  |
|
Nezahet prim yapıyor
Plaza Oteli'nin muhteşem manzaralı çatı katında Erol Evgin'i ilk kez izledim. Ancak üç hafta sonrasına yer ayırtmak mümkün. Salon tıklım tıklım. Sigara içiliyor. Ama hava tertemiz. Havalandırma sistemi süper çalışıyor. Servis birinci sınıf. Adam başı ödenen miktar hiç de abartılı değil. Bizim masada Sedef Fikret Orman çifti ile Şule Zorlu var. Yıllardır görmediğim ahbapları görüyorum. Aynı kültürel geçmişten geldiğimiz ahbaplar. Derby'nin patronlarından sınıf arkadaşım Ömer Cansu ailesi ve arkadaşlarını, Kamil Koç'un patronlarından, eski Futbol Federasyonu üyesi, okul arkadaşım Osman Çağlıkoç Bursa eşrafını toplamış gelmişler. İstanbul'da DJ denince akla gelen ilk isim Salih Saka, Moda Deniz Kulübü'nden yaş günlerini kutlayan bir ekip, ön masalardalar... Herkesin ortak görüşü: Mutlaka bir kez daha gelmeliyiz! Böyle manzaralarla gençliğimizde, Hilton'un beş çaylarında, Kadıköy Opera Sineması pazar günleri 12.00, Konak Sineması cumartesi 18.45 seanslarında; Klüp Reşat'ın Suadiye'deki yazlık yerinde, Şişli Site sinemasının üstündeki Çatı'da, sonraları Klüp 12'de karşılaşırdık. Herkes birbirini tanırdı. Erol Evgin'in gösterisi bana üç şey öğretti: 1. Sadece sululuk, düzeysizlik değil nezahet, ülkemizde hçok prim yapıyor. 2. Yaptığın işe ve kendine saygı duyuyor, emek veriyor, dünyanın en zor işini becerebiliyor yani ilkeli olabiliyorsan, mutlaka karşılığını alıyorsun 3. Pop klasiği, uzun vadede popülistliği her zaman dövüyor...
|