kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 17 Nisan 2008, Perşembe
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
NAZLI ILICAK

AB muskası

Birçok kişi, partilerin kapatılmasının oyları düşürmediğine inanıyor. Ama, bu tam doğru değil. Teşkilat kurulup da, insanlar kendine gelinceye kadar, ilk seçimde bir sarsıntı geçiriliyor. Meselâ, Demokrat Parti kapatılınca, onun mirasına, hem Adalet Partisi, hem Yeni Türkiye Partisi, hem de Osman Bölükbaşı'nın Millet Partisi sahip çıkmak istedi. Bu yüzden 1961'de oylar üçe bölündü; toparlanma 1965'te gerçekleşti. Refah Partisi de, 1995'te % 21 oy almıştı, onun devamı olan Fazilet Partisi'nin 1999'da oyu % 15.4'tü. "Hukuk darbesi" tahakkuk ederse, AK Parti'nin de toparlanması zaman alabilir. Özellikle Tayyip Erdoğan'a yasak getirilirse.
Mamafih bu defa, kurdun kuzuyu yemesi kolay değil. Zaten Erdoğan ve arkadaşlarının "kuzuların sessizliğini" oynayacağını da sanmıyorum.
Aklıma "Kurt ve muska" hikâyesi geldi:
Fakir kadın, ineğini sağıp, iki yetim çocuğunu besliyormuş. İşe gittiğinde, kurt ineği yerse, çocuklar aç kalır diye korkuyormuş. Bir hocaya danışmış. Hoca muska yapıp kadına vermiş. 'Bunu ineğin alnına, etrafına mavi boncuklar da koyup, tak' demiş. Ama muskaya rağmen kurt ineği yemiş. Kadın hocaya haber vermiş. Birlikte olay yerine gitmişler. Hoca bakmış ki, ineğin kemiklerinin yanında mavi boncuklu muska duruyor. "Bir yanlışlık olmuş. Kurdun ağzını bağlayacağımıza arkasını bağlamışız. Yemesine kurt ineği yemiş ama, çıkaramaz" diye kadını avutmuş.
Bu fıkrayı, Zincirbozan'dan gönderdiği mektupta Demirel bana anlatmış ve kıssadan hisse diye şunları yazmıştı: "12 Eylül muskası, Türk demokrasisinin yutulması ile neticelenmiştir. Ama bunu yutan, çıkaramayacaktır. Türk demokrasisini yutanlar aslında, kaplanın sırtındaki adam vaziyetindedirler. İnseler kaplan yiyecek, inmeseler orası rahat değil. Ellerinde bir tek fırsat vardı. Referandumla nasıl olsa Çankaya'yı ele geçirmişlerdi. Orada kalıp, Meclis'i de, partileri de, hükûmeti de ele geçirmeye, böylece milleti saf dışı yaparak, 'Çankaya Devleti; Devlet Meclisi; Çankaya Hükûmeti' kurmaya ve Evrenizm'e heveslenmeselerdi, bu kendileri için bir kurtuluştu." Milleti saf dışı bırakma gayretleri hiç sona ermedi ki! Düşünüyorum: Bu defa, "AB muskası" acaba kurdun ağzını bağlamaya yetecek mi?