
Yeni e-mail, yeni iddia
Yeni mesaja göre, AB Temsilcisi Fogg, Dışişleri'nde gizli hareket etmek zorunda kaldıklarını söylemiş. e-mail ifşaatını sürdürürken Dışişleri Bakanı Cem'i de suçlayan Doğu Perinçek, açılan soruşturmayı üstüne almadı
İşçi Partisi, AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un e-maillerini açıklamaya devam etti. İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, düzenlediği basın toplantısında Karen Fogg'un kendi imzasıyla ve AB Temsilciliği'nde çalışan Özden Ergin aracılığıyla 24 Ağustos 2000'de Alain Servantie'ye gönderdiği e-mail'ini açıkladı: "Başka bir sorun da, sizin çalışma arkadaşlarınızın üzerinde bilgi toplanacak konular hakkında Temsilcilik personeline sorduğu sorular ile, Dışişleri Bakanlığı'ndan siyasal, ekonomik ve parasal konular hakkında sorduğunuz sorular arasındaki farkı anlayamıyor oluşum. Düzenli raporun hazırlanmasında gerekliliği aşikar olan bilgileri ulusal makamlardan elde etmek için anketlerin kullanılamayacağını DG Enlarg (Genişleme Genel Müdürlüğü) tarafından bize resmen bildirildi. O nedenle biz, işe yarar bilgi elde etmek için gizli hareket etmek zorunda kaldık."
FOGG'UN GİZLİ ŞEBEKESİ
Mesajdaki "stealth" sözcüğünün İngilizce'de "gizli, sinsi, hayalet gibi, görünmeden" anlamına geldiğini belirten Perinçek, AB Temsilciliği'nin Dışişleri'nde ve ulusal makamlar içinde bilgi topladığının anlaşıldığını iddia etti. Perinçek, düzenli raporda kullanılan bu bilgilerin siyasal, ekonomik ve parasal konularla ilgili olduğunu, Fogg'un oluşturduğu "şebeke"nin AB Komisyonu'nun bilgisiyle ve gizli hareket ettiğini iddia etti. Perinçek, Fogg'un, AB Komisyonu'na, Uyum Yasaları'nın çıkarılması sırasında da Dışişleri ve Adalet Bakanlığı'ndaki "dostlarından" dosya ve evrak aldığını bildirdiğini öne sürdü.
CEM'E AĞIR SUÇLAMA
Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in, Fogg'a bilgi veren görevlileri yönettiğini de iddia eden Perinçek, "İsmail Cem Türkiye'nin bağımsızlığını ve bütünlüğünü savunmak zorunda olması gerekirken, Fogg'un yanında Türkiye'nin bağımsızlığını savunanlara karşı Emniyeti ve Adliyeyi tahrik etmeye çalışmaktadır" diye konuştu. Karen Fogg'un, İşçi Partisi'nin kampanyası sonucu Brüksel'e gönderileceğini belirten Perinçek, "Karen Fogg acentaları, zaten görev süresi bitmişti, diye yazmak için görevlendirilmişlerdir" dedi.
DAMAT FERİT HÜKÜMETİ
"İngiliz ajanı Mister Frew'un gizli belgelerini ele geçiren Atatürk'ü, vatan haini Damat Ferit Paşa hükümetinin suçladığını" söyleyen Perinçek, "Şimdi burada da vatan hainleri var. İsmail Cem, Damat Ferit Paşa hükümetiyle aynı yerde olduğunu ispat etmiştir" dedi. Perinçek İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen'in e-maillerin açıklanması için "çirkin" yorumu yaptığının anımsatılması üzerine de "Damat Ferit Paşa hükümeti de Mustafa Kemal hükümetine suçlamalar yöneltmiştir. Herkes safını belirleyecek. Bu hükümet hep yalan söylemektedir. Kendileri hangi ülkenin Dışişleri, İçişleri Bakanıdır, hangi ülkenin hükümetidir?" diye konuştu.
HOR, FOGG OLAMAZ
Perinçek, Karen Fogg'un haddinin bildirildiğini ifade ettiği "Head of Republic" (HoR) sözcüklerinin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer için değil, kendisi için kullandığı yorumuna ise katılmadığını söyledi. Söz konusu mesajda geçen cümlede hem HoR kısaltmasının, hem de "ben" sözcüğünün kullanıldığını, bu yüzden HoR kısaltması ile Fogg'un kendisini kastetmesinin mümkün olmadığını savundu.
Perinçek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açtığı soruşturmanın ise kendilerine değil, Fogg ve işbirlikçilerine yönelik olduğunu savundu.
ÖZEL HAYATA GİRMİYORUZ
Perinçek, mesajların açıklanmasının "haberleşmenin gizliliğinin ihlali" olmadığını, bunun ancak "özel hayatla ilgili bilgilerin açıklanması ve rekabetin önlenmesi" konularında söz konusu olacağını savundu. Perinçek, Fogg'un özel hayatına ilişkin yazışmaları açıklamayacaklarını belirterek "Elbette soruşturma açılması lazım. Birileri Türkiye'nin gizli belgelerini topluyor, irtica ve Batıcı Kürt milliyetçiliğini övüyor. PKK'nın Kürtçe gazete çıkarmasını finanse ediyor" dedi. Perinçek, soruşturmaya kendilerinin dahil edilemeyeceğini öne sürdü. Perinçek, e-maillerin hepsini topladıktan sonra suçlular hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını, bunları nereden aldıklarını açıklayacaklarını söyledi. Perinçek, bugün de Fogg'un PKK'yla bağlantısına ilişkin mesajlar açıklayacağını bildirdi.
* Haberleşmeyi engelliyor
AB Komiseri Verheugen, liderlerle görüşmek üzere geldiği Ankara'da gazetecilerin soruları üzerine Karen Fogg'un e-mail'lerinin açıklanması konusunu da değerlendirdi. Verheugen, şunları söyledi: "Bu bir suçtur. Türk makamlarına ilettik. İç haberleşmemizi engelleyen bir durumdur. Bu durumun ortadan kaldırılmasını istiyoruz."
Bu arada, Perinçek'in açıklamaları üzerine AB Türkiye Temsilciliği'nin e-mail servisinin dün kapatılması dikkat çekti.
'ATEŞ DUVARI' GEREKİYOR!
İnternet Üst Kurulu Başkanı Doç. Mustafa Akgül, SABAH'a yaptığı açıklamada, bir kişinin e-mail'ine ulaşmanın yollarını şöyle anlattı:
* DoĞrudan o kişinin bilgisayarına girip mesajlara ulaşılabilir.
* FarklI bilgisayara girilerek mesajlara ulaşılabilir. Bunun için diğer bilgisayarda internetin açık olması ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamış olması gereklidir.
* İnternettekİ yerel ağ üzerinden, kilit noktalardaki bilgileri elde ederek bütün paketleri izlemek mümkündür. Bunun için de uzman kişilerin başka bir bilgisayar üzerinden bu kilit noktaları kırmaları gerekir.
FOGG ÖNLEM ALMAMIŞ
Akgül, mesajlara ulaşılmasını engellemek için "kişisel fire-wall" (ateş duvarı) adlı bir program kullanılabileceğini, servis sağlayıcıların mesajların başka biri tarafından okunmasını engelleyecek önlemler alabileceğini söyledi. Akgül, önemli mesajların şifreli gönderilebileceğini, bu sayede mesajlarda değişiklik yapılmasının da önüne geçilebileceğini söyledi. Akgül, dünyadaki mesajların sadece yüzde 1 veya 2'sine kullanıcıları dışındaki kişilerin girdiğini söyledi.
Kemal GÖKTAŞ
|