|
 |
|
 |
  |
|
MS'e aşk ile tedavi
MS'li çift Uğur ve Meral Tüzün'ün hayatı İstanbul Tıp Fakültesi'nde açılan MS Okulu'nda ders oldu. Aşklarının, hastalığın tedavi sürecinde önemli bir aşama kaydetmesine neden olması, diğer MS hastalarına örnek teşkil etti.
Genellikle genç insanları pençesine düşüren Multipl Skleroz (MS) dünyada üç milyon, Türkiye'de ise tam 40 bin kişide görülüyor. MS, omuriliği esir alarak herkeste farklı belirtilerle ortaya çıkıyor. Bu nedenle de teşhisi çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılıyor. İşte bu gizemli hastalık için İstanbul Tıp Fakültesi içinde bir okul açıldı.
Burada her ayın ilk çarşamba günü, öğretim üyeleri, doktorlar, psikiyatrist ve hastalar, hastalığının yeni farkına varanlara ve yakınlarına yeni yöntemler ve savaşma tekniklerini aktarıyor. Okulda bazı hastaların MS'e karşı verdikleri mücadele de ders konusu oluyor. Bunlardan, yaklaşık 10 yıldır MS hastası olan Uğur ve Meral Tüzün çifti de tedavi süreçlerinin birbirlerine aşık olduktan sonra önemli bir yükseliş gösterdiğini anlatıyorlar yeni hastalara.
AŞK HER ŞEYİ HALLEDER 1991'de teşhis konulan Uğur'la, 1994'te MS olduğunu öğrenen Meral, MS Dayanışma Derneği'nde birbirlerini görür görmez aşık olmuş. "Ölüme meydan okudular" şeklindeki sözleri hiç sevmiyorlar çünkü "MS ölümcül bir hastalık değil" diyorlar. Tedavi süreçlerinin evlendikten sonra çok daha iyi sonuçlar verdiğinin altını çizen çift, "Aşk her şeyi halleder" açıklamasını yapıyor.
Meral Hanım, geçen yılki atak döneminde eşinin onun elinden tuttuğunu ve hastane odasında hiç yanından ayrılmadığını söylerken, "Beni en iyi o anladı, çünkü o da benzer durumlardan geçiyor" diyor. Gezmeyi ve arabalarıyla birlikte seyahat etmeyi seviyorlar: "Belki de bir gün evden çıkamayabiliriz. O nedenle yeni yerler görmek bizim hoşumuza gidiyor. Başımıza gelebilecek en zor durumlarda bile birbirimizin yanında olacağız."
Bağışıklık sisteminden kaynaklanan ve doğrudan merkezi sinir sistemini etkileyen bu hastalığın mağdurlarından olan 22 yıllık MS hastası Vehibe Engindeniz de okulda; yeni gelenlere uyarılarda bulunuyor. Hastalıkla başa çıkma yöntemlerini ise "Pollyanna olmama borçluyum" diye özetliyor. Engindeniz şunları öneriyor: "Yaşamak istiyorsanız ayaklarınız yere basmalı. Yemekleri kendiniz yapın. Bol bulmaca çözün çünkü beyninizin egzersize ihtiyacı var. Şarkı sözlerini ezberleyin. Hayata sımsıkı bağlanın."
Esra TÜZÜN
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|