kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 19 Ocak 2008, Cumartesi
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
ABC
Şener Şen, filmde uzun zamandır varlığını bilmediği oğluna kavuşunca, silahını yeniden sandıktan çıkarmak zorunda kalan bir kabadayıyı canlandırıyor.

Şener Şen'le çağdaş olmanın onuru

ATİLLA DORSAY
ATİLLA DORSAY
15.12.2007
Adına evrensel olarak 'auteur' denen sinemacılar sanki hep aynı filmi çeker, en iyi senaryo yazarları hep aynı hikâyeyi yazarmış derler. Türkiye'nin en iyi yazar-yönetmenlerinden Yavuz Turgul da sanki hep aynı hikâyeyi anlatıyor, aynı filmi yönetiyor. Bunun bir kompliman olduğuna şüphe var mı? Eski kabadayılardan, çok zamandır silahını sandığa kaldırıp kanun yolunu seçmiş Ali Osman, uzun zamandır görüşmediği eski eşi ve büyük aşkı Afet'i ölüm döşeğinde bulur. Onunla birlikte, varlığını bile bilmediği delikanlı bir oğula da kavuşur: Müzisyen Murat. Karaca adlı bir şarkıcıya delicesine âşık genç çocukla babası arasında sanki uçurumlar vardır... Karaca'ya tutkun olup onu esrar kuryesi, sonra da esrarkeş yapmış tehlikeli genç gangster Devran, himayesinde olduğu 'derin devlet'e güvenerek ortalığı hallaç pamuğu gibi atmaktadır. Devran da tutulduğu Karaca'yı yanına almak ister, ama genç kadının hayatında artık Murat vardır. Ve ortalık iyice karışınca, Murat yeni tanıdığı, hiç de ilgilenmediği bu 'nevzuhur' babaya sığınmak zorunda kalacaktır. Filmin başlarında çevresine sürekli yardım edip yoksulları kollayan Ali Osman karakteri, elbette Züğürt Ağa'yı hatırlatıyor. Kuşak çatışmaları ve yaşınıbaşını almış bir adamın gençleri anlama ve sevme çabaları ise Gönül Yarası'nı. Ama bu filmin asıl akla getirdiği eser, elbette Eşkıya'dır. Yani, uzun zamandır ayrı kaldığı bir dünyaya adım atan, tüm o eskimiş gözüken onur, vefa, hayırseverlik gibi kavramları tıpkı eski silahı gibi sandıktan çıkarıp yeniden hayatına katan, post-modern yaşamımızın ezip yok ettiği tüm değerleri temsil eden, büyük kentte sanki kırsal kesimden devşirilmiş kavramlara hâlâ bağlı olan olgun, nerdeyse ermiş özellikleri taşıyan kişi. Evet, Yavuz Turgul bize hep aynı temaları anlatıyor, benzer kişilikler sunuyor. Böylesi daha iyi, çünkü zamanın geçişiyle birlikte elimizden kayıp gittiklerini fark bile etmediğimiz birçok şeyi, onun sayesinde hatırlıyoruz. O sanki eski Yeşilçam'da var olduğunu vehmettiğimiz, ama aslında varolmamış birçok şeye ağıt yakıyor. Varolmamış, çünkü nostaljinin sihirli örtülerine ne kadar bürünse de, eski Yeşilçam Turgul temalarına yaklaşamadı, o hüzünle karışık şiiri yaratamadı, geçmişe özlemle günümüzü yaşama ikilemini asla böylesine zarif biçimde çözümleyemedi. Turgul artık varolmayan, aslında hiç de varolmamış bir eski Yeşilçam duyarlılığını temsil ediyor. Bu güzel sözler (!) ne yazık ki filmin de aynı düzeyde olduğu anlamına gelmiyor. En azından anılan filmler düzeyinde... Çünkü Turgul, belki de bizzat yönetmeyeceğini bilerek, Amerikalıların 'over written' (fazla geveze!) dediği türden bir senaryo yazmış. Senaryo aşırı konuşkan, film gereğinden uzun. Yönetmen Ömer Vargı, bu malzemeyi bence tam olarak değerlendiremiyor ve film, kimi zaman en can alıcı sahnelerinde belli bir tutukluk içeriyor. Çok iyi bir oyun düzeyi (özellikle Rasim Öztekin, Rana Cabbar ve Candan Sabuncu'ya şapka!), görselliğe asla müdahale etmeyen çok beğendiğim bir müzik, elbette durumu kurtarıyor. Ama filmi tam bir başarıdan, yeni bir Eşkıya olmaktan yoksun kılıyor. Ve de, kuşkusuz, Şener Şen faktörü. Onun ne kadar iyi bir oyun verdiğini bilmem kaçıncı kez yineleyecek değilim. Onun yerine, şunun altını çizmek istiyorum: Şener Şen'le çağdaş olmaktan, onun tüm filmlerini izlemiş, yakınında bulunmuş ve en azından bir uzun söyleşi gerçekleştirmiş olmaktan gerçek bir onur duyuyorum. Emin olun, etrafımızdaki aynı şeyleri söyleyebileceğimiz insanlar o kadar da fazla değil...

KABADAYI * * *
Yönetmen:
Ömer Vargı, Senaryo: Yavuz Turgul, Görüntü: Ferenç Pap, Müzik: Benjamin Walken Beladi, Oyuncular: Şener Şen, Kenan İmirzalıoğlu, İsmail Hacıoğlu, Aslı Tandoğan, Rasim Öztekin, Ruhi Sarı, Süleyman Turan, Tarık Ünlüoğlu, Candan Sabuncu, Rana Cabbar/ Filmacass-Fida Film yapımı.
Haberin fotoğrafları