kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Ana Sayfa
  » Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
Günaydın
ATV
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Hababam, sonunda Akçatepe'ye kazandırdı
Pazarlık kültürüm yok
Hababam, sonunda Akçatepe'ye kazandırdı

Hababam, sonunda Akçatepe'ye kazandırdı

Geçim sıkıntısı yaşayan 60 yıllık oyuncu Halit Akçatepe ile dizilerden bölüm başına 25 milyar kazanan Mehmet Ali Alabora "Hababam Sınıfı Merhaba"da buluştu. Bu kez Akçatepe, Alabora'dan daha çok kazanıyor.

Hababam Sınıfı Merhaba" geçtiğimiz cuma günü 150 salonda birden vizyona girdi. Yönetmenliğini Kartal Tibet'in yaptığı film, sadece geçim sıkıntısı içinde olan Halit Akçatepe ile dizilerden bölüm başına 25 milyar kazanan Mehmet Ali Alabora'nın buluşmasına tanıklık etmedi. "Hababam Sınıfı Merhaba" aynı zamanda en yaşlı Hababamcı ile en genç Hababamcı'yı da bir araya getirdi. En yaşlı Hababamcı Halit Akçatepe olurken, en genci Nehir Erdoğan. Halit Akçatepe bütün "Hababam Sınıfı" serilerinde rol alırken, Nehir Erdoğan bütün serinin çekilmesinden sonra doğdu.Oyuncuların filmden ne kadar kazandığı, filmin yapımcısı Ferdi Eğilmez tarafından sır gibi saklanırken, sadece Akçatepe'nin Alabora'dan daha fazla kazandığı söyleniyor. Halit Akçatepe hakkında en çok merak edilen konu, geçimini nasıl sağladığı, yüklü miktarda parasının olup olmadığı yönünde olmuştur. Peki, 60 yıllık oyunculuk hayatında acaba Akçatepe'nin serveti ne kadardı?

* 60 yılda ne biriktirdiniz?
Maddi anlamda sadece bir evim var, o kadar. Manevi anlamda; insanların bana olan saygısının çok fazla olduğuna inanıyorum.

* O kadar uzun çalışma hayatı için sadece bir ev sahibi olmak, az değil mi?
Bol bol çalıştığımız günlerde bugünkü paralarla çalışsaydık, servetimin haddi hesabı olmazdı. Ama o servete sahip olamadım.

* Peki sizce bunun sebebi ne?
Biz yaptığımız işlerden para istemezdik. Ne verirlerse onu alırdık. Bir yapımcıyla oturup pazarlık yapmak büyük teybiyesizlikti. Her filminde bir fabrikatörü, bir işadamını oynayan Hulusi Kentmen'in bir 57 model otomobili, bir de Üsküdar'da evi vardı, o kadar. Keza Adile Naşit'in de çok büyük bir mal varlığı yoktu. Ama cenazelerinde köprüler bile dolup taştı. Bunu hangi parayla sağlarsınız?

* Hiç mi gelecek korkunuz yoktu?
Sizin kuşağın ortak özelliği gelecek korkusu olmaması mıdır?
Para kazanıp zengin olmayı elbette istedim ama dediğim gibi pazarlık yapma kültürümüz yoktu. O dönemde oyuncuların yapımcılarla pazarlık yapması terbiyesizlik olarak algılanırdı. Şimdiki gençlerin istedikleri paraları duyunca dudaklarım uçukluyor. Biz pazarlık kültürüne sahip olmadığımız için o kadar büyük paraları isteyemedik.

* Şimdi küçük bir kızınız var. Onun geleceği için ne gibi planlarınız var?
İlk eşimden olan iki kızım için nasıl planlar yaptıysam, şimdi de küçük kızım için planlar yapıyorum. Kendi ihtiyaçlarımdan, kendi zevklerimden kısarak iki kızımı Viyana'da okuttum. Küçük kızımı da aynı şekilde okutacağım.

* Geçim sıkıntısı yaşıyor musunuz?
Yaşamıyorum dersem yalan olur. Ama ilk eşimle iki zeytini paylaşıp yediğimiz günlere bakacak olursam, şu anda parasal olarak daha rahat olduğumu söyleyebilirim. İkinci eşimle oturup iki zeytini paylaşmak zorunda kalmadık ama her istediğimizi istediğimiz an satın alabilen bir yaşantımız da yok. Başkasına muhtaç olmadan yaşayayım yeter.

* Örneğin küçük kızınıza gördüğü her oyuncağı alabiliyor musunuz?
Gidip büyük mağazalardan almıyorum da küçük dükkanlardan alıyorum. Zaten çocuk Akmerkez'den alınan bir oyuncakla pazardan alınan bir oyuncak arasındaki farkı nereden bilsin?

* Peki paranın kıymetini bilerek pazarlık yapabilseydiniz, sizin deyişinizle bugünkü gençlerin istediği paraları isteyebilseydiniz, en çok neye sahip olmak isterdiniz?
Rahmetli Kemal Sunal hep okyanusta satılan adalardan birini almayı hayal ederdi. Ben de Çırağan Sarayı'nı alıp içinde at koştururdum. Para sıkıntısı olmadan bir hayat yaşamayı elbette çok isterdim. Ne bileyim, en çok dünyayı gezmek isterdim herhalde.

* 60 yılda birçok olaya tanıklık etmiş veya birçok olayın içinde yer almış olmalısınız. Siz de kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Hayır, düşünmüyorum.

* Neden? Ben eski defterlerin açılarak, yeni kitaplar yazılmasını doğru bulmuyorum. Doğru olmamanın ötesinde ayıp. Bazı özel durumları yaşamak, bazılarının tekelinde değil. Eski defterleri açarak yeni kitapların yazımı sırasında bazı yanlışlıklara düşülüyor. Eskide yaşananları şimdi tekrar gündeme getirerek, insanları üzmenin bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Sansasyon olsun diye birilerini üzeceksem, kitap yazmasam da olur. Üstelik sansasyonla dolu kitapların çok da fazla sattığını görmüyorum. Macide Tanır'ın sadece tiyatroyu anlattığı kitabı hepsininkinden daha fazla sattı.

* Sizin için yaşlanmayan adam diyorlar. Nedir bunun sırrı?
Ben anneme çekmişim. Annem tarafından yaşını göstermemek kalıtsal. Saçlarım da anneme çekseydi, bir tek beyaz bulunmazdı. Annemin 75 yaşındayken bile saçında bir tek beyazı yoktu. Bir de, benim felsefemde insanları yıkan üzüntü ve strese fazla yer yoktur. Ben de üzülürüm, ben de strese girerim ama kendimi günlerce üzmem. Üzüntü ve stresimi bir anda yaşar, bir anda bitiririm. Annemi ve babamı toprağa verdikten birkaç saat sonra gidip oynadım.

* Siz nelere isyan edersiniz?
Hayatta iki şeye dayanamam. Birisi haksızlığa, diğeri ekmeğimle oynanmasına.

* Ekmeğinizle oynandı mı?
Elbette oynandı. Bizim meslekte hırs olmalıdır ama hırs bazen bir başkasının ekmeğiyle oynama anlamına getiriliyor. Ama hepsinin dersini verdim.

* Ne yaptınız?
Kendimle çelişkiye düşürme beni. Eski defterleri açmam. Ama hepsi hakettiği dersleri aldılar.

* Yeni "Hababam Sınıfı"nın çekilmesi yönünde birçok spekülasyon yapıldı. Siz neden doğru buldunuz yenisinin çekilmesini?
Kemal Sunal ile bana birçok 'Hababam Sınıfı' projesi geldi. Kemal de, ben de hepsini ellerimizin tersiyle geri ittik. Çünkü projelere inanmadık. Ama bu proje olabilecek en doğru 'Hababam Sınıfı' projesiydi. Kemal yaşıyor olsaydı, o da gelip bu filmde oynardı.

***

"Ben eski defterlerin açılıarak yeni kitap yazılmasını doğru bulmuyorum. Doğru olmamasının ötesinde ayıp. Eskiler birilerinin tekelinde değil. Sansasyon olsun diye birilerini üzeceksem, kitap yazmasam da olur"

MEHMET ÇALIŞKAN

DİĞER GÜNAYDIN HABERLERİ
 Bu ülkede bir zamanlar Yeşilay vardı
 Gazete ilanıyla cellat oldu
 Utanmaz" yazar İtalya'yı karıştırdı
 Falımda birden fazla evlilik görünüyor!
 Kayserili beyler 'g-string'e çok çabuk alıştı!
 Vitrin Meleği
 Adsız Alkolikler Kulübü ayık kalma şansı sunuyor
 Herkes 'gizlediği kendini' bulacak
 12 haftada hareket etmeyi öğrenin
 Ortaçgil'den Gece Yalanları'
 Şehrazat için herkes birarada
 Kardeş Türküler BKM'de
 Şebnem Ferah hayran bırakacak
 Soyut resim çalışmaları
 80'ler DJ Mrt ile geri geliyor
 Ciwan Haco İstanbul'da
 Çeşit çeşit şarap tadın!
 Özel Bir Gün
 Hayatın tadı böyle çıkar!
 Çocuk deyip geçme!
 Top artık sizin elinizde
 Sevgi Sözcükleri
 Barlaslar artık pazar ekranında
GÜLSE BİRSEL
Metroseksüeller 'lahmacun kulübü'ne karşı!
Bir...
AYŞE TÜTER
Bahar yahnisi
TENCEREYE 2 kaşık yağ konur.
Hocam lütfen söndür sigaranı
İstanbul İl Eğitim ve Gençlik Komisyonu, öğretmenlerden okullarda...
Okul müdürleri artık çifte sınavla belirlenecek
Torpilli atama devri kapanıyor
MİLLİ Eğitim Bakanlığı,...
Tayyip Bey de ezgindi ben de
"Popstar"ın kare ası kalabalıklar arasındaki ilk sınavı Savaş Abi ile...
Minik Serçe yuvasız kaldı
Minik Serçe yuvasız kaldı
Sezen Aksu ile Önder Fırat'ın beraberliği sona erdi. Fırat ile...
Sanatseverler 'Kafes'e girecek
Sanatseverler 'Kafes'e girecek
Ressam Kezban Arca Batıbeki'nin son dönem yapıtları, ilginç bir mekan...
Sevgilisi sağır etmiş
Sevgilisi sağır etmiş
Oscar ödüllü siyahi güzel Halle Berry, hep yanlış erkeklere aşık...
 
    Ana Sayfa | Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon
Spor | Hava Durumu | Günaydın | Bizimcity | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.