kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 19 Ocak 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
Emir Kusturica

Sinefiller için...

Hazırlayan: Kaya GENÇ
12.01.2008
* Bana Söz Ver'in yönetmeni Emir Kusturica, 80'li yılların ortasında başlayıp 90'ların sonuna dek süren bir dönem boyunca sinema dünyasının en çok konuşulan, hayran olunan, taklit edilen, tartışılan ve yeni çekeceği filmleri merak edilen ismiydi. İlk ödülünü 24 yaşında aldıktan sonra 1981'de Venedik Film Festivali'nde Emir Kusturica Dolly Bell'i Anımsıyor musun? (Do You Remember Dolly Bell?) filmiyle Altın Aslan ödülünü kazandı. Henüz 27 yaşındaydı, büyük bir deha olarak baştacı ediliyordu. Dört sene sonra Cannes Film Festivali'nin büyük ödülü Altın Palmiye'yi Kusturica Babam İş Gezisinde'yle (When Father was Away on Business) aldı. 1989'da, Berlin Duvarı'nın yıkılışıyla dünya siyaseti yeni bir biçime bürünürken, Kusturica'nın en ünlü filmi Çingeneler Zamanı (Time of Gypsies) gösterime girdi. Şiirsel ve olağanüstü yaratıcılığı ve hikâyesini anlattığı, hiçbir toplumsal sınıfa ait olmayan çingenelerin büyüleyici yaşantılarıyla Kusturica, Doğu Avrupa'nın sinemacı peygamberi olmuştu artık.

* Ünü o denli artmıştı ki, 1993'te çektiği Arizona Dream için Hollywood'daki prodüktörler Kusturica'nın bir dediğini iki etmiyorlardı. Amerikalı oyuncular Doğu Avrupa'nın dahi çocuğunun filminde oynamak için sıraya girdiler; Johnny Depp, Jerry Lewis, Faye Dunaway Arizona Dream'de başrol oynadı, filmin müziklerini ise Iggy Pop'la Goran Bregovic yaptı.

* Ancak Batı ülkelerinin övgülerinden başı dönen Kusturica'nın hiç de iyi çocuğu oynamaya niyeti yoktu. Ülkesinde 90'lı yıllarda yaşanan korkunç olayların arkasında, Kusturica'ya göre Batılı hükümetlerin silah satma ve kâr hırsı önemli rol oynuyordu. Noam Chomsky gibi muhaliflerle birlikte Kusturica, Batılı ülkelerin hiçbir sorumluluk üstlenmeden Balkanlar'da yaşananların faturasını Slobodan Miloseviç ve Sırplara kesmesine isyan etti. Eleştirmenler 1995'de çektiği Yeraltı (Underground) filminde Kusturica'nın Sırpları kolladığını yazdılar.

* 1995'de Cannes'da düzenlediği bir basın toplantısında Kusturica yabancı basının ülkesi hakkında yanlış bir imaj yarattığını, Miloseviç ve Sırpların savaşta sorumluluğu olmadığını, aslında Bosna ordusunun Sırplara savaş açtığını, 2. Dünya Savaşı'nda başlayan faşizmin devam etmekte olduğunu söyledi. Sonra da kendisini bir Yugoslav ve anti-faşist olarak tanımladı.

* Ertesi gün Kusturica'nın sözleri bütün dünyada büyük gürültü kopardı. Doğu Avrupa'nın aykırı sesi, Batı Avrupa'ya, duymaya en tahammül edemediği şeyi söylemişti. Festival jürisinin Altın Palmiye'yi Yeraltı'ya vermesi ortalığı daha da karıştırdı. Etnik çatışmalarda suçlunun milliyetçiler mi yoksa Batılı hükümetler mi olduğu tartışması, 90'ların ortasında insanların siyasi çizilerini yeniden belirlemelerine sebebiyet verdi.

* Bu olaydan sonra Kusturica basında ve film dünyasında gittikçe daha az konuşulan bir isim oldu. Hayat Bir Mucizedir (Life is a Miracle) filminde bir kedinin ölü bir güvercine saldırdığı bir sahne İngiltere'de sansüre takılınca Kusturica tipik sivri dilliliğiyle, kendisiyle söyleşi yapan The Guardian gazetesi muhabirine şöyle dedi: "Doğrusu bu yapılanı hiç mi hiç anlamıyorum. Güvercin zaten ölüydü, onu yolda bulmuştuk. Ve İngiltere dışında hiçbir yerde sansüre takılmadık. Siz İngilizlerin derdi nedir yahu? Milyonlarca Hintli ve Afrikalıyı katlettiniz, ama tek bir Sırp güvercin için küplere biniyorsunuz. Sırp kuşların hayatlarına bu kadar önem vermeniz bana çok dokunmakla birlikte, sizin kafayı yemiş olduğunuzu da söylemek zorundayım. Kafanızın nasıl çalıştığını asla anlayamayacağım."

* 4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün, 2005 yılının sonbaharında çekilmiş. Yani yaklaşık 27 ay önce.

* Benim Aşk Pastam'ın yönetmeni Wong Kar Wai'nin (ya da Kar Wai Wong) üniversitede sinema okumadığını, 2006 Cannes Film Festivali'nde jüri başkanlığı yaptığını, Arjantinli yazar Manuel Puig'den çok etkilendiğini, Şangay'da doğduğunu, beş yaşındayken ağabeyi ve kız kardeşini geride bırakarak Hong Kong'a gittiğini ve onları tam 10 yıl boyunca hiç görmediğini biliyor muydunuz?
Haberin fotoğrafları