaya siyasi destek verelim. Bölgede tek partinin egemenliği son bulsun.
Siyasinin dili ayrı askerinki ayrıdır
Askerin işi silahlı teröristle mücadele etmektir. Onun görevi odur zaten. Onun diliyle siyasetçinin dili aynı olamaz Ordunun ne demek olduğunu iyi bilenlerdenim. Ancak siyaset alanımı ben tanzim ederim. Halk öyle' paşayı cephede ister.
Bugünkü Pazartesi Sohbeti konuğu DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar. Ağar'ı, Maraş'tan Malatya'ya giderken Malatya girişinde bir karşılama töreninde yakaladım. Kayısı ağaçlarının altına bir masa iki sandalye koyuverdik. Açıklamalarıyla geçtiğimiz haftaların en çok konuşulan siyasi ismi Ağar'ın sözleri yine çok tartışılacak.
* Dağa çıkacaklarına düz ovada siyaset yapsınlar... Ne demek istediniz? Asker niye üzerinize geldi? -Onların üzerimize gelmesi bir şey ifade etmez. En zor dönemlerde en ağır sorumlulukları aldığımız için ne dediğimizi biliyoruz. Her şeyden evvel bugün terör örgütünün kadrosu bitmemektedir. Dağ için yeni kadrolar eklenmekte. Bu nereden geliyor? Şehirlerden köylerden yeni insanlar dağa çıkıyor. Önünü kesmek lazım. Ovadakine siyasi destek vermek lazım. Onun için ovaya hakim olmak lazım. Buralarda hiçbir tedbir almamak olmaz. Sükunet olursa yatırım yaparız diyorlar. Ne demek bu? Türkiye'nin en zor dönemlerinde büyük barajlar bitirildi. O sözle, aşağıdan yukarı doğru, ovadan dağa doğru çıkışın önünü acilen kesmemiz lazım. Demek istediğim buydu.
*
Bu bir nevi af çağrısı mıydı? -Affı hiçbir meclis çıkaramaz. Affı millet çıkarır. Affın olabilmesi için toplumsal bir mutabakat olması lazım.
BÖLGEDE TEK BİR PARTİNİN EGEMENLİĞİNİ KALDIRALIM
* Önerilebilir mi? -Hayır. Geçen dönemde meclis çıkardığı affın altında kalmıştır. Toplumsal talep gelişmedikçe affı öneremezsiniz. Affı size millet belirginleştirir. Önce bu iklimin bir gelişmesi lazım. Asarım keserim beyanatları bir işe yaramaz.
* Ya asker? -Askerin işi silahlı teröristle mücadele etmektir. Onun görevi odur zaten. Onun diliyle siyasetçinin dili aynı olamaz. Bugün de elinde silahlı bir adam dağda geziyorsa asker şehirde geziyorsa karşısında polis olur.
* Genelkurmay Başkanı'nın size muhalefet yapmasını nasıl karşıladınız? -Benim siyaset alanımı ben ve millet belirler. O alanı asker belirleyemez. Ben bu coğrafyada ordunun ne demek olduğunu en iyi bilenlerden biriyim. Ordusuz bir devlet idare edilemez. Ama siyaset alanımı ben tanzim ederim. Siyaset bir özgürlük alanıdır. Herkesin istediği gibi kısıtladığı bir alan değildir. Kararı ben veririm.
* Asker niye bu kadar çok karışıyor? -Terörle mücadele yıllardır sadece askere verilmiş. Şimdi diyorum ki elinde silahlı olanla asker polis mücadele etsin, yeni katılımı engellemek için bir siyaset yapalım diyorum. Türkiye'de o bölgelerde tek bir siyasi partinin egemenliğini ortadan kaldıralım.
* Silahlı mücadele yetmez, diyorsunuz. -Öyle diyorum. Benim önerdiğim bakış açısında yumuşama, insani ve vicdani duyguların yeniden milletin içine sokulması vardır. Şefkat var muhabbet var, insanlık var, yardımseverlik var. Siyaset bütün bunları ortaya çıkarır. Siyaset cart curt edilen bir alan olamaz. Analar "Çocuklarımızı kaybettik yenilerini vermek istemiyoruz" diyorsa benim buna kulağım kapalı kalamaz.
KOORDİNATÖRLÜK İLE İNİSİYATİF SİZDEN GİDİYOR
* Bugün Başbakan olsaydınız? -Bugün başbakan olsaydım PKK koordinatörlüğü gibi bir makamı kabul etmezdim. Çünkü elinizden inisiyatif gidiyor. Daha önce ABD ile terörle mücadelede beraber çalıştık ama talep eden bizdik. Bugün inisiyatif Türkiye'den gitmiş.
* Başbakan olsanız PKK sorununu madde madde nasıl çözerdiniz? -Hükümet olunca bölgeyle ilgili birtakım sosyal ekonomik entegrasyonlar sağlamanız gerekiyor. Hukuki birtakım tedbirler alınması lazım. Ama bunun iki temeli var. Müşterek vatan ve bölünmez birliktelik. İdealimdeki Türkiye'de asker ve polisin haricinde kimse silah taşımasın. O bölgelerde daha güçlü eğitim, daha iyi iş olanakları yatırım ve herkesin haysiyetine saygı.
* Ya siz başbakanken asker siyasete karışırsa? Büyükanıt "O zat hükümette olsa da biz konuşuruz" diyor. -Hükümetteyseniz askerin konuşmasına gerek bırakmayacaksınız. O da konuşmayacak. Türkiye'yi iyi idare edeceğiz. Önerilerini isterlerse söylerler. Asker bu ülkenin en önemli kurumu. Siviller ve siyasiler inisiyatifle bir beladan, PKK'dan bu ülkeyi kurtarmamız lazım. Bu olayı sadece asker ve polisin sırtına sararsan o zaman konuşurlar.
* Büyükanıt'ın çıkışına şaşırdınız mı? -Hazırlıklıydım. Beni herkesin iyi anlaması lazım. Beni kırmak iyi bir şey değildir.
* Kırdı mı sizi Büyükanıt? -Hiç fark etmez. Şaşırmadım. Biz siyasette milletin gösterdiği yolda devam ediyoruz. İnandığım bir işi sonuna kadar savunurum. Toplumun en büyük gerilimini ortadan kaldırmaya çalışıyorum, beni küçük gerilime ve kavgaya sokmaya çalışıyorlar. Kavgadan korkan adam değilim ama doğru değil. Seslendirdiklerim mecburi bir ihtiyaçtır. Bir başkası zorlanacaktır ve gereken cesareti benim kadar gösteremeyecektir. Ben bu işe yüreğimi koydum. Beni siyasete millet getirdi öyle tepeden inmedim. O yüzden beni iyi anlamaya çalışsınlar. Beni gerilime sokmasınlar. Arkamda halk gücü var. Herkes meseleyi iyi kavramalı. Geri adım atmam. Meselem kurumların ahengini yerli yerine oturtmaktır.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|