|
 |
 |
 |
  |
|
Hükümet terör olayını anlayamıyor
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de terör konusunda kaygı verici bir süreç işlemeye başladığını, ancak hükümetin bunu anlamaktan çok uzak olduğunu öne sürdü.
Baykal, CHP'nin 31. Olağan Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, demokraside ebedi iktidarların olmadığını, günü geldiğinde her iktidarın gittiğini ifade ederek, ''Siz de geldiniz geçiyorsunuz, geçeceksiniz, geldiğiniz gibi gideceksiniz. Niye o zaman hesap sormak zorunda bırakıyorsunuz bizi. Niye şimdi yaptığınız yanlışın hesabını Türkiye soramıyor? O hesabı siz vereceksiniz o zaman.
Dokunulmazlıklarbunun için kalkmıyor'' dedi.
Enerji Bakanlığı'ndaki ihale yolsuzluklarının ne noktada olduğununbilindiğini anlatan Baykal, belediye meclislerinin de kat ilavelerindepara isteyerek yöneticilerini örnek aldığını iddia etti. Çorum'da belediyenin imar planına aykırı uygulamaya karşılık para istendiğini savunan Baykal, öğrencinin öğretmeninden işini yapması karşılığında para istediğini, bunun üzerine öğretmenin ihbar ettiğini söyledi. Baykal, ''Bu kadar namuslu dürüst öğretmene işin rastlamasını mı bekleyeceğiz. Her AKP'li öğretmenin işin peşine düşmesini mi bekleyeceğiz'' diye konuştu.
Antalya'da da muhtarın köylerinin yolunun yapılması konusunda da benzer bir sorun yaşandığını kaydeden Baykal, bu tür uygulamaların ''Pıtrak'' gibi her yerde olduğunu, yolsuzlukların ortadan kalkmadığını, bunları ortadan kaldıracak düzenlemelerin getirilmediğinkaydetti. Baykal, ''Dokunulmazlıklar kalkmadı. Asıl acı olan dokunulmazlıklara muhtaç olanların Türkiye'yi yönetiyor olmasıdır. Yönetim noktasında bulunanların dokunulmazlıklara muhtaç ve mahkum olmasıdır. Acı olan budur'' dedi. İktidarın uygulamalarının Türkiye'nin ekonomisine, işsizliğine, yoksulluğuna ciddi zararlar verdiğini, yolsuzluğun meşrulaştırılmak istendiğini savunan Baykal, bunun çok sakıncalı bir tablo oluşturduğunu kaydetti.
TERÖR
Deniz Baykal, terör konusuna değinirken, hükümetin iktidara geldiğinde Türkiye'nin terör konusunda çok rahat bir konumda bulunduğunu, ancak bugün terörün çok tehlikeli bir biçimde tırmanmaya başladığını söyledi. Baykal, şöyle devam etti:
''Terör nitelik değiştirmeye başlamıştır. Terör artık güvenlik güçlerinin teröristle çatışması noktasından çıkmış Türkiye'nin değişikcoğrafyalarında devlet gücünün etkisiz kılınması, Türkiye'nin demiryollarına, karayollarına terör örgütünün el koymaya başlaması şeklinde bir nitelik kazanmıştır. Teröristle güvenlik gücünün dağda çatıştığı bir olay olmaktan çıkıp, sivil vatandaşın, halkın, güvenlik güçlerinin karşısında yer aldığı bir olay haline dönüşmeye başlamıştır.
Bu, fevkalade önemli ve sakıncalı bir tablo ortaya koymaktadır ve terörle ilgili kaygı verici bir süreç işlemeye başlamıştır. Hükümet buterör olayını anlamaktan, kavramaktan çok uzaktır. Hükümetin zihninde terör tehlikesine yönelik bir algılama, bir kavramlaştırma yoktur. Böylesine büyük bir terör tehlikesine maruz kalmış bir ülkenin dış ve içi politikası buna göre şekillenmiş değildir. Sadece seyirci konumunda bir iktidar vardır, bakıyor, seyrediyor. Meselelerin farkında değil ve olaylar çok tehlikeli bir istikamette gelişiyor.''
'SİYASET İÇİN TERÖR YAPILIYOR'
Terörün Türkiye'nin her şeyini çok derinden etkilediğini, olağanüstü önemsenmesi gerektiğini, bu tehlikenin önlenememesi halindebugün dost olanların yarın birbiriyle kavgalı hale gelebileceğini vurguladı. Terörün arkasında siyasi proje olduğunu ve siyaset için terör yapıldığını kaydeden Baykal, bu projelerin ilkinin Türkiye'nin Cumhuriyet düzenini değiştirme, laik demokratik cumhuriyet olmaktan çıkarmanın zorlamasını yapma, cumhuriyetten intikam ve rövanş almayı hedeflediğini bunun Hizbullah ve El Kaide terörü olduğunu ifade etti. Hizbullah'ın Türkiye'de bir süre önce yaptığı eylemlerle Türkiye'de binlerce Hizbullah şehidi olduğunu ifade eden Baykal, bunların Irak ve Afganistan ile bağlantılarının bulunduğunu söyledi. Baykal, ''Ancak Başbakan bunun adını bile söyleyemiyor, yok saymaya gayret ediyor'' dedi.
'TÜRKİYE'Yİ PARÇALATTIRMAYACAĞIZ'
Diğer terörün ise Türkiye'nin barışını ve kardeşliğini ortadan kaldırmayı hedeflediğini kaydeden Baykal, ülkede yaşayan insanların imparatorluğun içinde farklı etnik kimlikler, inanç ve mezheplere bağlı olarak anayurda yerleştiğini ifade etti.
İmparatorluğun çözülmesiyle ulus devlet oluşurken herkesin biraraya geldiğini, Arap, Çerkez, Kürt ve Laz her kesimden insanın birarada olduğunu vurgulayan Baykal, şunları kaydetti:
''Bu bizim devletimiz, bu bizim milletimiz, bu bayrak bizim bayrağımız, bu ülke bizim ülkemiz, bu vatan bizim vatanımız. Kimse kimseye üstün değildir. Hep beraberiz. Kendi irademizle geldik. Bu 70 milyonluk Türkiye'nin tapusu kimsenin kasasında değildir. 70 milyon insanın yüreğindedir. 70 milyon insanın her birisi, o tapuya yüreğindesahiptir. Attila İlhan'ın dediği gibi, 'ben sana mecburum' diyordu sevdiğine. Biz birbirimize mecburuz. şimdi bunu bozmaya kalkmanın bunuortadan kaldırmaya çalışmanın kime ne yararı var? Mümkün mü bir defa...
Biz et-tırnak gibi olmuşuz. Her etnik kökenden insan var. Bunuayırırsak kim ne kazanacak? Ayırırsak birileri bir şey kazanacak. Kimse bir şey kazanmayacak zannetmeyin. Zaten sorun oradan kaynaklanıyor. Satranç masasında piyon olarak birileri birilerini kullanıyor, sürüyor, getiriyor, onlar kazanacaklar.
Irak parçalanıyor. Tesadüfen mi parçalanıyor Irak? Birileri bile bile parçalıyorlar. Türkiye'yi parçalattırmayacağız. Türkiye'nin parçalanmayacağının güvencesi bu alkışlarınız, bu inancınızdır. Bu tuzağa düşmeyelim. Bu tuzağa düşmek için bahane, gerekçe bulunabilir.
Haksızlık, yanlışlık vardır. Bunların hepsi olabilir ama sakın ha bu tuzağa düşmeyelim. Kimsenin düşmesine fırsat vermeyelim. Birbirimize güvenimizi, inancımızı unutmayalım, unutturmayalım. Bizim arkamızda bin yılı aşkın bir beraberlik var. Buna kimsenin bozmasına izin vermeyelim.''
İNSAN HAKLARI
Türkiye'de her etnik kökenden insanın kardeşlik içinde yaşadığını,kimsenin kimseye ırkının faturasını çıkarmadığını, her yerde birliktelik olduğunu, banka hortumlamasında bile her etnik kökenden insanların bulunduğunu, yolsuzluk ve olumsuzlukların da paylaşıldığınıkaydeden Baykal, ''Bu ayrım söz konusu olamaz. Kaygı verici gelişme degelişiyor. bunu önlememiz lazım. önlemek için önce iktidarın bunun farkında olması lazım. Türkiye'yi bir iç kavgaya sokmak isteyenlere karşı olağanüstü duyarlı olması lazım'' dedi.
Güneydoğu'da kökü ne olursa olsun bölgede yaşayan insanların şikayet ve taleplerini özgürce ifade etme hakkına sahip olduklarını, kimliklerini istedikleri gibi tanımlayabileceklerini vurgulayan Baykal, devletin insanın köküne, inancına karışamayacağını ifade etti.
Baykal, ''Ana dilini öğren, konuş, yayın yap, bunlar bizim için en doğal insan hakları. ABD'nin ve Avrupa'nın en ileri ülkelerinden insanhakları bakımından hiçbir zaman daha geride olmayacağız. Dünyada en ileri insan hakkı neyse o Türkiye'de de olacaktır. Her insanımız en ileri hakka sahip olacak ama bunu etnik ayrışma için bir temel olarak kabul etmeyeceğiz. Kişisel hak olarak herkesin hakkı olacak ama hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıyız. Sakın sürüden ayrılma, sakın kapılma'' diye konuştu.
Baykal, teröre karşı ciddiyetle karşı konulması gerekliliğine işaret ederek, şöyle konuştu:
''PKK ayrı, Güneydoğu Anadolu'da yaşayan milyonlarca vatandaşımız ayrı. Onlar bizim vatandaşımız, ne söyleseler yeridir, ne şikayeti yapsalar yeridir. Ama onların sorunlarını ve sıkıntılarını fırsat bilerek dışarıdan içerden destekler ayarlayarak Türkiye'yi bölmeyi amaçlayan bir mücadeleyi götürenlere karşısında ciddi olmak lazımdır.
Bugünkü iktidarın zaafı her iki alanda da gerekeni tam yapmamış olmasıdır. PKK'nın karşısında gereken ciddiyetle kararlı bir mücadeleyi veremiyor, Güneydoğu'daki vatandaşlarımıza gereken samimiyetle hizmet, destek katkıyla gereken sahiplenmeyi gösteremiyor.Bunun sonucunda sıkıntılar ortaya çıkıyor.''
'DERDİM BARZANİ DEĞİL'
Terör örgütünün Bağdat'ta büro açtığını, ABD'nin bu konuda Türkiye'ye sözler verdiğini, ama hiçbirisini yerine getirmediğini anlatan Baykal, Türkiye'nin ABD ve Irak'ın dostu olduğunu, bunları anlamanın mümkün olmadığını ifade etti.
Mesut Barzani'nin Papa'nın yanı sıra Almanya'da Merkel ile görüştüğünü anlatan Baykal, ''Benim derdim Barzani ile değil. Benim derdim Irak'taki siyasi yapılanmanın Türkiye'de teröre destek veriyor olmasıyla ilgili. Buna son vermek lazım, bunu önlemek lazım. Biz Türkiye ile meşgulüz. Türkiye'ye terör yansımamalıdır'' dedi.
Hükümetin Irak'a karşı tedbir almamakla suçlayan Baykal, Türkiye'nin güneydoğu sınırında büyük bir askerliği birliği yerleştirmesi, kontrol altına alması gerekirken bunu yapmadığını söyledi. Baykal, ''Bu hükümetin maalesef zihninde bir terör sorunu, terör politikaları demeti yoktur, aciz ve seyirci bir konumdadır. Terör meydanı boş bulmuş gelişmektedir'' diye konuştu.
Güvenlik güçlerinin de birbirine karşı güvensiz olduğunu, ayrıntısına girmek istemediğini, olayı incelediklerini, son olaylar nedeniyle derin gözlemler yaptıklarını anlatan Baykal, güvenlik güçlerinin birbirlerine karşı ''kopuk, çelişkili ve dağınık, kuşkulu olduğunu'' ileri sürdü. CHP Lideri Baykal, hükümetin bölge halkına yaranmaya çalışarak terörü çözebileceğini sandığını, hükümetin teröristlerin halkı korkutmasına izin vermeyerek devletin gücünü göstermesi gerektiğini kaydetti.
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|