kapat
E-gazete
|
Hava Durumu
|
Sarı Sayfalar
|
Arşiv
|
English
|
Üye Ol
|
Üye Girişi
13 Eylül 2008, Cumartesi
Sabah
 
Haberler Spor Günaydın Dosyalar Servisler Multimedya Astroloji Kültür-Sanat İşte İnsan Çocuk Kulübü Yazarlar Çizerler
Günaydın Cuma Cumartesi Pazar Emlak
 
24 Saat
24 Saat

Erivan'da skor: Herkes galip

MÜJGÂN HALİS
04.09.2008
Hrazdan Stadı'nda oynanacak Ermenistan-Türkiye maçının galibi bu akşam belli olacak ama kesin olan bir tek şey var: Bu iki halkın birbirini tanımaya ve iletişim kurmaya ihtiyacı var..
Bugün oynanan ve iki ülke arasında bir futbol karşılaşmasından öte, diplomatik ve politik olarak yeni bir döneme gebe olan Ermenistan-Türkiye maçı öncesi başkent Erivan'ı, köyleri, ülkenin kültür kurumlarını, ibadethanelerini gezdik, sokaklarını arşınladık, yemeklerinden tattık. 15 yıllık bağımsız bir ülke olmasına rağmen, bin yıllara yayılan kültürünü büyük oranda koruyan Ermeniler bundan neredeyse 100 yıl önce yaşananlar yüzünden kopmuş olan dostluk bağını kurmaya çoktan hazır. Türkiye'den geldiğimizi duyan herkes, bizim onları merak ettiğimiz kadar merak ediyorlardı bizi.

ERMENİSTAN'IN EN BÜYÜK KÖYÜ: GARNİ

Ermeniler Hıristiyanlığı 301 yılında kabul etmiş, bundan önce çoktanrılı bir dönem yaşamışlar. 4170 yaşındaki ve 10 bin nüfuslu köy, binlerce yıl önceden kalma güneş tapınağıyla yerli-yabancı birçok turistin ilgi odağı. 1. yüzyıldan kalma tapınak 648 yılında zarar görmesine rağmen, 70'li yıllarda Sovyet yönetimi tarafından aslına uygun olarak restore edilmiş. Baştan aşağı ağaçlarla kaplı köyde, hemen her evin önünde her çeşit meyve ağacına rastlamak mümkün. Azad ırmağının üstünde kurulmuş olan köyde her yıl 24 Eylül'de köyün kuruluş günü kutlanıyor. Köyde biri 18 bin kitaplık, diğeri 13 bin kitaplık iki tane devasa kütüphane var. Garnili Voskan Vardanyan, bir duduk sanatçısı. Hep köyünde yaşamış, müziğini güneş tapınağında icra ettiği için, gelen turistler nedeniyle dünyaca tanınıyor. "Futbol maçında netice ne olursa olsun, çünkü o bir şans işi. Ama bu maç, iki ülke arasındaki iletişim açısından çok önemli bir fırsat. Türkiye ve Türkler bizim düşmanımız değil komşumuz, insan komşusuyla iyi olmak ister. Sınır kapısının açılmasını istiyoruz ama bunu sadece kendimiz için değil, Türkler için de istiyoruz." Kültür merkezinin müdürü Vaynat Katosyan'la (45) da sohbet ettik. Sohbetimiz onu o kadar mutlu etti ki, ısrarla bize göstermek istediği bir manzara olduğunu söyledi ve evinin yolunu tuttuk. İşte Katosyan'ın söyledikleri: "Burada TRT kanallarını izleyebiliyoruz, yani oradaki gelişmelerden haberdarız. Televizyonda Deniz Baykal'ın Abdullah Gül'e 'Ermenistan'a gitme,' dediğini duydum, Ergenekon olayını da biliyorum. Bizim tarihlerimiz iç içe, kendi tarihimizi bilmemiz için sizin tarihinizi de bilmemiz lazım. Halklarımızın birbirini tanıması ve bunun için temas etmesi gerekiyor."

PARVANA'DA AKŞAM YEMEĞİ
Ermeni mutfağında Türk mutfağından aşina olduğumuz birçok yemek var. Hrazdan Irmağı'nın kıyısındaki Parvana da Ermeni mutfağının en önemli lokantalarından biri. Dört sene önce açılmış. Ermeni mutfağının turşu ve salataları bizimkiyle aynı, en çok öne çıkan kendilerine özgü pişirme yöntemiyle yaptıkları mangalda pişirilen etler. Ama belki bizim damak tadımızın farklılığından, belki de hayvanların beslenme biçiminden et yemekleri çok da başarılı değil. 'Türk kahvesi' diye ikram edilen kahveler de İstanbul'u özletmedi desek yalan olur.

EN ÖNEMLİ İÇKİ KANYAK

Ermenistan'daki en önemli sanayi kolunu alkollü içki üretimi oluşturuyor. Erivan kalesi bugün bir içki fabrikası, tam karşısında Ararat Brandy Company yer alıyor. Ermenistan'ın en ünlü içkisi ise Ermeni kanyağı. Ama aynı zamanda yerli üzümden üretilen şaraplar da dikkat çekiyor.
Haberin fotoğrafları