Eser Öztaltındere futbol fanatiklerinin ve otoritelerinin "beyefendi" diye tanımladığı bir isim. Eski kaleci. Galatasaray'ın kaleci antrenörü. Aynı zamanda Roma maçındaki kurbanlarından. UEFA'nın kararını açıkladığı Cuma günü Özaltındere'yle görüştük...
* UEFA'nın kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ben "karar ne olursa olsun, çok da önemsemiyorum" demiştim. Çünkü haklıydık. Bundan çok emindik. Karar da öyle oldu.
* Roma'daki olayları ne fitilledi?
Roma Teknik Direktörü Capello'nun benim saçımı çekmesi iplerin kopmasına neden oldu. O dakikaya kadar ufak tefek olaylar olmuştu. Ancak bu olayların büyütülecek bir yanı yoktu.
* Siz Roma takımının oyuncusu Lima'yı alıp yürüdünüz...
Evet. Lima'yı alıp Galatasaraylılar'dan uzak bir yere doğru götürdüm. O sırada ortalık yatışmıştı.. Capello da benim yanımdaydı. Sonuçta Capello da saçımı çekmemiş olsaydı, bir olayın meydana gelmediği bir maç olarak anılacaktı Roma maçı. Bunlar olmasaydı cezalık durumlar da olmayacaktı.
* Capello neden sizin saçınızı çekti?
Olayda bir fesat ve kasıt varmış gibi geldi bana. Lima'yı yarı yoldan itibaren Capello ile birlikte götürdük. "Ben de yardımcı oluyorum, ben de onların yanındayım gibi bir mesaj verdi" Capello. Lima'yı korumanın arkasına aldık. Fakat ben arkamı döndükten sonra Capello saçıma yapışarak olayı yeniden ateşledi. Özetlemek gerekirse, Capello kendini garanti altına aldıktan sonra saçımı çekti.
* Siz futbolcuların arasına girip ayırmasaydınız ne olurdu? Ayırdığınız için de sizi eleştirdiler?
Öyle bir eleştiri geldi. Ayırmak durumundayım. Görüntüleri yakından izlemeyenler yanlış değerlendiriyorlar. Lima 3-5 kişilik Galatasaraylı futbolcuların karşısında anormal derecede tahrik edici hareketler yapıyordu. Yetkililer de Lima'yı oradan ayıramadılar. Onlar Lima'yı benim uzaklaştırdığım gibi uzaklaştırsalar zaten bu olaylar olmazdı. Oraya girmek zorundaydım. Arif'le itiş-kakış noktasına gelmişlerdi. Girmeseydim daha büyük olaylarda olabilirdi.
* Riskli bir davranış değil miydi?
Kesinlikle öyleydi, kendimi de riske attım. Çok gergin bir Lima'yı alıp oradan uzaklaştırmak çok zor bir işti. Ben Lima'yı çok profesyonelce götürmeyi başardım. Bir psikolog gibi yatıştırarak götürdüm. 15-20 saniye bekleseydim belki Lima'nın tahrikleri nedeniyle bizim futbolcularımız ona saldıracaktı. O zaman da biz suçlu olacaktık..
* Capello Roma'nın teknik direktörü. Bu davranışı profesyonelliğe sığıyor mu?
Centilmen bir profesyonel gibi değil de kaşar bir profesyonel gibi davrandı. Yani iyi niyetli görünüp fırsatını bulunca gereken tahriki, provakosyonu yapmak istedi. Görülmeyeceğini sandı.
* Size Roma maçında tribünlerden "Eser Hoca" diye çok bağırdılar. Neler hissettiniz?
Tribünlerin bana sahip çıkması beni çok memnun etti. Aynı duyguyu UEFA kupasını kazandıktan sonra da yaşadım. Çok büyük mutluluk. Bir ulusa sahip olmak çok büyük mutluluk, bunu hissetmek çok güzel.
* Roma'da otele vardığınızda futbolcuların ruh hali nasıldı?
Futbolcular otelde "hemen ülkemize dönmek istiyoruz" dediler. Bu çok inanılmaz bir duygu. Gidecek bir yerimiz var. Doğrusu insan böyle olaylarda ülkesinin kıymetini anlıyor.
* Kalecinin penaltı öncesinde yaşadığı stresi anlatır mısınız?
Kalecilere sormak lazım.
* Siz de eski kalecisiniz...
Valla ben öncelikli olarak hangi köşeye atacak diye düşünürdüm. O köşeyi tahmin etmeye çalışırdım. O köşeyi saptayınca iş kolaylaşır. Çok sert vurursa, çok köşeye atarsa kurtarmak zordur.
* Siz yabancı kalecilerle de Türk kalecilerle de çalışıyorsunuz. Fark oluyor mu? Kolombiyalı bir kaleci ile Avrupalı bir kalecinin davranışları farklı mı? Kültürel farklılıklar yüzünden zorlandıkları oluyor mu?
Kalecilerin tümü aynı amaç için geliyorlar. Ve futbolun ortak bir dili var. Bu yüzden de onlarla ilgilenirken zorluk çekmiyorum. Kültürel farklılıklar futbol dili altında çok ön plana çıkmıyor. Zaten yakınlaşma kısa zamanda oluyor. Problem olmuyor, çünkü amaç ortada.
* Futbol entellektüel bir uğraştır diye düşünür müsünüz?
Bir kere futbol yetenek gerektiriyor. Bu salt ayakla marifetli bir yetenek değil. Bir futbolcunun matematik zekası olursa daha da iyi olur. Öğrenme kabiliyeti de olmalıdır. Geometrik zekası varsa çok başarılı olur. Bakış açıları çok önemlidir. Büyük futbolcular zeki futbolculardır.
Elif ERGU