kapat
25.03.2002
 GÜNAYDIN
 SON DAKİKA
 EDİTÖR
 YAZARLAR
 HABER İNDEKS
banner
 EKONOMİ
 FİNANS
 MARKET
banner
 TÜRKİYE
 DÜNYA
 POLİTİKA
 İSTANBUL
 SPOR
 GALOP
 MAGAZİN
 SAĞLIK
 KAMPUS
 HYDEPARK
 ANKETLER
 SABAH
 FOTOMAÇ
 GÜNAYDIN
 ŞAMDAN
 CİNSELLİK
 EMİNE BEDER
 SABAH PAZAR
 KİTAP
 SİNEMA
 SANAT
 RENKLER
 GURME
 TARİH
 SUNNY
 HIGH-TECH
 YAT&TEKNE
 NET YORUM
 NET GÜNDEM
 MELODİ
 ASTROLOJİ
 SARI SAYFA
 METEO
 TRAFİK
 ŞANS&OYUN
 ACİL TEL
 KÜNYE
 WEB REKLAM
 ARŞİV
 

Kavga etmek ya da tartışmak!

Hangi televizyon kanalını açsak şu sözleri sıkça duyuyoruz: Bu olayı ya da kavgayı kaçırmayın!

İlgi olay ya da kavgaya yöneltiliyor. Belki de tersi daha belirleyici olarak görülüyor. Bunun sonucu olarak, olay ya da kavganın daha çok ilgi çekeceği düşünülüyor.

Türkiye'de bir yanılgı hemen her alanda göze çarpıyor: Birçok şeyin düşünülerek ve planlanarak yapıldığı sanılıyor. Gerçek ise hiç de öyle değil. Adeta bir akıntı var ve bu akıntı içine alıp götürüyor.

Akıntı nasıl ve neden oluşuyor? Bu ayrı bir konu. Sürekli kavga eden ve kavga izleyen insanların zihin ve ruh hali daha önemli. Çünkü bu olumsuz enerji birikimi topluma dalga dalga yayılıyor.

ZİHİN ÇARPILMASI

Çatışan insanların yüzüne bir bakın. Yüzlerinde bir çarpılma görürüsünüz. Gerilim tüm yüz hatlarında kendini gösterir. Aslında bu zihindeki çarpılmanın bir yansımasıdır. Biraz dikkatli bir göz kızgınlığın, öfekenin, nefretin ve benzeri duygusal durumların yüzde farklı ifadeleri oluşturduğunu hemen farkeder.

Sürekli kavga eden insan, kameraların ilgi alanı içine giriyor ve olay haline getiriliyorsa, yüzüne yeni bir ifade daha ekleniyor: Önemli olma.

Futbol, din ya da siyaset; konunun ne olduğu farketmez ister bir yorumcuyu ister tartışma programını izleyin, bu tip insanlardan geçilmiyor.

NEVROZ YÜKÜ

Çok tartışan ama sonuca ulaşmayan tartışmalarla tıkanan bir toplum haline geldik. Nevroz yüklü insanlarla bir arada yaşıyoruz. Kimisi bunu hırçınlıkla çabuk su yüzüne vuruyor. Kimisi bu yönünü çok iyi saklıyor ve kendisine prim yaptırcak bir senaryoyla sahneliyor.

Olay, kavga ve tartışma; bunların tek başına göz ardı edilemeyecek olgular olduğuna kuşku yok. Asıl önemli olan tartışmanın kendisinden daha çok nasıl tartıştığımızÉ

Eğer uzlaşmaz tutum ortaya konuyor ve yüceltiliyorsa tartışan taraflardan bazılarının prim toplamak için uzlaşmazlığı tercih edeceği açıktır.

Toplum olarak, tutulduğumuz ve açlığını çektiğimiz histerik bir durum yaşıyoruz. Bu durum alışkanlık ve takıntı haline gelmiş bulunuyor. Bundan kurtulmanın bir yolunu bulmalıyız! Hasta ortamlarda hastalıkların çok kolay artacağını ve yayılacağını dikkate almak zorundayız.

Sağlığımız için gerekli!



<< Geri dön Yazıcıya yolla Favorilere Ekle Ana Sayfa Yap


Copyright © 2002, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır