|
 |
|
 |
  |
|
Varsın star enflasyonu olsun bunlar rekabeti güçlendirir...
Asmalı Konak'ı milyonlarla buluşturan yayıncı, yapımcı, söz ve senaryo yazarı Meral Okay, artık star yaratacak. O, bu gece başlayacak 'Akademi Türkiye'nin müdürü ve çok heyecanlı.
Meral Okay'ı "İkinci Bahar"ın Kasap Melahat'ı, "Yeditepe İstanbul"un Havva Ana'sı ve milyonlarca insanın müptelası olduğu "Asmalı Konak" dizisini yaratan kişi olarak tanıyorsunuz. On parmağında on marifet... Gazetecilik, yayıncılık, yapımcılık, şarkı sözü yazarlığı da var; Sezen Aksu'ya unutulmaz şarkı sözleri yazdı mesela. Elini attığı her işi popüler hale getiren, gündem yaratan, şov dünyasının maharetli ismi Meral Okay, şimdi de bambaşka bir kimlikle çıkıyor karşımıza; bu akşam atv ekranında start alacak 'Akademi Türkiye' yarışmasının müdürü olarak... Belli ki yine çok konuşulacak.
* Herkes için sürpriz oldu sizi bu yarışmada görmek; nasıl dahil oldunuz bu işe? Bütün sorumlu Fatih Ediboğlu! Projeyi anlattı ve 'akademi direktörü sen olmalısın' dedi. Yapımcı grupla bir araya gelip formatı izlemeye başlayınca cazip geldi. Diğer yarışmalardan kalitesi ve yapısı itabariyle çok ayrıştığı için severek kabul ettim.
* Şov dünyasının içinde olmanıza rağmen, farklı bir kulvar değil mi? Değil. Çünkü 25 yıl ben popüler müzik piyasasında; Türkiye'nin en önemli starlarıyla çalıştım. Bütün bunlardan uzak olsaydım 'ben şimdi ne yapacağım bu genç şarkıcı adaylarının arasında' diye bir infiale kapılabilirdim. Ama onların ne badirelerden geçtiklerini, eğitimdeki temel eksiklikleri hep gördüm.
* Tam olarak anlatır mısınız; ne yapacaksınız orada, göreviniz ne olacak? 1 6 bin kişinin içinden seçilen 16 kişi var yarışmada. Çok özel bir grup. Benim görevim, öğrencilerin derslere devamını, uyumunu sağlamak, hocalarla öğrenciler arasındaki ilişkileri koordine etmek ve öğrencilerin sıkıntılarına çözüm bulabilmek. Bir anlamda danışmanlık yapılacak. 24 saat onlarla birlikte kalmayacağım ama herhangi bir kriz anında, gecenin bir yarısı dahi olsa yanlarına koşacağım. Cuma ve cumartesi de jürideyim.
* Eli sopalı mı bir müdür mü olacaksınız? Orada herhangi bir karakteri oynama durumunda olmayacağım için, neysem öyle olacağım. Görüntü olarak galiba biraz sert bir görüntü veriyorum karşı tarafa. 'Acaba bu kadın çok sert mi, şimdi kalkıp bir şey mi söyler' gibi küçük bir ürperti yaşar karşı taraf beni ilk gördüğünde ama tanıdıkça esprili, matrak bir kadın olduğum ortaya çıkar. Ama insanın karakterini olaylar belirler.
ÇOK HEYECANLI İŞLER OLDU * Mesleki eğitim dışında bu öğrencileri nasıl hazırlayacaksınız hayata? Sabah kalkıp star olduklarını düşünmemeleri için ne yapacaksınız? Sanatçılık hayali kuranlara bir yöntem de gösterilecek burada aslında... Yani gece yatacaksın, sabah kalkıp bir çağlık atacaksın ve Türkiye seni tanıyacak diye bir şey yok. Gerçekten çok ciddi ve disiplinli çalışmak lazım. Şu anda Türkiye'de varolan mevcut starlar, popüler müzik söyleyen herkes, ki ben bire bir yakından tanığımdır, bir kısmı 10 yıl bir kısmı 20 yıldır çalışıyor. Ama mesleğe ilk başladıkları günden daha fazla sorumluluk yüklendikleri, yaptıkları işin kıymetini zaman içinde daha iyi anladıkları için müthiş bir disiplinle çalışırlar.
* Üniversiteliler ağırlıkta; çekişmeli geçer mi? Evet... Biz zaten müthiş bir çekişmenin içinden 15 kişi seçtik. Bu gece seyircilere üç aday sunacağız ve 16'ncı kişiyi seyirci seçecek. Ertesi gün dersler başlayacak. Jüri de önümüzdeki hafta devreye girecek.
* Bu kadar kolay popüler olunabilen bir ülkede yarışmalara gerek var mı? Ajdar örneği karşımızda duruyor... Ama o bizim mizah duygumuzun gücünden gelen bir şey. O dalga geçilen şeyi biz yaratıyoruz. Ondaki o mizah katını köpürten biziz. Bir müddet sonra o da farkına varıyor, 'a bu para etti, ben bunun üstüne gideyim' diyor. Ama o fark edene kadar zaten bir kenara konmuş oluyor. Ajdar zaten yarışmacı değildi, elemelerde bir tuhaf şarkı söylüyordu. İki ay sonra Ajdar'ı kim hatırlayacak. Yeni naneler, yeni lahanalar, yeni limonlar çıkacak.
* Bu yarışmalar 'star' enflasyonu yaratmayacak mı? O zaman kuyumcular çarşısı da açılmasaydı! Aksine rekabeti güçlendirir.
* Size insan sarrafı diyorlar. Bu özelliğiniz bu yarışmaya ne katar? Bilmiyorum yaşayıp göreceğiz. Ben sadece o çocuklarla 15 gündür filan beraberim. Seyirci çok özel şeyler izleyecek onu biliyorum. Çünkü elemelerde bizi çok heyecanlandıran insanlar oldu.
* Siz Asmalı Konak'ı 70 milyonla buluşturmayı başardınız; bu yarışma için de geçerli olacak mı bu? Bunlar tek başına yapılacak işler değildir. Asmalı Konak iyi bir hikâyedir ama iyi yönetilmiştir, iyi oynanmıştır, iyi bir kanalda yayınlanmıştır. Bütün bunlar yan yana gelmiştir. Aynı şey bu proje için de geçerli. Bu iyi bir format, iyi bir kanalda yayınlanıyor, çok özel, kıymetli eğitmen kadrosu var ve çok yetenekli insanlar var. Biz bunları yan yana getirdiğimizde iyi bir şey çıkar ortaya; yoksa ben elimi attım diye bir şey olacak değil.
* Siz şimdi yarışmaya kanalize oldunuz. Bir taraftan da 'Meral Okay bir şey yapsa da izlesek' diye bekleyenler var. Sonbaharda bir şeyler yapacağım. Bir dizi senaryosu yazıyorum. Anadolu değil bu kez, daha kentli bir iş.
ŞİRİN SEVER
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|