|
 |
|
 |
  |
|
'Pek çoğu keşkelerle dolu bir aşk yaşıyor'
Güzel oyuncu Şebnem Dönmez de şu sıralar aşkla çok haşır neşir. 1.5 milyona yakın üyesi bulunan www.siberalem.com adlı siteyle ortaklaşa bir proje gerçekleştiren Dönmez, yaşanmış aşk hikayelerinden çekilecek yeni bir aşk filmi için en güzel senaryoyu arıyor. Bu nedenle günde yüzlerce aşk hikayesi okuyan Dönmez, aşk ve ayrılık acısıyla ilgili şunları söylüyor: "Pek çok insanın 'keşke'lerle dolu aşklar yaşadığını anlıyorum. İlişkiler de bu keşkeler yüzünden bitiyor belki de. Çok sıkı üç tane aşk ilişkisinden çıkmış biri, olgunlaşma adına büyük bir yol kat etmiş demektir. Ayrılık acısı olgunlaştırıyor çünkü. Ben, ayrılık ve aşk acısının en büyük ilacının zaman olduğunu düşünüyorum. Sevdiğiniz insanı unutup unutmamak, ne kadar inat ettiğinizle alakalı. Dünyaya aşkla bakmayı hatırladığımız zaman, acı biraz daha azalıyor."
'Misillemelerle dolu anarşist bir duygu' Kadın erkek ilişkileri üzerine araştırmaları bulunan ve bu konuda 'Marazi Aşklar/Lila Rengi Hüzünler', 'Adı Diğer Kadın', 'Yalnızlık Adasının Erkekleri' gibi pek çok kitabı yayımlanan yazar Pınar Çekirge, kendimizi doğrulamak, özgüvenimizi kanıtlamak için aşka muhtaç olduğumuzu söylüyor: "Kadın aşkta kendinden vazgeçecek kadar özverili... Kadın 'öz'ünü verebiliyor... Kişiden kişiye değişiyor olsa da aşk, taşkınca coşku ve hüznün, bunun yanı sıra elem ve matemin, sevinçle mutluluğun iç içe yaşandığı tek duygu. Misillemelerle dolu, bir hayli anarşist... Ne yazık ki, aşk da zamanla yıpranıyor. İki dünya çarpışıyor ve tırmanışta yaşanan coşku yerini rutin şeylere bırakıyor. Bazen de bir taraf diğerine taşıyamayacağı kadar büyük bir sevgi yüküyle gidiyor. O yükü taşımakta zorlanan taraf, bunu devretmeye kalkışıyor."
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|