
Olay yaratan broşürleri 'Türk dostu!' bastırdı
Nil Liljergen, "Türk ulusu yoktur denilen ve İzmir'de dağıtılıp olay yaratan broşürleri İstanbul Başkonsolosu Falkman hazırladı. Bir de üstüne İsveç'ten para aldı" dedi
İsveç'in eski Ankara Büyükelçisi'nin eşi Nil Liljergen, "İsveç, Türkiye'ye ayıp etti" dedi. Bir süre önce İzmir'de dağıtılıp olay yaratan broşürün İstanbul Başkonsolosu tarafından bastırıldığını ve başkonsolosun bu broşür dolayısıyla İsveç'ten para aldığını açıklayan Nil Hanım ve eşiyle yaptığımız sohbete kaldığımız yerden devam ediyoruz...
* İsveç'te Türk imajıyla ilgili bir yanlışlık mı var?
Gördüğüm kadarıyla İsveç basını biraz bizim Kürt vatandaşlarımızın elinde. İsveç çok küçük bir ülke ve zengin olduğu için Türkiye gibi büyük memleketlerle çok fazla uğraşıyor. Biz de kendimizi tanıtmaktan yoksunuz. ATO Başkanı Sinan Aygün, Ermeni, Kürt, Türk Kurtuluş Savaşı gibi konular hakkında kitap bastırmış. Büyük bir masraf olmuş. Dağıtımı için Dışişleri Bakanlığı'na başvurmuş. Dışişleri, 'Biz yapmayız. Bunun kendine göre bir masrafı var' diyor. Ondan sonra çıkar İsveçli sana laf da söyler, böyle uyduruk bir kitapçıkla seni de üzer.
BROŞÜRLERİ YAKACAKTIM...
* Büyükelçi Dismorr'un İzmir'de dağıttığı "Türk ulusu yoktur" iddialı broşürler, İsveç Büyükelçiliği rezidansında mı bulunuyordu? Kim hazırladı o broşürleri?
O broşürleri güya "Türk dostu" olarak bilinen, üstelik Türkiye'de çok sevilen, eski İstanbul Başkonsolosu Kaj Falkman hazırladı. 5 yıl önce İstanbul'dan Ankara'ya gelmiş bu broşürler. Falkman kendi bastırdı. İşin enteresan tarafı o kitapları hazırladığı için İsveç'ten para aldı ve o kitapların satışından da para kazanıyor.
* Sizin bu broşürleri görünce tepkiniz ne oldu?
O broşürleri rezidansta görünce yakmak istedim. Ama eşim, "Devlet malı, demirbaş, yakamazsın" dedi. Tavanarasına kaldırdık.
Hendric Liljegren: Bu çok eski bir hikaye. İstanbul Başkonsolosu'nun hatasından, boşvermişliğinden kaynaklandı. Bunlar AB'ye üye ve aday bütün ülkeler için bastırıldı. Türkiye ve bir başka ülke için daha hazırlanan broşürde hatalar var. Yapılacak en mantıklı şey, özür dilemek ve broşürleri geri çekmekti.
ÖZÜR DİLEMEDİ
* Yakmak istediğiniz broşürlerin dağıtıldığını öğrendiğinizde ne hissettiniz?
Hendric'in dediği gibi yanlış basılma olabilir, yanlış tercüme olabilir. Ama okumak lazım. 10 tane sekreter var sefarette Türkçe çeviri yapan. Yine özür dilemiyor. Öleceğim sinirden.
* İsveç Dışişleri Bakanı Lindt'in "Türkiye'de dikta rejimi var" şeklindeki açıklamalarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Olacak iş değil. Bu ne biçim bir iki memleket arasındaki relasyon. Görüyorum televizyondan, önceden hazırlamış, okuyor. Çin'e benzetti. Beyaz Rusya'ya benzetti. "Diktatörlük var" dedi. "Kürtler'e işkence yapıyorsunuz" dedi. Ben deliriyorum. Sonra özür diledi. Olmaz.
Bütün Türkler, Karen Fogg'a evini açtı
* Karen Fogg ile ilgili tartışmaları izlediniz mi?
Karen benim tanıdığım ve bildiğim kadarıyla çok insanla temas etti. Kendisini çok serbest buldu. Her Türk ona evini açtı. Türkiye'yi seven ve sevmeyen Türkler'le arkadaşlık kurdu. Bunları da akılsız bir şekilde e-mail'le Brüksel'e bildirdi. Türkiye ilerledikçe bunlar daha da rahatsız ediyormuş gibi geliyor bana. Çünkü tutuyorlar bir problem çıkarıyorlar. Bu Kürt meselesi mesela. Kendimizi tanıtmamız lazım. Çünkü bir önyargı var.
Zeynep TUĞRUL
|