"Bu işi yapmak isteyen arkadaşlarımı o çevreyle tanıştırıyordum. Ben asla kimseyi birşey için zorlamıyordum". Natalia Karakuş, ilk kez SABAH'a konuştu. Rusya'da matematik mühendisliği eğitimi alan, bir süre mesleğini yapan Natalia yaklaşık 7 yıldır Türkiye'de yaşıyor. "Türk gibi yaşamayı ve hissetmeyi öğrendim" diyen islamiyeti incelemiş, kendini bu dine çok yakın hissediyor. İnançlı biri olduğunu vurgulayan Natalia özel günlerde mutlaka oruç tutuyor. Patroniçe aşka inanmıyor. "Piyango gibi vurursa yaşarsınız. Annem ve birkaç kişi hariç hiç kimseye güvenmiyorum" diye konuşan Karakuş, yaptığı işe nasıl başladığını, başından neler geçtiğini ve gelecekten beklentilerini anlattı. İşte Karakuş'un ilginç itirafları...
* Kendinizi Natalia Karakuş gibi mi, Yasemin Sümer gibi mi hissediyorsunuz?
İkisi de. Bazen Natalia bazen Yasemin. Yasemin denilmesi hoşuma gidiyor galiba. Güzel bir kadın değilim, olmadığım için hiç de üzgün olmadım. Çünkü zekiyim. Öyle güzel kızlar var ki, cam gibi. Ama gelip bana danışırlardı.
* Türkiye'ye neden geldiniz?
Rusya'da çalışarak para kazanılamayacağını gördüm. İyi bir gelecek, rahat yaşam için 1995 sonlarında Türkiye'ye geldim. Bazen iyi ki geldim diyorum, ama son yaşadığım olayları hatırlayınca başka ülkeye gitmediğim için kızıyorum kendime.
* Sonra?
Bir süre iş aradım. Hayal kırıklığına uğradım. Türkiye'de çok arkadaşım vardı, çok iyi yerlere gelmişlerdi. Aracılıklarıyla iyi çevrelere girdim. Bir anda hayatım düzene girmeye başladı. Evlendim. Ancak yürümedi, boşandık. 1997'en sonra Feyyaz Atılgan ile tanıştım. O da olmadı.
* Fuhuş için çete kurduğunuz söyleniyor?
Burası Türkiye. Ne yapsam karayı ak yapamam. Bir kere mimlenmişseniz değiştiremezsiniz. Gözaltına alındığım zaman işkence gördüm. Korktum. Bir sigara bile içme hakkımız yoktu. O zamanlar Tükçeyi çok iyi konuşamıyordum. Kötü günlerdi. Psikolojim çok bozuldu. Verdiğim ifadelerimin hepsi abartılmış. Çete kurmuşum, trilyonlar kazanmışım, KGB ajanıymışım. Bunların hepsine gülüyorum.
* Yaptığınız işi nasıl tanımlıyorsunuz peki?
Bu bir hizmet. Yemek, ulaşım gibi bir hizmet. Türkiye'de cinsellik konusunda inanılmaz bir açlık var. Ben de bu işi yapmak isteyen arkadaşlarımı o çevreyle tanıştırıyordum. Hepsi o kadar. Asla kimseyi zorlamıyordum. Ukrayna'da güzellik yarışmasında beğendiğim kızları mankenlik vaadiyle kandırıp getirmedim. Kızlara numaralarını bilmedikleri telefon verip müşterilerle bağlantı kurmalarını sağlayacak şeytani zekâm yok. Olaya inanılmaz bir 'çete, örgüt' lideriymiş havası verildi. Yok böyle şey. Hepsinin zaten telefonu var. Ben sadece 'ta-nış-tı-rı-yor-um'.
* Tanıştırmak aracı olmak değil mi?
Asla değil. Çok iyi bir çevrem var. Hepsi de beni sever. Çoğu işadamı, kültürlü insanlar. Birilerinin yurt dışından ya da şehir dışından misafiri geliyor. Bana soruyorlar. Ben de kızları arıyorum. İsterlerse gidiyorlar istemezlerse gitmiyorlar. Bu da suç değil bence. Hizmeti alan da veren de mutlu.
* Bu "tanıştırma" işinden ne kazandınız?
Yaklaşık 2 milyon dolar kazandığım söyleniyor. Bu kadar çok param olsa yemin ederim Fransa'ya, ABD'ye kaçarım. Keyfime bakarım. Niye Türkiye'de kalayım ki. Bu kadar çok para kazansam beni kimse bu ülkede tutamaz. Evet para kazandım. Ancak bu denildiği gibi astronomik bir düzeyde değil. Bir dairem vardı, onu da sattım. Biraz birikimim var onunla yaşamaya çalışıyorum. Hepsi o kadar. Trilyonlarım yok yani. Mütevazı bir yaşamım var.
* Şimdi ne yapıyorsunuz?
Şu an hayatımda biri var. Düzenli bir yaşam kurmaya çalışıyorum. Bu işlerden uzak duruyorum artık. Stresi atmak için kitap okuyorum. Meditasyon yapıyorum. Bunu annemden öğrendim. Beni rahatlatıyor. Arada bir annem geliyor yanıma. Mütevazı bir yaşamım var. Evimi dekore etmeye çalışıyorum.
* Geleceğe dönük planınız var mı?
Evlenmek istiyorum, anne olmak istiyorum. 38 yaşındayım. Burada bir süre yaşadıktan sonra Rusya'ya gitmek istiyorum. Oraları artık özlüyorum. Arkadaşlarımın çoğu yurt dışında iyi bir yaşam sürüyor. Benim düştüğüm durum ise berbat. Onlara gıpta ediyorum. Bir gün her şeyden uzak, kimsenin beni tanımadığı bir ülkeye de gidebilirim.
Hepsi güzel hepsi kültürlü
Geçmişe artık bir sünger çektiğini söyleyen Natalia Karakuş, bir zamanlar "aracı" olduğu arkadaşlarının hepsinin güzel, temiz, iyi eğitim almış insanlar olduğunu söylüyor. Karakuş, "Çok iyi İngilizce bilirler. Sokakta yatan kızlar değil ki. Haftada, 15 günde bir sağlık kontrollerinden geçirilen kızlar. Bu ayrıntı benim için de önemlidir" diye konuşuyor.
* Sanat, sosyete, iş ve siyaset dünyasının tanınmış isimleriyle bağlantınız olduğu iddia ediliyor?
Tabii ki tanınmış isimler var. Bana ulaşan isimleri duyduğumda ben bile şaşırıyordum. Hepsi de endişe ediyor önce. Aman kimse duymasın, görmesin diye. Ancak asla isimleri açıklamam. Ayrıca hatırlamıyorum! Onlar kendilerini biliyorlar. 'Natalia'nın ağzı sıkıdır.'
* En çok neye kızıyorsunuz?
Yabancı uyruklu bir kız gözaltına alınıyor. 'Natalia'nın kızıyım' ya da 'Natalia ile çalışmıştım' diyor veya dedirtiyorlar. Adım ilgim olmayan olaylarda geçiyor. Sonra hesap soruyorlar. Koca Türkiye'de tek Natalia ben miyim? Adımı kullanmasınlar!"