Başbakan Erdoğan, elektrikte 2010'da ortaya çıkacak arz açığını kapatmak için nükleer santral, hidroelektrik baraj ve kömüre dayalı santral yatırımlarını birkaç ay içinde açıklayacaklarını söyledi.
Hükümet, Türkiye'nin 5 yıl içinde karşı karşıya kalacağı elektrik darboğazını aşmak için yatırımlara hız verme kararı aldı. Başbakan Erdoğan, nükleer başta olmak üzere kömür ve suya dayalı santral yapımı için birkaç ay içinde adım atılacağını söyledi. Başbakan Erdoğan, Enerji Bakanı Hilmi Güler ile birlikte Afşin Elbistan B santralinin resmi açılışını yaptı. Japonya Büyükelçisi Tomoyuki Abe'nin de katıldığı törende konuşan Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi bekleyen elektrik krizinin aşılması konusunda önemli mesajlar verdi.
800 KİŞİYE İSTİHDAM Gelişen Türkiye'nin enerji ihtiyacının hızla arttığını belirten Erdoğan, sağlıklı bir kalkınmanın güvenilir, sürekli ve kaliteli enerjiyle mümkün olduğunu vurguladı. Türkiye'yi dışa bağımlılıktan kurtarmak ve ucuz enerji sağlamak için projeler geliştirdiklerini kaydeden Erdoğan, Afşin Elbistan'da A ve B'nin yanı sıra C ve D santrallerinin de yaşama geçirilmesi için çaba göstereceklerini söyledi. Erdoğan, santralin yeni açılan ünitelerinin Türkiye'nin yıllık elektrik ihtiyacının yüzde 6.5'ini karşılayacağını, 2.5 milyar dolarlık katkısağlayacağını ve 800 kişilik istihdam yaratacağını belirtti. "Hamaset siyaseti yerine hizmet siyaseti üretmek budur" diyen Erdoğan, birkaç ay içinde yapılacak enerji yatırımlarına ilişkin şunları söyledi: "Ülkemizin tüm kaynaklarını ele alıyoruz, kayıplarımızı kapatmaya çalışıyoruz. Bir taraftan hidroelektrik santral yatırımlarına, diğer taraftan da nükleer enerji çalışmalarına hız verdik. Önümüzdeki günlerde bunların adımlarını atacağız. Yenilenebilir enerjinin adımlarını atma gayreti içerisindeyiz. Sürekli olarak dışa bağımlı olmayı düşünmüyoruz. Kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye inşası gayreti içindeyiz. Önümüzdeki aylar enerjide tek tek temellerin atıldığı bacaların tüttüğü aylar yıllar olacaktır." Enerji Bakanı Güler de, doğalgaz krizinde Elektrik Üretim A.Ş.'nin tam kapasite çalışarak, kesintiye gitmeden elektrik ihtiyacını karşıladığını söyledi. Göreve geldiklerinde elektriğin yüzde 38'inin yerli kaynaklardan, yüzde 62'sinin ise ithal kaynaklardan karşılandığını hatırlatan Güler, kömür ve su gibi yerli kaynaklara ağırlık vererek bu oranı yüzde 50'ye düşürdüklerini anlattı.
Turkiye'de, son 30 senedir, her hukumet enerji politikasinda yapilacak iyilestirmelerden bahsediyor. Ve her iktidar partisi nukleer enerji alternatifini gundeme getiriyor. Malesef bundan onceki hukumetlerin (son 30 yildir) bu konudaki samimiyetsizligi ve ihaleye gelen firmalari kendi menfi cikarlari yuzunden milyonlarca dolar zarara ugratmalari, nukleer enerji treninin artik kacmasina sebep olmustur. Ozellikle Mesut Yilmaz ve Ecevit hukumetleri sirasinda nukleer santral ihalelerinde yasananlardan dolayi, bir nukleer muhendisi olarak, artik benimde hic bir umudum kalmadi. Nukleer muhendisigi dalinda, master ve doktorami Amerikada yaptim. Ulkeme donup, bu konuda hizmet vermek isterken, hukumetlerin her defasinda, bu konuyu siyasi arac olarak kullanmalari ve ciddiyetsizlikleri, Turkiye cumhuriyetinin cekirdekden cok iyi sekilde yetistirdigi bir kac nukleer muhendisini de tamamiyla kaybetmesine neden oluyor. Saygilar,
University of Michigan,
Nuclear Engineering and Radiological Sciences