Lahey'deki uluslararası mahkemden bir açıklama yapıldı. Açıklama özetle şöyle: Mahkeme Sırp halkını değil Miloseviç'i kişisel eylemleri nedeniyle yargılıyor.
Bu açıklamayı Ertuğrul Özkök Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde büyük bir tezahüratla karşıladı. Bu açıklamanın topyekün suçlamanın ne kadar yanlış olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, mesajı Ermeni olayları nedeniyle Türkiye'yi ve Türkleri suçlayanlara karşı yöneltti.
Bu açıdan bakınca Lahey'in açıklamasına olumlu bakılabilir.
AmaÉ
Lahey'in tavrında ciddi bir tutarsızlık var. Lahey Avrupalı'ların Yugoslavya bölünürken oynadığı rolü gizlemeye çalışıyor. Suçu bir kişide toplayarak olayları çarpıtıyor. Avrupa Birliği içinde yer alan bazı ülkelerin Yugoslavya'daki ayrımcılığı ve bölünmeyi teşvik ettiğini biliyoruz.
SADECE MİLOSEVİÇ Mİ?
Çok önemli bir azınlıkta kalan bölüm dışında Sırp halkının büyük çoğunluğu Sırpların dışındaki kalan etnik gruplara karşı tavır aldı. Tavır büyük şiddete dönüştü. Tavrın nedeni ya ayrımcılığa duyulan tepki ya da Sırp milliyetçiliğine olan eğilimdi.
Olaylar başlamadan önce belki de dünyada etnik grupların birarada yaşadığı tek başarılı örnek olan Yugoslavya'da ne oldu da olaylar böyle gelişti.
Şüphesiz olayalar görünen yüzü çoğu zaman insanı yanıltıyor. Yugoslavya'nın kendi içinde iktidar ve paylaşım sorunları yaşadığı kesin. O dönemde Yugoslavya'nın gelişme hızının kesilmesinin ve kendi içindeki grupların isteklerini adil bir şekilde karşılayamamasının sorunları artırdığı bir gerçek. Bu nedenlerle Avrupa'da barışın sembolü olan modern bir örnek bölündü ve gücünü kaybetti.
BARIŞTAN SAVAŞA
Burada asıl ilginç olan önemli bir dünya savaşında beraberce savaşmış ve bir Hırvat'ın liderliğinde öenmli bir birlik kurmuş olan Yugoslav halklarının nasıl büyük bir vahşet içinde birbirlerini boğazladıklarıdır.
İktaidarı elinde tutan Miloseviç ve yandaşlarının bu vahşeti başlattıkları ve körükledikleri konusunda kuşku yok. Ama geniş kitleler hangi nedenlerle olursa olsun destek vermeyince bu düzeyde vahşetin gerçekleşmesi olanaklı değil.
Ne bireyi toplumdan ne de toplumu bireyden bütünüyle ayırmak olanaklı değil. Birey ve toplum birbirinin aynası değil mi?