kapat
E-gazete
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
|
Okur Temsilcisi
|
English
|
Kırmızı Alarm
  
16 Kasım 2008, Pazar
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Ekler Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Çizerler
Sabah Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Buzz
 
24 Saat
24 Saat
YAVUZ DONAT

Çağrı

Başbakan'ın "Van ve Hakkâri" ziyaretleri öncesinde bazı "densizler" demeç vermiş, bildiri yayınlamışlardı:
- Gelmeyin, halk tahrik oluyor.
Bu densizliğe "bütün partiler" tepki göstermeliydi. Bu densizlik üzerine "diğer liderler de" bölgeye gitmeliydi.
Cemil Çiçek'in "Türkiye'nin meseleleri Türkiye'nin her yerinde konuşulmalı... Her parti, Türkiye'nin her yerinde iddialı olmalı" sözlerine katılmamak mümkün mü?
Cemil Çiçek:
- Keşke böyle yerlere hep beraber, el ele kol kola gitsek.
- Söyleyeceklerimizi, her yerde söylesek.
- İnsanlar birlik beraberliğin sadece lafını değil, örneklerini görmek istiyorlar.
Başbakan Yardımcısı Çiçek "önümüz bayram" diye devam etti:
- Kurban bayramında niye Doğu'da, Güneydoğu'da bir şantiyede birlikte yemek yemeyelim?
- Türkiye'yi böyle güzel örneklerden neden mahrum edelim?
- Bazı konuların size göresi, bana göresi yok... Hepimize göresi var... Söylem değil, eylem olarak.
- Belli bölgede biz varız... Bir parti daha (DTP) var... Ötekiler de gelsin... Beraber gidelim... Bölge halkı misafirperver.
Dedik ki "hem de nasıl misafirperver."
Tek göz evinde, misafire döşek serecek ve kendisi "damda yatacak kadar."
Cemil Çiçek:
- Orası, onlar canımızdan kanımızdan bir parça.
- Hepimiz Türkiye partisiyiz.
- Ötekiler tek başlarına gitmek istemezlerse buyursunlar, gelsinler, beraber gidelim... Birlikte bayram yapalım.
Bakalım "çağrıya" kulak veren çıkacak mı?